Kurtuluş Ruhu

Sol tandanslı insanlarımızın  ?Atmış Sekiz Kuşağı? dediği; bu gün yaşları atmış küsurlu yaşlara tekabül eden Kahramanmaraşlılar 12 Şubat kurtuluşuna ilişkin olayları: ninesinden, dedesinden menkıbeli bir şekilde dinleyerek büyümüşlerdir. Kutlamaların yapılışında da, bizzat Kahramanmaraş müdafaasına katılan kahramanları atmış yıl öncesinde tanıma bahtiyarlığına ermişlerdir. Resmi geçitlerde; çetelerin önlerinde, göğsü madalyalı, takım elbiseli, dev cüsseli resmi geçit geçen Kuvvay-ı  Milliyeci  Aslan Toğuzata?yı kim unutabilir? Bizim kuşak Fransızlarla savaşmadı. Ermeni ihanetini yaşamadı. Ama, bunu bizzat yaşayan atalarımızdan dinledik ve belli bir formasyon, ruh dinginliğine ulaştık. Din-i Mübine, Türklüğe saldırının ne demek olduğunu öğrendik. Mukaddesat, vatan, Türklük tehlikeye muarız kalırsa ne yapmamız gerektiğini yaşayanlardan öğrendik. Bu uğurda gözünü kırpmadan can vermeye kendimizi hazır hissettik. Bundan böyle, bizlerden sonra gelecek genç kuşaklara aynı formasyonu kazandırdık mı? Bu konuda iyimser olabilir miyiz? Yaşımız, başımız itibariyle, bizler için ahretin kapısı aralanmış bulunuyor. Emr-i Hak her an tecelli edebilir. Zira birçok dost ve yaranımız aramızda yok? Vazifemizi yaptık; en büyük miras olarak, genç kuşaklara vatan, millet, din sevgisini yeterince verdik deyip, huzuru kalple gözlerimizi kapayabilir miyiz? Tabii, bu soru sorgulanmaya açık bir soru?

Basından, ya da müşahede ederek Kurtuluş Bayramımıza ilişkin bir dizi etkinliklere tanıklık ediyoruz. Yapılan etkinlikler, bir dizi emek ve gayretlerle hazırlanıyor. Kolay iş değil. Mesaisi ve stresi küçümsenemez. Burada asıl gözetilmesi gereken nokta; yetişen genç kuşakların bunlardan elektrik almasıdır. Yoksa verilen bütün emekler boşa gider.12 Şubat bir fırsattır. Yaşatılması, hissettirilmesi, değişiklikler içinde sunumu, çok büyük önem arz etmektedir. Tarihimiz her zaman; sokağımızda, caddemizde, ören yerlerimizde nefes almalı, yaşamalı ve gerekli telkinde bulunmalıdır. Batılılar bunu çok güzel başarmadalar. Tarihi mekânların bir taşına dahi dokumamadalar. Bundan yıllar önce büyük şairimiz Yahya Kemal Beyatlı?nın; Kurtuluş Savaşımızı yücelten  ??Eğil Dağlar?? adlı eserinden tarihi Aldorf Şehri ve William Tell yazısını okumuştum. Birçoğumuzun ve tüm dünyanın bildiği William Tell olayı Kurtuluş Savaşımızla özdeşleştiriliyordu. Bu yazımı okuyanlara Eğil Dağlar?a bir göz atmasını öneririm. Yahya Kemal 14. yüzyılda olayın geçtiği mekânın olduğu gibi korunduğunu söylüyordu. Merak saikı ile İsviçre?de Aldorf?taki bu mekâna ben de gittim. Ağzım bir karış açık kaldı. Her dekor 14. yüzyıldı. Tarih nefes alıyordu. Pazaryeri, figürler, çevredeki mimari doku tıpatıp anlatıldığı gibi adeta bir tiyatro dekoru?

