"Sonra bunların ardından Firavun ile ileri
gelenlerine de Musa ve Hârûn"u mucizelerimizle gönderdik. Ama büyüklük
tasladılar ve suçlu bir toplum oldular." (Yûnus, 10/75)
Şüphe yok ki, Firavun
yeryüzünde (ülkesinde) büyüklük taslamış ve ora halkını sınıflara ayırmıştı.
Onlardan bir kesimi eziyor, oğullarını boğazlıyor, kadınlarını ise sağ
bırakıyordu. Şüphesiz o, bozgunculardandı. (Kasas, 28/4
"Firavun"a gidin. Çünkü o
azmıştır. Ona yumuşak söz söyleyin. Belki öğüt alır yahut korkar." (Taha,
20/43-44)
"Şüphesiz biz Rabbinin elçileriyiz.
İsrailoğullarını (serbest bırak ve) bizimle gönder. Onlara işkence etme. Sana
Rabbinin katından bir mucize getirdik." (Taha, 20/47)
"Eğer benden başka bir ilah edinirsen,
andolsun seni zindana atılanlardan ederim." (Şuara, 26/29)
"Musa, asasını atınca, bir de ne görsünler asa
açıkça kocaman bir yılan olmuş. Elini koynundan çıkarınca, bir de ne görsünler,
bakanlara bembeyaz olmuş." (Şuara, 26/32-33)
"Firavun dedi ki: Bırakın beni Musa"yı
öldüreyim. (Faydası olacaksa) Rabbini yardıma çağırsın! Çünkü ben onun,
dininizi değiştireceğinden yahut yeryüzünde bozgunculuk çıkaracağından
korkuyorum." (Mümin, 40/26)
"İki topluluk birbirini
görünce Musa"nın arkadaşları, Eyvah yakalandık" dediler." (Şuara, 26/61)
"Hayır!, Rabbim şüphesiz benimledir, bana yol
gösterecektir." (Şuara, 26/62)
" Ey Musa, Asan ile denize vur." Deniz derhal
yarıldı. Her parçası koca bir dağ gibi görünmeye başladı." (Şuara, 26/63)
"Firavun da, askerleriyle birlikte zulmetmek
ve saldırmak üzere, derhal onları takibe koyuldu" (Yûnus, 10/90)
"O ve askerleri yeryüzünde haksız yere
büyüklük tasladılar ve gerçekten bize döndürülmeyeceklerini sandılar. Biz de
onu ve askerlerini yakaladık ve onları denize gömdük (orada boğuldular).
Zalimlerin sonunun nasıl olduğuna bak!" (Kasas, 28/39-41)
"Nihayet boğulmak üzere iken,
İsrailoğullarının iman ettiğinden başka hiçbir ilah olmadığına inandım. Ben de
Müslümanlardanım" dedi. Şimdi mi?! Oysa daha önce isyan etmiş ve bozgunculardan
olmuştun. Biz de bugün bedenini, arkandan geleceklere ibret olman için
kurtaracağız. Çünkü insanlardan birçoğu âyetlerimizden gerçekten habersizdir."
(Yûnus, 10/90-92)