Anasayfam Yap  Sık Kullananlara Ekle Künye Arşiv Reklam
BELEDİYELER
EĞİTİM KÜLTÜR
EKONOMİ
GÜNDEM
RESMİ İLANLAR
RÖPORTAJLAR
SAĞLIK
SİYASİ
SPOR
YAŞAM
MAHMUT NEDİM TEPEBAŞI
nedim.tepebasi@hotmail.com -
26.1.2020 - 22:25

GÜZEL BİR TOPLUMUZ, ŞÜKÜRLER OLSUN
Bazı olaylara müdahale etmek, olumsuzlukları engellemek insanoğlu için mümkün değildir; deprem bunlardan biridir ama önceden alınacak tedbirler; gelebilecek olası olumsuzluklardan insanları koruyabilir, zararı asgariye indirebilir. Zira asırlar öncesinden böyle durumlar için çeşitli ve etkin tedbirlerin alındığı ve etkisinin görüldüğü bilinmektedir. Herkes olmasa da birçoklarının yorum yaptığı bir duruma yorumda bulunmak öyle kolay bir iş değildir ama bazı olay ve durumlar için yorumda bulunmak veya olayların bazı yönlerini görmek uzmanlık gerektirecek kadar girift de değildir. Herkes bilir ki deprem olmasa bile sağlam olmayan yapılar her zaman risk taşır, hele deprem gibi felaket durumlarında, olması muhtemel zararlara uğramamak için, yapılan binaların gerektiği kadar sağlam malzemelerden yapılması, hileye kaçılmaması şarttır. Bunun için yapı standartlarının net ve keskin bir şekilde belirlenmesi ve uygulamada hile yapacaklara açık yol bırakılmaması, bu konuda yasaların tek belirleyici olması ve uygulayıcılar için de bağlayıcı olması şarttır. Her zaman söylediğim bir söz vardır; bütün vatandaşlar, özellikle de hilekârlar Devletin yani adaletin nefesini enselerinde hissetmelidirler. Peki, bu oluyor mu? Bu soruya olumlu cevap verecek dürüst bir tek kişi bile bulunamayacaktır! 29 Kasım 1114 yılında yaşanmış Maraş depreminde, rivayete göre 40.000 kişi ölmüş, kentte taş üstünde taş kalmamıştır. Karamaraş diye anılan bölgede, bugünkü adı ile Namık Kemal mahallesinde, yapısal ve sanat yönü ile bir medeniyet gömülüdür. Buradan çıkarılan ve benim bilmediğim sebeplerden olabileceğini düşündüğüm(!) hâlâ çıkarılmayan tarihî eserlerden ibret bile almıyoruz. Yani burnumuzun dibinde batan bir medeniyet olmasına rağmen yapılarda gösterilmesi gereken titizlik bence maalesef gösterilmemektedir! Allah göstermesin temennisi, en içtenlikli duamızdır ama tedbirli olmak da insanların görevidir. Korku tellallığı yapmak gibi bir niyetim yoktur, ancak bazı şeyleri bilmek ve dikkatli olmak zorundayız. Malum, 24 Ocak 2020 günü akşamı, saat 20.55’te, Elazığ’da meydana gelen depremi, Kahramanmaraş’ta olmuş gibi hissettik ve yaşadık. Beşik gibi sallandık. Bir an için doğal olarak panik yaşayanlar olmuştur, o yaşanılan an, hepimizi belirli tedbirleri almaya yani insan olarak bize düşeni yapmaya yönetmeliydi ama olmadı, sabah olunca, akşam yaşananları maalesef unutuverdik! Bu deprem bize iki şeyi sıkı bir şekilde hatırlatmalıydı, birincisi; işimizi sağlam yapmayı, ikincisi de her an karşılaşabileceğimiz, ucunda ölüm olan ihtimali en yüksek seviyede hatırlatmalıydı ve toplumsal hayatımızı her zaman dürüstlükle yaşamamız gerektiğini de anlatmalıydı. Peki, böyle bir ders çıkarabildik mi, görünüşe bakılırsa; hayır! Toplumun bir kesiminde tepe tepe hâlâ bir şımarıklık yaşandığını sadece trafikte görmek bile mümkündür! İşimizi sağlam yapmak, uygulamalarda adil olmak, hak ve hukuka saygılı olmak için önümüzde hâlâ fırsat olduğunu toplum olarak dilerim anlayabiliriz. Bu tür olumsuzluklar işin üzücü tarafı olması yanında, deprem sonrasında çok değerli güzelliklere de şahit olduk; bu da işin sevindirici tarafıdır! Diyanet İşleri Başkanlığının, depremde mağdur olanların barınmaları için camilerin açık tutulacağına, Kredi Yurtlar Kurumu yurtlarının da depremzedelerin barınması için tahsis edildiğine dair ilgililer tarafından yapılan açıklamalar, çok ekstrem bir durum değildir yani olması gereken iş ve işlemlerdir ancak bazı vatandaşlarımızın evlerini, barınmaları için depremzedelere verebileceklerini, hatta arabası ile gidip alacaklarını, bir yıllık geçimlerini üstleneceklerini, "Deprem bölgesine gönderilecek yardımları ücretsiz taşırım." diyen TIR sahibinin sosyal medyadan duyurularını ve bazılarının da benzer açıklamalarda bulunmalarını, bizim milletimizin hâlâ çok güzel bir ruh hâline sahip olduğunu görmek, şahsen beni çok mutlu etti ve onur duydum. Bu güzel yürekli insanlar için duam odur ki; samimiyetlerinin ve güzel gönüllerinin gününü görsünler inşallah. Kendi içimizde yaşanan bazı olumsuzluklara rağmen bu millet gerçekten fedakârdır, yeri gelir yemez yedirir, giymez giydirir, ben bunlara bakarım, diğerleri ne demiş, ne yapmış onlara takılıp kalmam, onların zaten bir şey yaptıkları yok, belki de böyle olamadıkları için içlerinde derin bir eziklik yaşıyorlar ama bu ezikliği ifade edemiyorlardır! Yaşanan bazı olumsuzluklar bir tarafa, yine de güzel bir toplumuz velhasıl, şükürler olsun.


