Anasayfam Yap  Sık Kullananlara Ekle Künye Arşiv Reklam
BELEDİYELER
EĞİTİM KÜLTÜR
EKONOMİ
GÜNDEM
RESMİ İLANLAR
RÖPORTAJLAR
SAĞLIK
SİYASİ
SPOR
YAŞAM
M. KEMAL ATİK
- -
17.1.2020 - 11:51

İran Mehdiyi Bekliyor

Sevgili Okuyucular! İran’ın eski Cumhurbaşkanı Ahmedi Necad Mehdi gelecek İran halkı kurtuluşa erecek demiş. Biz de bugün ki yazımızı Mehdi üzerine ayırdık.

Bilindiği üzere Hz. Hüseyin’in 10 Muharrem 61’de (Miladi 10 Ekim 680) Kerbelâ’da Yezid’in adamlarınca barbarca şehid edilmesiyle Şii Müslümanlarda “şehit, mazlum, masum, matem, intikam” kavramları derin izler bıraktı. Şiiler bu haksızlıkları bertaraf edecek, intikamını alacak kişinin Hz. Ali’in soyundan gelen 12. İmam Mehdi olduğunu ve tek meşru ruhani ve siyasi otorite olan “Mehdi”nin de bir gün geri geleceğini ve buna inanmanın da imanın bir rüknü olduğunu kabul ederler. Bu inanışın adına “bekleyiş” denilir. İmam Mehdi’ye “ Allah katında en iyi ibadet nedir?” diye soruluyor. İmam “ bekleyiş “tir. “ muntazır / bekleyen olmayan bizden değildir; intizar, dinimiz, sünnetimiz, geleneğimiz ve ibadetimizdir ”cevabını veriyor.

İranlı düşünür Ali Şeriati “Kendisi Olmayan İnsan adlı” eserinde (Ankara,2012, s.,380) konuyla ilgili şunları söylüyor: ” Mezhebimizde “intizar/bekleyiş” ruhsal bir durum değildir, olumsuz bir sorun değildir, bir eylemdir, olumlu bir eylem : “ Amellerin en iyisi beklemektir. Neyi beklemek? Kurtarıcının, Mehdi’nin zuhurunu, gelişini, beklemek; dünyayı insan için temiz yaşamanın çok zor olacağı şekilde fesat ve zulmün kapladığı bir durumda ortaya çıkıp kıyam edecek, intikam alacak ve hayat yolu dünyayı adalet, özgürlük ve mutlulukla dolduracak kişiyi beklemek. Geleceği, şiddet ve zorlukları hayattan kaldıracağı ve insanlığı kurtuluşu, kolaylığı, rahatlığı, mutluluğu ve kurtuluşu armağan edeceği vaat edilen kişiyi bekleyiş intizardır. Bu yüzden bir Şiinin, bir bekleyenin bütün işi, ümidi, sözü, davranışı, ibadeti ve duası, her zaman, her gün, her gece, her an şu olmalıdır: “ Allahümme “ accil lena ferace”( Allah’ım! Bizim için onun gelişini hızlandır, zuhurunu serileştir, onu gönder ki el ve ayaklarımızın bağlarını çözsün; onu gönder ki bu zincirleri ve ayaklarımızın bağlarını çözsün; onu gönder ki bu zincirleri intikamcı kılıcıyla kırsın, darmadağınık etsin. Biz kurtuluş için ısınıyoruz, zulüm haddi açtı, yeryüzünün çehresini zulüm kapladı. Biz şimdi kurtuluşa, Mehdi’nin çıkışına, adalet ve mutluluğa her zamandan daha layığız, daha uygunuz. Sabrımız taştı. Bizi bundan daha çok küfrün esaretine layık görme!...

Şiilerin daima yolunu gözlediği, her an çıkış ümidini taşıdığı ve ruhunu kendinde bulundurduğu vaat edilen kişi, her zaman diridir, bu dünyada, bu yer yüzünde ve bu insanlar arasındadır. Bel ki de bir

çok Şii onu birden fazla görmüştür, ama tanımamıştır. Zuhur zamanı gelip de kıyamı başladığında birçok Şii onu tanıyacak ama onun o beklenen vaat edilen imam Mehdi olduğunu tasavvur etmiyorlardı.