Avusturyalı işgal valisi Gessler şapkasını bir direğe asar. Burdan gelip geçenlerin selamladığı şapkayı Tell selamlamaz. Tell?in okçulukta ününü bilen vali, onu cezalandırmak için oğlunun başına konan elmayı okla vurması cezasına çarptırır. Tell oğlunun başındaki elmayı oğlunu yaralamadan okla ikiye böler. Fakat elinde tuttuğu iki ok vardır. Olayı izleyen vali Tell?e elindeki ikinci oku ne yapacağını sorar. Tell oğlunu kaza ile öldürmesi halinde ikinci oku, kendisinin kalbine saplayacağını söyler. Tekrar tutuklanır. Bir yolunu bulur kaçar. İşgal valisini oklayarak öldürür. Bu olay İsviçrelilerin işgalci Avusturyalılara karşı ayaklanmasının ilk kıvılcımı olur. Top yekûn mücadele başlar, İsviçre özgürlüğüne kavuşur. Bu tarihi olay; birçok roman, hikâye, tiyatro eserine ilham kaynağı olur. Uluslar arası bir kimlik kazanmıştır. İşin özünde vurgulanmak istenilen,  özgürlük için verilen mücadelenin bir ilki vardır. Kahramanmaraş?ın kurtuluşunu bırakınız. Eğer şumullü düşünürseniz, Türk Kurtuluş Savaşı?nın ilki de Sütçü İmam olayıdır. Ne yazık ki William Tell olayı bir devken, bizim ilkimiz mütevazı kendi köşesinde kalmıştır. Daha terütaze bir tarihi olayken, adına daha doğru dürüst bir anıt dahi dikememiş bulunuyoruz.

Kanımca, olay mekânı, Uzunoluk Hamamı ?nın olduğu yakın mekândaki bütün binalar kamulaştırılıp, oradan Çınarlı Camiini de içine alacak şekilde bir meydan açılmalı, alımlı, muhteşem de bir anıt dikilmeli. Bu günkü perişan haline bir son verilmeli.

Eğer, Sütçü İmam?daki ruh celadetini düşünecek olursak, yaptığı davranış, doğaüstü bir davranıştır. Neyine güvenip, kime arkalandı da bu hareketi yapmış olabilir? Akif?in deyimiyle: ??Alınır kal?a mı göğsündeki i kat kat iman???Onun imanı, inancı insiyaki olarak ona bu şecaati gösterttirmiştir. Bu azim ve iman gücünün genç kuşaklarca duyulmasını, hissedilmesini, kaybolmamasını istiyorsak her vesile de onu yaşatmalıyız?

Tarihi inkar etmek, onu yozlaştırmaya çalışmak, mahiyet ve manasını değiştirip unutturmaya çalışmak, önemsizmiş gibi lakayda alıp onları polemik konusu yapmak; kelimenin tam manasıyla cibilliyetsizliktir.

Bir eğitimci Kahramanmaraşlı olarak benim ilgililere önerim; Sütçü İmam olayının uluslar arası dikkati çekecek şekilde gündeme taşınması için, olay mekânında yeniden bir düzenlemenin yapılmasıdır. Sütçü İmam Meydanı da şık bir isim olur diye düşünüyorum.

Devlet-i Ebet Müddet, duygu ve düşünceleriyle hemşerilerimin 12 Şubat Kurtuluş Bayramlarını kutlarım.


İMRAN KILIÇ

9.02.2012 07:54:45


Bekir Büyükkurt Türkiye Birincisi Oldu

Restorasyonu Tamamlanan 5 Camii Daha İbadete Açıldı

Pusula Maraş’tan Gençlere Ramazan Temalı Ödüllü Fotoğraf Yarışması

BAŞKAN AKPINAR: “12 ŞUBAT RUHU, ASRIN FELAKETİNDE YENİDEN DİRİLDİ”

Kahramanmaraş Hızlı Tren Ağına Entegre Ediliyor

KMTSO Başkanı Buluntu’dan 12 Şubat Mesajı

"Kurtuluş Ruhu" 106. Yılında

KSÜ’de Deprem Şehitleri İçin Mevlid-i Şerif Programı ve Anma Töreni Düzenlendi

Kahramanmaraş’ta CHP TBMM Grup Toplantısı Yapıldı

Türkoğlu’nda kar seferberliği vatandaştan tam not aldı

Görgel: “Tarihi Kapalı Çarşı’mızın Restorasyonu Tamamlanıyor”

Kırmızı Yelekliler Derneği'nden Kahramanmaraş ziyareti

AKOM’dan Yağmur ve Kar Uyarısı

Ülkü Ocakları'ndan Anlamlı Destek

Başkan Gül'den YENAD'a Ziyaret

Başkan Çetinkaya’dan Gazetecilere Anlamlı Buluşma

KMTSO Başkanı Buluntu’dan 2025 yılı değerlendirmesi