Anasayfam Yap  Sık Kullananlara Ekle Künye Arşiv Reklam
BELEDİYELER
EĞİTİM KÜLTÜR
EKONOMİ
GÜNDEM
RESMİ İLANLAR
RÖPORTAJLAR
SAĞLIK
SİYASİ
SPOR
YAŞAM
MAHMUT NEDİM TEPEBAŞI
nedim.tepebasi@hotmail.com -
17.12.2018 - 8:22

AİLE KURUMU NE DURUMDA

Bugünlerde “AİLE” konusu konuşulur oldu, çok şükür! Çok konuşulur oldu demedim! Aslında çok ya da az değil, yeteri kadar konuşulmalı bu konu, yeteri kadar konuşuluyor mu peki? Kesinlikle hayır! Konuşmak da yetmez bu konu üzerinde insanlara, bu alanda nasıl davranacaklarını ve neler yapılması gerektiğini öğretmek gerekir.


Baktığımız zaman diğer birçok konuda olduğu gibi bu alanda da çok geç kalınmışlığı görüyoruz. Hani adam kriz geçirir, hastaneye götürülür, “Keşke beş dakika önce getirseydiniz!” denilir ya bu iş de tam böyle bir durumda şu anda. Bakın; geç kalınmış zaten, daha da geç kalınırsa toplumun sosyal hayatında hasar meydana gelebilir. Anlaması gerekenler konuyu hâlâ anlamıyorlar desem onlara ayıp olacak, demesem topluma yazık olacak, geleceğimize yazık olacak. Lütfen herkes kendisine düşen görevi bir an önce yapsın bu konuda!


Konuşulanlar çok geç konuşuluyor, ya da yetersiz, konuşulan kişiler yani dinleyiciler de çok geç kalmış insanlar, yani çoğu dinleyicilerin bu alanda yapacakları bir şey kalmamış, yaş geçmiş, onlar için iş işten geçmiş. Asıl hedef kitle olan genç kuşak kendi âleminde, onlar ortada yok maalesef!


Niçin bu konuyu önemsemeliyiz peki? Çünkü dünyanın en önemli sorumluluk ve görevi ailenin sırtındadır. Fakat ne aileler, ne de yönetenler tam anlamıyla bu işin farkındalar! Aileyi yöneten anne babalar, Devletin ailesi olan toplumu yönetenler, kendi görev ve sorumluklarını bilmiyorsa, hele bir de günlük uygulamalarda yanlışlar yapıyorlarsa, bu yükün altından nasıl kalkılacaktır? Hiçbir bilgisi, birikimi, deneyimi olmayan bir kişi, koca bir tırı, yoğun trafikte sürmeye kalkışsa, tırın sahibi ya da şoförü buna izin verir mi? Bir milletin geleceğini ilgilendiren ve en temel kurumu olan aile yuvaları kurulurken, nerede ki hiçbir sorumluluk bilgisine sahip değilken insanlar evelenebiliyorlar ama! Çocuklarını ve toplumları yönetenler bu kadar ciddi bir işte neden hâlâ seyirci durumundalar peki?


Aile olmak sorumluluk almak demektir. Bir millet için bu işin ne kadar ciddi olduğunu herkesin bilmesi gerekir ama pek de ciddiye alınmadığını ben görüyorsam herkes de görmelidir.


Bizim dinimiz evrensel bir dindir; bu yüzden de herkese, durumuna göre sorumluluk yüklemiştir. Peki, biz ne yapıyoruz; başkalarının yaptıklarını; “Bana uyar mı uymaz mı”, ya da “Ne getirir ne götürür?” demeden, onlar gibi olmaya çalışıyoruz. İşte modernleşme yolunda kaybettiklerimizin, canımızı ve içimizi en çok yakacak olanları ailede yaşanmaya başlamıştır, bilmek ve görmek zorunda olmamıza rağmen görmediğimiz, toplumun en güçlü kurumu aile dağılma durumundadır!


