"Şüphesiz insanlar(ın ibadet ve ziyareti) için
çok bereketli (feyizli) ve (mahza) hidayet olmak üzere konulan ilk ev (mabed)
Mekke"de olan (Mescid-i Haram)dır." (Âl-i İmran-96)
Ebu Zer (r.a)den: Allah"ın
Rasulune sordum: Ya Resullah ! Yeryüzünde ibadete açılan ilk mescid hangisidir?
Mekke"deki Mescid-i Haram"dır. (-Daha sonra ibadete açılan) hangisidir?
Kudüs"deki Mescid-i Aksadır.(-İbadete açılmaları bakımından) aralarında ne
kadar fark vardır? Kırk sene
(İbn Kesir)
Camiiler, Müslümanların
ibadethaneleridir. İbadethaneler dinin vazgeçilmez müesseseleridir.
Camii kelimesi, toplayan bir
araya getiren anlamına gelir. Terim olarak camii, dünyanın dört bir bucağına
(rızıklarını aramak üzere) dağılmış olan mü"minlerin bir araya geldikleri, omuz
omuza, gönül gönüle kaynaştıkları mukaddes mekanlardır.
(Allah"ın huzurunda) dua ve ibadetlerin
topluca arz edildiği, secdelerin birleştiği, eylem ve sevgilerin paylaşıldığı
mübarek alanlardır. Dini ve sosyal hayatımızda müstesna yeri olan huzur
evimizdir. Bilmediklerimizi öğrendiklerimiz, irfanlarımızı yükselttiğimiz
eğitim yuvalarımızdır. Dargınların barıştığı, dağılanların toplandığı,
kopanların ve ayrılanların kaynaştığı en müsait atmosferdir. Milli birliğimizin
temel taşı, vatan bütünlüğümüzün ekmeği aşıdır.
İslam"da ilk mabedler bizzat
Hz. Peygamber (s.a.v)"in de içinde yer aldığı sahabeler eliyle yapılmıştır. Bu
kutsal yapıların temel ve harçlarında bizzat sevgili Peygamberimizin alın teri
ve el emekleri vardır.
Camiler sosyal hayatımızın
temel taşlarıdır. İrfan yuvalarımız ve halk mekteplerimizdir. Camilerde ibadete
devam etmekle bir yandan camiinin yaşamasını sağlamaya katkıda bulunurken,
diğer yandan da Allah"a karşı olan kulluk borcumuzu en güzel şekilde yerine
getirmek suretiyle daha çok sevaba nail oluruz. Camiye cemaatle devamımız bize
dayanışma ruhu da kazandırır. Nitekim Cenab-ı Hak Kur"an ı Kerimde: "Hepiniz
Allah"ın ipine sımsıkı sarılınız, ayrılığa düşüp dağılmayınız" diğer bir ayeti Kerimede: "Ey o bütün iman
edenler, hepiniz toptan silme barışa geçiniz, şeytanın peşinden gitmeyiniz."
Buyuruyor.
Bu ayeti kerimeler camiye
gidip cemaate katılmanın önemini apaçık ortaya koymaktadır.
Ben müslümanım diyen herkes
din kardeşimizdir. Mezhebimiz, meşrebimiz ayrı olabilir. Bunların hiçbirisi
aramızdaki din kardeşliği bağına zarar vermemelidir.
Din kardeşimizi sevmek,
derdini dert edinmek, sevincini ve üzüntüsünü paylaşmak kardeşlik borcumuzdur.
Cenab-ı Hak şöyle buyuruyor:
"Allah"ın mescidlerini ancak Allah"a ve ahret gününe inanan, namazı kılan
zekatı veren ve Allah"tan başka kimseden korkmayan insanlar onarırlar. İşte
onlar doğru yolu bulanlardan olabilirler." (Tevbe-18)
"Şüphesiz mescidler, Allah"ındır. O halde
Allah ile birlikte hiç kimseye kulluk etmeyin."(Cin-18)
Ey Ademoğulları ! Her mescide
gittiğinizde güzel elbiselerinizi giyinin. Yiyin, için fakat israf etmeyin.
Zira Allah israf edenleri sevmez."(A"raf-31)
Camilerin inşasından
temizliğine ve aydınlatmasına kadar verilecek bütün hizmetler övgüye değer
hizmetlerdir. Peygamberimiz (s.a.v) efendimiz: "Bir mü"mine öldükten sonra
amelinden ve yaptığı iyiliklerden ulaşacak şeylerden biride, yaydığı ilim
geride bıraktığı iyi evlad, miras olarak bıraktığı Mushaf-ı Şerif, yaptırdığı
mescid, yolcular için inşa ettiği ev, akıttığı su, sağlığı yerinde iken
malından çıkardığı (verdiği) sadakadır. Bunlardan hangisini yapmış ise öldükten
sonra onun sevabı kendisine ulaşır."; (İbn Mace) Bir diğer hadislerinde de: "Bir kişi, Allah"ın farzlarından
birini eda etmek üzere evinde güzelce temizlenir ve camiye gider ise, onun
attığı adımlardan biri günahlarının silinmesine, diğeri de onun derecesinin
yükselmesine vesile olur. Yüce Allah, sabah ve akşam camiye giden kimsenin,
gidiş ve gelişine cennette bir yer hazırlar." (Riyazu"s-Salihin) buyurmuşlardır.