Malatya'daki trafik kazasında hayatını kaybeden 6 kişi toprağa verildi

Akbank’tan, "1 Milyon Kitap" projesine anlamlı destek

Adıyaman'da inşaattan düşen işçi öldü

Kayseri'de "Güven Timleri" denetimlerini sürdürüyor

Gaziantep'te cami ve sosyal tesis güneşle aydınlanacak

Kayseri'de 5 milyon makaron ele geçirildi

Hatay'da evlerinde kaçak ürünler bulunduran 2 zanlı yakalandı

Epiphaneia Antik Kenti'nde "Takvimler Mozaiği" bulundu

Uluslararası Adana Lezzet Festivali hem göze hem damağa hitap edecek

Gaziantep Gençlik Spor Voleybol takımında hedef Efeler Ligi

Adana'da motosiklet çalan 2 şüpheli tutuklandı

Folkart'tan İzmir'de 600 milyon dolarlık gayrimenkul yatırımı

Mersin'de 10 DEAŞ şüphelisinin yakalanmasına yönelik operasyon başlatıldı

Tarsus İdmanyurdu-Şanlıurfaspor maçı bitiminde taraftarlar arasında kavga çıktı

Alanya Caz Günleri'nde Önder Focan ve Barbaros sahne aldı

7. Çağlayancerit Ceviz ve Kültür Festivali, Simge Sağın konseriyle sona erdi

Kahramanmaraş'ta uyuşturucu operasyonunda bir zanlı tutuklandı

ŞERİFE AKKEÇECİ

11.10.2012 00:00:00

1.Uluslararası İnanç Turizmi ve Eshab-ı Kehf Sempozyumu

Küçüklüğümde büyüklerim Eshab-ı Kehf olayını anlatırken "bu yedi uyurlar Kral Dakyanustan kaçıp mağaraya saklanmışlar, Afşin"den batıp Tarsus"tan çıkmışlar " derlerdi. Çocukluk hali çok etkilerdi bu anlatım beni. Muhayyilemde bir sahne canlanır, şehirlerin altından karanlık tüneller kurar, Afşin–Tarsus arasına gizli geçitler döşer, yedi uyurları oradan oraya yürütürdüm. Şimdilerin fantastik macera filmleri gibi… Büyüdükçe durumun aslında öyle olmadığını, anlatılan ve yaşanan bu hadisenin manevi boyutunun ulviliğini idrak ettim. Geçtiğimiz günlerde ilimiz Afşin ilçesinde başlayarak şehir merkezi Saffron Otel"de devam eden 1.Uluslararası İnanç Turizmi ve Eshab-ı Kehf Sempozyumu vesilesiyle bu kez yedi uyurlar Afşin"den batıp K.Maraş"tan çıktılar…

Sempozyum 20 Eylül 2012 Perşembe günü sabah saatlerinde Saffron Otel"den hareketle başladı. Yol boyunca KSÜ Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet EYİCİL Kahramanmaraş ilinin tarihi ve coğrafi yapısı hakkında bilgiler verdi. Keyifli bir yolculuk sonrası Afşin ilçesi Eshab-ı Kehf Külliyesine gelindiğinde Eshab-ı Kehf Gönül Elçileri tarafından hazırlanan bir mizansenle karşılandı konuklar. Böylece atılan ilk adımlarla solunmaya başlandı mistik hava. Han bölümüne alınan konuklar tarihi mekanın tarihi havasında dinlediler konuşmacıları.

Açılış konuşmasını yapan Kahramanmaraş Valisi Şükrü KOCATEPE sempozyumun düzenlenmesindeki amaca, Afşin Belediye Başkanı Fazıl AYDOĞAN bu sempozyumun Afşin ilçesinin tanıtımı açısından önemine dikkatleri çekerken İl Kültür ve Turizm Müdürü Seydihan KÜÇÜKDAĞLI da Eshab-ı Kehf kıssasına açıklık getiren bir konuşma yaptı: "Eshab-ı Kehf kıssası hem İslam`da hem de semavi dinlerde bilinen bir hikayedir. Eshab-ı Kehf, Kur`an-ı Kerim`de ve dini literatürde yeniden dirilme inancının delilleri arasında gösterilir. Kur`an-ı Kerim`de Kehf suresinde Eshab-ı Kehf`ten bahsedilmekte ve mağara arkadaşlarının hikayesi anlatılmaktadır. Hikaye henüz Müslümanlık yokken yaşanmasına rağmen, Kur`an-ı Kerim`de yer almıştır. Bu mucizevi hikayenin ve kahramanlarının kutsallığı ve saygınlığı nedeniyle Eshab-ı Kehf`in semavi dinleri bir araya getiren özel bir önemi de vardır. Tarih boyunca insanlık tarafından yaygın olarak bilinen Eshab-ı Kehf kıssası bugün de nesilden nesile anlatılmak ve yaşatılmak suretiyle güncelliğini korumaktadır. Hikâye ye göre tam 309 yıl boyunca mağarada uykuya dalan mağara arkadaşları inanç, erdem ve iyiliğin sembolü olarak yüzyıllar boyu dilden dile, gönülden gönüle taşınmıştır."