Bir toplum için, dağılmaya başlamış aile kurumu, patlak teker üzerinde, delinmiş gemide yolculuk etmek gibi tehlikelidir. Daha biz, bu savrulmanın sadece dışa yansıyanlarını görüyoruz. Anne babaya saygı yok, bireyler arasında sevgi yok olma yolunda. Sorumluluk bilinmiyor. Yavaş yavaş da olsa evler yuva olmaktan çıkıp barınak haline geliyor, gençlik dışarıda, her biri sömürü tuzağı olan kafelerde, sokaklar tehlike; uyuşturucu kullanıcısı var, torbacısı var, soyguncusu var, tacizcisi var, bu kadar tehlikeli yollardan geçiyor gençlik, umurunda mı kimsenin? Kim bilir sokakta yatmaktansa eve mi gidiliyor, aile yuvasının işlevi sadece bu mu? Bunları da bilmiyoruz. Maişet kaygısı, para kazanmanın zorlukları, ya da zevk ve sefa, anne babaların başını döndürmüş durumda.


Yabancı eller her yerde, herkesin cebinde yabancı eller var, sınıflarda, toplu taşımalarda, evet her yerde. Savaşa ne gerek var artık, savaşlar böyle durumlarla yürütülüyor artık, çünkü kesin netice var buralarda!


Özellikle uyuşturucunun ve tacirlerinin olduğu her ortamda her türlü tehlike var demektir. Birkaç gence; “Gençlik nereye gidiyor, sizler bizden daha iyi bilirsiniz?” diye sordum; “Maddeye” diye tek ve net cevap aldım. Gençlik bu durumda, peki eşlerin durumu ne âlemde? Boşanmalar başını almış gidiyor, bir dağılma, bir pörsüme var yuvalarda. Hâl böyle iken bilinçli ya da bilinçsiz milli ve manevi değerlere saldır da bir taraftan şiddetle devam ediyor.


Aile sarsıldığı zaman her şey de sarsılır, bina sarsıntı yaşarsa içindekiler de sallanır. Herkesin bir derdi var ama aile kurumu kimsenin derdi değil. Maalesef görüntü budur.





Etiketler :
ÖNCEKİ YAZI
SONRAKİ YAZI
KAHRAMANMARAŞ KİTAP FUARI



DİĞER YAZILARI
  
   
1.AİLE KURUMU NE DURUMDA...Devamı
17.12.2018 tarihli yazısı.
2.KAHRAMANMARAŞ KİTAP FUARI...Devamı
26.10.2018 tarihli yazısı.
3.BAHATTİN KARAKOÇ...Devamı
19.10.2018 tarihli yazısı.
4.FIRSATÇILAR...Devamı
16.8.2018 1 tarihli yazısı.
5.YIKILAN SSK BİNASI YERİNE KÜTÜPHANE VE SOSYAL TESİS NEDEN YA...Devamı
7.8.2018 09 tarihli yazısı.
6.FARKINDA MIYIZ?...Devamı
5.8.2018 17 tarihli yazısı.
7.ERKAN MALKAN...Devamı
21.7.2018 2 tarihli yazısı.
8.ŞERDEN HAYIR ÇIKTI ANCAK...Devamı
15.7.2018 2 tarihli yazısı.
9.HÂL-İ PÜRMELALİMİZ...Devamı
12.7.2018 1 tarihli yazısı.
10.İKİ DÜNYA...Devamı
12.6.2018 0 tarihli yazısı.
FACEBOOK YORUMLARI
YORUM YAZ
Nick :
Yorum :
Güvenlik Kodu : UCVbp 
 
   
YORUMLAR
Bu Yazı İçin Henüz Yorum Yapılamadı...


Eklenme Tarihi : 17.12.2018
Güncelleme Tarihi :
Sitene Ekle :



  Yorum Gazetesi
Copyright © 2019   

https://www.yorumgazetesi.com/

yorum46@hotmail.com  
Haber Kategoriler

  • BELEDİYELER
  • EĞİTİM KÜLTÜR
  • EKONOMİ
  • GÜNDEM
  • RESMİ İLANLAR
  • RÖPORTAJLAR
  • SAĞLIK
  • SİYASİ
  • SPOR
  • YAŞAM


  • Künye
  • Reklam
  • Arşiv
  • Sitene Ekle
  • İletişim