Etiketler :
ÖNCEKİ YAZI
SONRAKİ YAZI
SORUMLULUK



DİĞER YAZILARI
  
   
1.GÜZEL BİR TOPLUMUZ, ŞÜKÜRLER OLSUN...Devamı
26.01.2020 tarihli yazısı.
2.SORUMLULUK...Devamı
5.01.2020 1 tarihli yazısı.
3.HER SONUÇ İŞLEMLERİN ÜRÜNÜDÜR...Devamı
23.07.2019 tarihli yazısı.
4.TOPLUMSAL YAŞAMI OKUMAK...Devamı
10.06.2019 tarihli yazısı.
5.ŞEREF ÖZCAN...Devamı
6.06.2019 0 tarihli yazısı.
6.YAŞAR GÜLKESEN...Devamı
16.05.2019 tarihli yazısı.
7.GERÇEKLER YÜZÜNÜ MUTLAKA GÖSTERİR...Devamı
1.05.2019 1 tarihli yazısı.
8.İŞİNİ ELİNİN UCUYLA TUTMAK DİLİNİN UCUYLA İNANMAK...Devamı
18.02.2019 tarihli yazısı.
9.HAKSIZLIKLAR HUKUKSUZLUKTAN BESLENİR...Devamı
4.02.2019 0 tarihli yazısı.
10.TOPLUMSAL SÖYLEMLER VE DAVRANIŞLAR...Devamı
31.01.2019 tarihli yazısı.
FACEBOOK YORUMLARI
YORUM YAZ
Nick :
Yorum :
Güvenlik Kodu : dL9ng 
 
   
YORUMLAR
Bu Yazı İçin Henüz Yorum Yapılamadı...


Eklenme Tarihi : 26.1.2020 -
Güncelleme Tarihi :
Sitene Ekle :



  Yorum Gazetesi
Copyright © 2020   

https://www.yorumgazetesi.com/

yorum46@hotmail.com  
Haber Kategoriler

  • BELEDİYELER
  • EĞİTİM KÜLTÜR
  • EKONOMİ
  • GÜNDEM
  • RESMİ İLANLAR
  • RÖPORTAJLAR
  • SAĞLIK
  • SİYASİ
  • SPOR
  • YAŞAM


  • Künye
  • Reklam
  • Arşiv
  • Sitene Ekle
  • İletişim