7286- Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor.
"Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "(Ey mü`minler!
Amel ve ibadetlerinizi) itidal üzere yapın, ifrattan kaçının. Zira sizden hiç
kimseyi (ateşten) ameli kurtaracak değildir."
Sahabiler: "Seni de mi amelin kurtarmaz, ey Allah`ın Resûlü!"
dediler. Aleyhissalâtu vesselâm: "Beni de, buyurdular. Eğer Allah kendi
katından bir rahmet ve fazl ile benim günahlarımı bağışlamazsa beni de amelim
kurtarmaz!" buyurdular."
7288- Ebu Safâ radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah
aleyhissalâtu vesselâm (bir gün) yanımıza geldi. Biz o sırada Mesîh Deccal`i
müzakere ediyorduk. Dediler ki: "Ben size, nazarımda sizin için Mesih
Deccal`den daha ürkütücü bir şeyi haber vereyim mi?"
"Evet! Ey Allah`ın Resûlü! Söyleyin!" dedik.
"Şirk-i hafidir (gizli şirk). Mesela, kişi kalkar, namaz kılar, bu
namazını, kendisine bakanlar sebebiyle güzel kılar, (işte bu, gizli şirke bir
örnektir)" buyurdular."
7291- Hz. Enes
radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular
ki: "Hased (çekememezlik) hayırları yer bitirir, tıpkı ateşin odunu yeyip
tükettiği gibi. Sadaka hataları söndürür, tıpkı suyun ateşi söndürmesi gibi.
Namaz, mü`minin nûrudur. Oruç ateşe karşı perdedir."
7293- Hz. Enes radıyallahu anh anlatıyor:
"Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm: "Bana "mütevazı olun,
birbirinizin hukukuna tecavüz etmeyin" diye Allah Teâla hazretleri vahiyde
bulundu" buyurdular."
7294- Abdullah İbnu Amr radıyallahu anhüma
anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm`a: "En efdal insan
kimdir?" diye sorulmuştu. "Kalbi mahmûm (pak), dili doğru sözlü olan
herkes" buyurdular. Ashab: "Doğru sözlülüğün ne demek olduğunu
biliyoruz. Mahmûmu`l-kalb ne demektir?" ye sordu.
"(Mahmûm kalb), Allah`tan korkan tertemiz kalptir, içinde günah
yoktur, zulüm yoktur, kin yoktur, hased yoktur" buyurdular."
7296- Ebu Zerr radıyallahu anh anlatıyor:
"Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Tedbir gibi akıl
yoktur. Sakınmak gibi vera` yoktur. İyi huy gibi haseb (itibar vesilesi)
yoktur."
7297- Ebu Zerr radıyallahu anh anlatıyor:
"Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:
"Ben bir kelime -Osman dedi ki: "Bir âyet"- biliyorum.
Eğer insanların hepsi onu tutsaydılar hepsine kâfi getirdi." Ashab:
"Ey Allah`ın Resûlü, bu hangi ayettir?" dediler. Aleyhissalâtu
vesselâm: "Ve kim Allah`tan korkarsa, Allah o kimseye (darlıktan
genişliğe) bir çıkış yolu ihsan eder" (Talak 2) ayetini okudu."
7298- Ebu Züheyr es-Sakafi radıyallahu anh
anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm bize, Nebavet veya
Benâvet`te -ravi dedi ki: Benâve, Taifte bir yerdir- hitapta bulundu ve dedi
ki: "Cennet ehlini cehennem ehlinden tefrik edip bileceğiniz zaman
yakındır." Ashab: "Ne ile bileceğiz ey Allah`ın Resûlü?"
dediler. Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm açıkladı:"
(Kişiler hakkında yapacağınız iyilikle anma ve kötülükle anma suretiyle,
sizler, birbirinize karşı Allah`ın şahitlerisiniz, (sizin hayırla
yâdettikleriniz cennetliktir, zemmederek, kötüleyerek andıklarınız da
cehennemliktir)."
7299- Abdullah İbnu Mes`ud radıyallahu anh
anlatıyor: "Bir adam, Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm`a: "Yaptığım
işin iyilik veya kötülük olduğunu nasıl anlayabilirim?" diye sordu.
Aleyhissalâtu vesselâm: "Komşunun "İyi yaptın!" dediğini
işitirsen iyilik yaptın demektir. Eğer "kötülük yaptın!" dediklerini
işitirsen, kötülük yaptın demektir" buyurdular."