Ramazan Ayından Yansımalar

Kimileri için tatlı bir telaş, kimileri için dayanılması zor bir ibadet ayı, kimileri için ise diğerlerinden farkı olmayan bir zaman olarak görülen bir Ramazan ayı daha bitti bitecek. İşin özüne bakılacak olursa hayatın selameti, insanın kendisi ve sorumluluğunu taşıdığı kişilerin kurtuluşu için normalde bizzat erişmeye çalışması gereken haslet ve iltifatın, ilahî bir armağan olarak sunulduğu bir zaman dilimidir Ramazan.

Materyalist düşüncede ibadetin yeri yoktur! Kimin haklı kimin yanılmış olduğunu zaman gösterecektir. Müslüman kişi için dünya ve ahiret birbirini tamamlar, ahiret dünyada kazanılır ancak dünyaya kurban edilmeden. Materyalist düşünceyle İslam bir arada bulunamaz. İkisini de bünyesinde barındırmak isteyen yanılır. Müslüman açısından para gaye değildir, insana sadece hizmetçidir, para esas olduğu zaman insan ona esirdir. Müslüman kişi para kazanmak için uğraşmaz demiyoruz, bilakis güçlü olmak zorundadır ama maneviyatını kurban vermemesi işin ince çizgisidir.

Bunları görerek ve dikkate alarak bir değerlendirme yapacak olursak kimilerinin zannettiği veya söylediği gibi Türkiye dindarlaşmıyor, Allah katındaki yeri nedir bilemeyeceğimiz ibadetsiz bir Müslümanlık icat edilmeye çalışılıyor. Bu, kişinin kendi icadı. Anlatılanlara göre; Almanya"ya işçi olarak ilk giden Türklerden oruç tutmayan, namaz kılmayan, içki içen, fuhşiyat peşinde koşanların durumlarını soran Almanlara cevap bulmakta zorlananların hâlini anlamak gerekir. Kişinin ibadeti kendisini bağlar, buna karışamayız, burada söylemek istediğimiz dindarlaşma diye bir şeyin olmadığını anlatmaktır. Ben şahsen, oruç tutmayanlardan oruç tutanlara saygılı olmalarını beklemedim, beklemem de. O, kişinin kendi anlayışı. Onların zannettikleri gibi bu davranış cesaret de şeffaflık da değildir, sadece kendileri için bir tesellidir. Bu, karanlıkta kalanın korkusundan ıslık çalması kadar bir cesarettir, bunlar sadece kendilerine yazık etmiş olurlar, o da kendi sorunlarıdır. Onların saygı göstermesi diğerlerinin meşakkatini hafifletmeyeceği gibi onlara müspet bir katkısı da olmaz. İnsanın, herkesten önce kendi nefsine saygısı olası gerekir. Herkesin dünyada kurtulması yanında ahirette de kurtulması diğer Müslümanları sadece mutlu eder.

Mülk Yüce Allah"ındır. Kimse marifeti kendisinde görmemelidir. Allah, kendisinin bilinmesini ve şükredilmesini istiyor ve kullarına merhametle muamele ediyor. Oruç tutulması Allah"ın emridir, tutanlar ve tutmayanların yaptıkları kendi bilecekleri iştir. Sağ olana daha nice Ramazanlar gelecek ve geçecektir!

Ramazanın sıcak ve uzun günlere denk gelmesi sayesinde toplum olarak dindarlaşılmadığını görmüş olduk! Demek ki hayalci olmaya gerek yok. Parayı ilk sırada ve her şeyin üstünde tutan bir neslin yetiştiği, hatta bunların muhafazakâr denilen kişiler adına temsilcilik bile yaptıkları bilinmektedir, bu durum toplum tarafından artık nasıl algılanırsa!

Ramazan ayı Allah"ın özel olarak kullarına iltifatta bulunduğu aydır. İltifat marifete tabidir sözünden hareketle sormak gerekirse marifet, ibadeti artırmakta mıdır yoksa oyun ve eğlencede midir? Sağcısı, solcusu, muhafazakârı ile Ramazanı eğlenceler ayına çevirmek kimsenin haddine olmamalıdır. Bu aya olan ilgi ve iltifatı, bu yönü ile anlamak mümkün değildir.

Hiç alakası olmayan kişi ve kuruluşlar Ramazan adı altında iş yapma faaliyetine girmektedirler, hatta faiz müesseseleri bile. Bu kuruluşların Ramazanla ne işleri olabilir, adamlar kendilerine vazife çıkarıyorlar işte, parsadan pay almak işi yani! Böyle tuhaflıkların yaşandığı bir ülkemiz ve dünyamız var bizim.

Ramazan ayı ile davulun alakasını da bir türlü anlamış değilim. Bu kentte davulun daha yedi sekiz yıllık bir mazisi var, peki daha önceki zamanlarda bu kentin insanları sahura kalkmıyorlar mıydı? Bu yüzden sinirleri gerilen insanların, sükûneti temin etmek görevi olduğu halde yetki karmaşası içerisinde en yetkilileri bile devre dışı bırakarak bu gerginliğe meydan verenlerin sahur ve davulu ilintilendirmeleri nasıl bir anlayıştır, yoksa bu işi biz mi bilmiyoruz diyesi geliyor insanın. Yoksa bu davulcular hep bizim gibi insanların yaşadıkları yeri seçiyorlar da başka yerlerde oturanların bu işten hiç haberleri bile olmuyor mu? Küçük bebeler, hastalar, ihtiyarlar gecenin en derin saatinde bu tırmalayıcı ve sadece gürültü olan bu sese neden katlanmak zorundalar acaba?

Bunlar Ramazandan yansımaların birinci halkası.


M. Nedim Tepebaşı

4.08.2013 00:00:00


Bekir Büyükkurt Türkiye Birincisi Oldu

Restorasyonu Tamamlanan 5 Camii Daha İbadete Açıldı

Pusula Maraş’tan Gençlere Ramazan Temalı Ödüllü Fotoğraf Yarışması

BAŞKAN AKPINAR: “12 ŞUBAT RUHU, ASRIN FELAKETİNDE YENİDEN DİRİLDİ”

Kahramanmaraş Hızlı Tren Ağına Entegre Ediliyor

KMTSO Başkanı Buluntu’dan 12 Şubat Mesajı

"Kurtuluş Ruhu" 106. Yılında

KSÜ’de Deprem Şehitleri İçin Mevlid-i Şerif Programı ve Anma Töreni Düzenlendi

Kahramanmaraş’ta CHP TBMM Grup Toplantısı Yapıldı

Türkoğlu’nda kar seferberliği vatandaştan tam not aldı

Görgel: “Tarihi Kapalı Çarşı’mızın Restorasyonu Tamamlanıyor”

Kırmızı Yelekliler Derneği'nden Kahramanmaraş ziyareti

AKOM’dan Yağmur ve Kar Uyarısı

Ülkü Ocakları'ndan Anlamlı Destek

Başkan Gül'den YENAD'a Ziyaret

Başkan Çetinkaya’dan Gazetecilere Anlamlı Buluşma

KMTSO Başkanı Buluntu’dan 2025 yılı değerlendirmesi