İmam Mehdinin geleceğini her dakika, her saniye iple çeken, gelmesi için Allah’a yalvaran Şiiler birbirine el verdikleri vakit, birkaç kez birbirini şiddetle sıkarlar, başparmaklarıyla elinizin içine birkaç kez sağlamca baskı uygularlar, adeta bir şeyin peşinde olurlar. Bu yolla elinizin kemiğinin olup olmadığını anlamak isterler. Niçin? Çünkü rivayette şu gelmektedir: Her zaman yolunu gözlediğiniz vaat edilen Mehdi ve kurtarıcınız sizin aranızdadır, insanlar arasında yaşıyor ama insanlar onu tanımıyor. Hiçbir işaretle tanınmaz, o. Onda sadece bir işaret vardır, onu başkalarından ayıran bir işarettir. O da şudur: Onun elleri öyle yumuşak ve latiftir ki kemiği yoktur.

İşte Şiiler gece gündüz bütün bir ömrünü kurtarıcı Mehdi’yi aramakla geçirir, bir an bile onu beklemeyi unutmaz. Şiilerin huzuru yoktur. Çünkü kendi kurtarıcısını, imamını, özgürlük bahşedicisini, kendisini zalimlerin esaret bağından, bütün hayatını kirleten fesat bataklığından kurtaracak olan kimseyi kaybetmiştir. Şii bütün ömrünü kemiksiz ele, mutlak Bir lütuf, muhabbet, kurtuluş, ihlas, samimiyet ve şefkatle yoğurulmuş sevgili, latif ve yumuşak ele ulaşmak için her kesin elini sıkmakla geçiriyor.




Etiketler :
ÖNCEKİ YAZI
Hepimiz Onun Parçası Değil Miyiz?
SONRAKİ YAZI
İnsana Düşmanlığın Yaşandığı Bölge



DİĞER YAZILARI
  
   
1.Aşka Yükselmek...Devamı
14.02.2020 tarihli yazısı.
2.Hepimiz Onun Parçası Değil Miyiz?...Devamı
28.01.2020 tarihli yazısı.
3.İran Mehdiyi Bekliyor...Devamı
17.01.2020 tarihli yazısı.
4.İnsana Düşmanlığın Yaşandığı Bölge ...Devamı
9.01.2020 1 tarihli yazısı.
5.Günümüz İnsanı Ne İçin Yaşıyor?...Devamı
31.12.2019 tarihli yazısı.
6.Batı, İnsanı Kusurlu Hale getirdi, Bozdu, Çirkinleştirdi, Ya...Devamı
29.11.2019 tarihli yazısı.
7.AHÎLİK OCAĞININ ÖĞRETİSİ: PAYLAŞTIKÇA YARATALAR BÜTÜNLEŞİRSİ...Devamı
3.10.2019 1 tarihli yazısı.
8.Muharrem Ayı Milletimizin Gönlünde Yer Etmiştir...Devamı
17.09.2019 tarihli yazısı.
9.KADINA ŞİDDETİ TEŞVİK EDEN DİNİ METİNLER ...Devamı
27.08.2019 tarihli yazısı.
10.Dindar İnsan...Devamı
20.06.2019 tarihli yazısı.
FACEBOOK YORUMLARI
YORUM YAZ
Nick :
Yorum :
Güvenlik Kodu : mEpJz 
 
   
YORUMLAR
Bu Yazı İçin Henüz Yorum Yapılamadı...


Eklenme Tarihi : 17.1.2020 -
Güncelleme Tarihi :
Sitene Ekle :



  Yorum Gazetesi
Copyright © 2020   

https://www.yorumgazetesi.com/

yorum46@hotmail.com  
Haber Kategoriler

  • BELEDİYELER
  • EĞİTİM KÜLTÜR
  • EKONOMİ
  • GÜNDEM
  • RESMİ İLANLAR
  • RÖPORTAJLAR
  • SAĞLIK
  • SİYASİ
  • SPOR
  • YAŞAM


  • Künye
  • Reklam
  • Arşiv
  • Sitene Ekle
  • İletişim