Sempozyumun ilk gününde bazı akademisyenlerimizin de yaptıkları konuşmaların ardından külliye içerisinde düzenlenen, Afşin"e ait ve içerisinde şehrimizin değerli fotoğraf sanatçısı Arif AVİZE"nin deklanşöründen süzülen fotoğraflarının da yer aldığı fotoğraf sergisi gezildi. Serginin akabinde, yurtiçi ve yurt dışından gelen fikir insanlarının da bulunduğu konuklara ribat kısmından giriş yapılarak Eshab-ı Kehf Mağarası ve Mağara Mescidi tanıtıldı. Ribat önünde çekilen toplu fotoğrafla Eshab-ı Kehf"e veda edilerek öğle yemeği için hazırlanan mekana geçildi. Göl manzarası eşliğinde tüm konuklara eş zamanlı yapılan ve en ufak bir aksaklık olmadan sunulan ikramların ardından bölge açısından stratejik önem arz eden K.Maraş Afşin- Elbistan Termik Santrali gezisi için yola revan olundu. Eshab-ı Kehf Külliyesindeki naif karşılama ve konuk ağırlama durumu bu kez termik santrali çalışanlarına devredildi. Kısa bir sunum ile santral tanıtıldıktan sonra katılımcılardan gelen sorulara açıklık getirilip, arzu eden konuklar santrali gezmeye davet edildi. Santral gezisinin akabinde misafirperver çalışanların hazırladığı, kıymetli akademisyenlerimizle yapılacak sohbetlere mekan oluşturan (ki ben Azerbaycan Milli Bilimler Akademisi üyesi Prof.Dr. Fuzuli BAYAT hocamın derin bilgilerinden bu sohbetler sayesinde istifade ettim. Ne kadar donanımlı bir insan olduğunu, satır aralarındaki manaların derinliğini, insanı soluksuz dinlemeye sevk eden anlatım dili sayesinde bir yudum çayın nasıl paha biçilmez bir boyuta geldiğini yaşayarak tecrübe ettim) yem yeşil bahçelerinde, huzurlu bir gün batımı sefasından sonra yolculuğumuzun istikameti bu kez Kahramanmaraş oldu…

İki gün süreyle Saffron Otel"in iki ayrı salonunda, on beş profesör, on beş doçent ve yirmi yardımcı doçent tarafından toplam kırk sekiz bildirinin sunumu yapıldı. Birbirinden kıymetli akademisyenlerimizin birbirinden özel sunumları esnasında Eshab-ı Kehf"in esas yerinin Afşin olduğuna kanat getirdiklerini belirtmeleri sempozyumun amacına hizmet ettiğinin de bir göstergesi oldu.

Sempozyum süresince ara sıra tansiyon yükselse de çoğu zaman çarpıcı noktaların ele alındı sunumlarda;

Kilis 7 Aralık Üniversitesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sadettin Paksoy, "Eğer Hristiyan dünyası için Efes`i bir hac merkezi olarak kabul ettirebilirsek bizim cari açık diye bir sıkıntımız kalmaz " derken, Azerbaycan Milli İlimler Akademisi Üyesi Prof. Dr. Fuzuli BAYAT Eshab-ı Kehf`in dünya genelinde birlik ve beraberliğe vesile olan önemini vurgulayarak, Eshab-ı Kehf olayının İslam`dan önceki eski Türk inançları bağlamında değerini koruduğunu ve bu inanç sisteminin insanların hoşgörü, birlik ve beraberliğine vesile olduğunu sözlerine ekledi. Oturum başkanlığı yapan Tokat Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof.Dr. Münir ATALAR sempozyumdaki katılıma nazire yapanlar için renkli ve samimi kişiliği ile üstad Necip Fazıl KISAKÜREK"in bir şiirinden alıntı yaparak cevap verdi: 

"Olmasın öldüğümde, çelengim, top arabam,

 alıp beni götürsün, tam inanmış dört adam…"

Şehir gezileri, sazlı sözlü akşam yemekleri ve birbirinden değerli katılımcıların ayrı ayrı yeteneklerinin sergilendiği; şiirlerin okunduğu, şarkıların söylendiği, fıkraların dost yüzlerin gamze çukurlarına biriken kahkahalara dönüştüğü veda gecesiyle sempozyuma son verildi.

