Anasayfam Yap  Sık Kullananlara Ekle Künye Arşiv Reklam
BELEDİYELER
EĞİTİM KÜLTÜR
EKONOMİ
GÜNDEM
RESMİ İLANLAR
RÖPORTAJLAR
SAĞLIK
SİYASİ
SPOR
YAŞAM
M. KEMAL ATİK
- -
10.1.2019 - 16:18

Batının Karanlık Dünyası

Demokrasi ve insan hakları savunuculuğu yapan Batının karanlık dünyası kendi çıkarlarını uluslararası kuruluşlarda hâkim güç olarak görmesidir. Batı, teknolojik gelişmesini, yenilenme ve rekabetini, sermayesini dünyanın her yerine ve her alana yayması, hâkim güç olarak devletler üstünde ağırlık koymasına ve her alanda bağımlılığını artırmasına neden olmaktadır. Bu da dünyayı tek bir hâkimiyet altında toplama fikrinin kaynağını oluşturmaktadır Bu durum yenidünya düzeninde uluslararası kuralları kimin belirleyeceği kavgasını da birlikte getirmektedir.

Batının karanlık dünyasını ortaya koyan şu örneği de vermek istiyorum. Batı devletleri, bir taraftan teknolojik gelişmenin meydana getirdiği çeşitli kazanımlardan yararlanırken, diğer taraftan bu teknolojik gelişmelerin çevrede ve başka alanlarda doğurduğu sıkıntılarla insanlığı karşı karşıya getirmektedir. Bir taraftan teknolojinin gelişmesiyle artan üretim, diğer taraftan bu üretimin paralelinde artan çevre sıkıntıları ve ozon tabakasının delinmesi tehlikesi gibi tabii afetler bugün insanlığı tehdit eden büyük tehlikeler olarak karşımızda bulunuyor. Bunun da sorumlusu hiç kuşkusuz Batı ülkelerdir.

Peki, az gelişmiş, yani Batıya bağımlı ülkeler bu dünyanın neresindeler? Neden geri kaldılar? Yenidünyadaki onurlu yerini niçin kazanamadılar? Bunun pek çok nedenleri var. Bizce bazıları şunlardır: Geri kalmış ülkeler, özellikle İslam ülkeleri yeterli ölçüde bilgi üretemedi, bilgi şekillenmesinde yerini alamadı, seçkin bilim adamları tabakasına sahip bulunmadı; bilimi küçümseyen, bilginin değerini iyi idrak edemeyen toplumlar oluşturuldu. Bunun sonucunda ise yenidünya düzeni içerisinde hak ettiği yeri bulamadı. Bununla da kalmadı, kendi kültür ve medeniyetiyle, kendi milli değerleriyle de barışık olamadı. Dolayısıyla da evrensel değerlere yürüyemedi, bu değerleri kucaklayamadı. Zaten, milli kimliğinden kopmuş, milli kimliğine yabancılaşmış, milli kimliğiyle zıtlaşan bir toplumun, bu büyük evrensel yarışta yeri olamaz.

Ayrıca, geri kalmış ülkeler, kendi içine de kapandı, üretmedi, üretemedi, sefaleti, yoksulluğu adeta ilahi bir armağan olarak algıladı. Batı insanı bilimde, teknikte, buluşta, üretimde gelişirken İslam dünyası toplumsal ve ekonomik alanlarda retçi tavır sergiledi. Dini gruplaşmalar içerisinde zaman kaybeden Müslümanlar kapsamlı bir eğitimi gerçekleştiremedi; böylece de hem kendine hem de kendi halkına bir şey veremedi. Batı şunu diyor: “Dünyadaki teknolojik

gelişmenin, iletişimin sağlanmasında, sanayin gelişmesinde, eğitim ve ulaşım imkânlarına sahip olmada en büyük pay benimdir. Dolayısıyla yenidünyada söz sahibi de ben olmalıyım”.

Batı bu düşüncede iken İslam dünyasında ise yaşanmakta olan acı tablo çok dikkat çekici ve hüzün vericidir: Sayıları milyonlarla ifade edilen insanlar fakirlik sınırının altında yaşamaktadırlar. Yine bir o kadar insanın barınma imkânı yoktur. Milyonlarla insan mülteci konumundadır. Milyonlarca insanın temel sağlık, eğitim ve ulaşım imkânlarına sahip olmadığı bilinmektedir. Köylerin kalkınması, şehirlerin köylüleştirilmesi krizleri yaşanmaktadır. Bu durumda güçlü olanın hâkimiyetiyle dünya düzeni sonuçlanmaktadır. Doğal bir sonuç olarak, dünya düzenindeki kuralları da güçlüler belirlemektedir. Yani ekonomi, sermaye, teknoloji ve iletişimde kim güçlü ise dünya düzeni ve hükümranlığı da onların lehine işlemektedir. Dolayısıyla da yenidünya düzeninde haklar her devlet için aynı anlamı ifade etmemekte; herkes için eşit fırsatlar doğmamaktadır. İslam dünyasında huzuru yaşayamayan, özgürlüğün tadını almadan yok olan insanlar, Batının baskısı altında inlemekte ve hatta kurtuluş ümidini çalışmadan Allah’a dua ederek sürdürmektedirler.





Etiketler :
ÖNCEKİ YAZI
SONRAKİ YAZI
Dünyada Kendi Gerçeğimizi Yaşar da Gideriz



DİĞER YAZILARI
  
   
1.Batının Karanlık Dünyası...Devamı
10.1.2019 1 tarihli yazısı.
2.Dünyada Kendi Gerçeğimizi Yaşar da Gideriz...Devamı
7.1.2019 08 tarihli yazısı.
3.Siyasiler Birbirlerini Boğma Üslubundan Uzak Durmalıdır...Devamı
29.12.2018 tarihli yazısı.
4.“Hamdım, piştim, yandım” ...Devamı
21.12.2018 tarihli yazısı.
5.12. Yüzyılda Muhyiddin Arabi’nin Kadına Bakışı...Devamı
11.12.2018 tarihli yazısı.
6.Sevgili Peygamberim!...Devamı
22.11.2018 tarihli yazısı.
7.İyilik Ve Doğruluğu İnsanlık İçin Yegâne Meziyet Saymayan Va...Devamı
9.11.2018 1 tarihli yazısı.
8.İyilik Ve Doğruluğu İnsanlık İçin Yegâne Meziyet Saymayan Va...Devamı
30.10.2018 tarihli yazısı.
9.İnsanoğlu Yeryüzünü İmarla Görevli...Devamı
19.10.2018 tarihli yazısı.
10.Bektâş Gülbengi...Devamı
12.10.2018 tarihli yazısı.
FACEBOOK YORUMLARI
YORUM YAZ
Nick :
Yorum :
Güvenlik Kodu : sHkPM 
 
   
YORUMLAR
Bu Yazı İçin Henüz Yorum Yapılamadı...


Eklenme Tarihi : 10.1.2019 -
Güncelleme Tarihi :
Sitene Ekle :



  Yorum Gazetesi
Copyright © 2019   

https://www.yorumgazetesi.com/

yorum46@hotmail.com  
Haber Kategoriler

  • BELEDİYELER
  • EĞİTİM KÜLTÜR
  • EKONOMİ
  • GÜNDEM
  • RESMİ İLANLAR
  • RÖPORTAJLAR
  • SAĞLIK
  • SİYASİ
  • SPOR
  • YAŞAM


  • Künye
  • Reklam
  • Arşiv
  • Sitene Ekle
  • İletişim