İnanç turizmi denilince ve uluslararası boyutu düşünülünce ülkemiz için akla gelebilecek yer ya da bu niyetle yola çıkıldığında adres gösterilebilecek ilk yer, ilk başlangıç noktası bana göre Hz. Mevlana hazretlerinin türbesinin bulunduğu Konya ilidir. Kuvvetle muhtemeldir ki bundan sonraki uluslararası inanç turizminin de adresi orası olacaktır. Fakat ne onur vericidir ki hepsi birbirinden kıymetli isimlerden oluşan düzenleme kurulu üyeleri sayesinde bu uluslararası sempozyumun ilk çıkış noktası şehrimizin Afşin ilçesi olmuş, Eshab-ı Kehf kıymetli katılımcılarımıza kucak açmış, şehrimiz ise bu güzel organizasyona ev sahipliği yapmıştır.

Bu ev sahipliğinin en güzel şekilde geçmesini sağlayan başta ilimiz Valisi Şükrü KOCATEPE"ye, sıcakkanlı, güler yüzlü hoşsohbet Vali Yardımcımız Ahmet Turgay İMAMGİLLER"e, bu sempozyumun Afşin ayağını oluşturan Afşin"e atandığı günden bu yana pek çok başarılı çalışmaya imza atan, sempozyum süresince zaman zaman yakından tanıma fırsatına da nail olduğum ve tanımaktan onur duyduğum çalışkanlığı kadar mütevazı bir kişiliğe de sahip olan kıymetli Afşin Kaymakamımız Faik ARICAN"a, kamuya hizmet eden insanların vazifelerini yerine getirirken kamu ile iç içe olmaları arzu edilen bir durumdur. Bu sebeple kendi makam aracı yerine sempozyum katılımcılarının bulunduğu otobüste yolculuk yapmayı tercih eden kıymetli Afşin Belediye Başkanımız Fazlı AYDOĞAN"a, sempozyum süresince sağladığı koordinasyonlarla sempozyumun nabzını tutan, her zaman olduğu gibi bu görevini de bıkmadan usanmadan zevkle, şevkle ve titizlikle yerine getiren ve bundan ötürü katılımcılara "bir şehrin kültür müdürü tam da böyle olmalı" cümlesini kurdurtan, göreve geldiği günden bu yana duruşundan, çalışma azminden ödün vermeden, kırılsa da, gücense de kırmadan incitmeden, nezaketine naifliğini perçem yapıp güler yüzünü hiçbir zaman soldurmadan, iyiyi, doğruyu, güzeli, hedef bilip bunlar için atılacak adımları erdem sayan, sırtına yüklenen sorumlulukları Seyit Ali Onbaşı edasıyla taşıyan, ilimizin şansı, kültür elçimiz ve kıymetli hocam Seydihan KÜÇÜKDAĞLI"ya, yakından tanıma fırsatı bulduğum hocaların hocası Cemal NAR hocamıza, değerlerine sahip çıkan Afşin halkına, mizansenlerinden, sıcak ilgilerinden ve mescit içerisinde şahsıma verdikleri engin bilgilerden dolayı; bu yola gönüllerini koyan Eshab-ı Kehf Gönül Elçileri"ne, kolonya, şeker ve çay ikramlarını gerçekleştiren zarif öğrencilerimize, Saffron otel, Kocabaş Konağı, Sezalar ve Kervanhan çalışanlarına, fotoğraf sanatçılarımıza, kısacası bu faaliyetin gerçekleşmesi için gönlünü, maddi manevi varlığını ortaya koyan büyük küçük herkese, önce şahsım sonrasında da şehrim adına teşekkürlerimi sunarken bir temennide bulunmak istiyorum: Kuran-ı Kerim Kehf suresi 30. ayeti şöyle der;

"Gerçek şu ki, iman edip iyi işler yapanlara gelince, elbette biz iyi iş yapanların ecrini zayi etmeyiz"  bu sempozyumda da iyi işler yaptılar insanlar ve dilerim ayette de yer aldığı üzere emeği geçen herkesin ecri zayi olmasın...