İslam"da spor ve eğlence
İbadet ve çalışma dışında
kalan vakti, faydalı bir işle meşgul olarak geçirmek, ibadet ve çalışmak için
yeni güç kazanmak üzere gönlü dinlendirmek, hoş vakit geçirmek uygun bir
davranıştır.
Dinimiz gayesiz ve faydasız
vakit geçirmeyi hoş görmemiştir. "Boş vakit" değerlendirilmesi gereken en
önemli nimetlerden sayılmıştır. "İki nimet vardır ki insanların çoğu bundan
gafildir. Sıhhat ve boş vakit."(Hadis-i Şerif)
Kur"an-ı Kerim"de çalışma
dışında kalan vaktimizi ibadet ederek değerlendirmemiz emredilmiştir. "Muhakkak
her güçlükle beraber bir kolaylık vardır. O halde (işlerinden) boşaldığı zaman
uğraş (ibadetle meşgul ol) yorul."(İnşirah-5,7) buyrulmuştur.
(Malâyânî) Manasız işlerle
meşgul olan kimse dinimizde makbul sayılmaz. Faydasız şeyleri terk etmesi bir
kimsenin iyi Müslüman olduğunun alametlerindendir.(Et-Tergib Ve"t-Terhib) Boş
vakitler dünya ve ahirete faydalı olacak şekilde doldurulmalıdır.
Hz. Ömer (r.a.) şöyle derdi:
"Ben sizden birisinin ne dünya işiyle ne de ahiret işiyle meşgul olmaksızın boş
vakit geçirmesini hoş karşılamıyorum. Herkes devamlı olarak faydalı bir işle
uğraşsın, bir işi bitirdiği zaman başka bir işe başlasın." Kur"an-ı Kerim"de
insanı ahiret amellerinden alıkoyan oyun ve eğlenceler "lehv" olarak belirtilmiştir.
Müslümanların bugün içinde
bulundukları zayıf durum, çok çalışmayı gerektirmektedir. Bunun için müslümanın
boş, faydasız ve gereksiz yere geçirecek vakti yoktur.
Dünya nimetleri bir bakıma
insanı sıkıntıdan kurtarma, eğlendirmek için yaratılmıştır. Fakat bu eğlenmenin
ve eğlencenin sınırlarını bilmek gerekir.
Vücudu dinlendiren gönlü
huzura kavuşturan meşrû ve faydalı eğlenceler olduğu gibi. Faydasız ve vakti
boşa geçiren hatta zararlı gayri meşrû (yasak) eğlenceler de vardır. "Eşyada
asıl olan mübahlıktır." Kuralına göre belirli sayıda haramların dışında kalan
şeyler mübah (helal) tır. Harama düşme tehlikesi olursa bazı mübahların terk
edilmesi de tavsiye edilmiştir.
Peygamberimiz (s.a.v.)"in
tatbikatıyla sabit olan, ruhun tasfiyesi, nefsin terbiyesi, bedenin
eğitilmesine, emirlere ve yasaklara riayet prensiplerine zarar vermeyen
eğlencelerin başlıcalarını şöylece sıralamak mümkündür:
A)Şaka ve nükte yapmak:
Latife, şaka, mizah, nükte yapmak insanları neşelendiren, güldüren, eğlendiren
söz sanatlarıdır. Bunlar, insanın hayatında yemekteki tuz gibi olmalı, işi gücü
nükte olmamalıdır. Hiçbir kimse ile alay edilmeyecek, şeref ve namuslara dil
uzatılmayacaktır.(Hucurat-11) güldürmek için yalan söylenmeyecektir.
"Etrafındakiler gülsün diye konuşup ta yalan söyleyene yazık, çok
yazık."(Tirmizi-Ebu Davud) "Zaman zaman gönülleri dinlendirin, çünkü gönül
zorlanırsa körleşir."(Hz. Ali (r.a.))
B)Koşu: Koşu yaparak yarışmak
bir spordur. Sporun ciddi faydaları yanında yapan ve seyredenler için
eğlendirici yanı da vardır. Sahabe koşu yarışması yaparlardı. Hz. Ali"nin iyi
bir koşucu olduğu söylenmiştir.(Kardâvî) Hz. Peygamber (s.a.v.)"de eşi Hz. Aişe
(r.a.) ile koşu yarışı yapmıştır.(Müsned, S.Ebu Davud)
C)Atış müsabakası: Hem savaş
gücünü artırmak, hem de boş vakitleri değerlendirmek üzere bu müsabakalar Hz.
Peygamber (s.a.v.)"in teşvikine mazhar olmuştur. Bu eğitim ve yarışmayı
yapanlara rastladıkça "Haydi atın, ben de sizinle beraberim. der."(Buhari)
onları şevke getirirdi. Bu konuda tek sınırlama canlı hedefler üzerinde yarışma
yapılması tasvib edilmemiştir.(Müslim-Tirmizi)
D)Kılıç, kalkan ve mızrak
oyunu: Bu oyunları oynayan Habeşistanlı Müslümanları engellemek isteyen Hz.
Ömer (r.a.)"e Resulullah (s.a.v.):
"Bırak Ömer oynasınlar." demiştir. Hz. Aişe (r.a.) ile kendileri de bizzat bu
oyunları seyretmişlerdir.
E)Güreş: Hz. Peygamber
(s.a.v.)"in teşvik ettiği spor ve eğlenceler arasında güreş de vardır. O
zamanının sırtı yere gelmemiş pehlivanı Rukâne ile üç defa güreş tuttuğu ve onu
yendiği rivayet edilmiştir.(Kettânî-Et-Terâtibu"l-İdariyye) Şehitlerin serdarı
Hz. Hamza (r.a.) aynı zamanda pehlivanlarında piridir. O yüzden olsa gerektir
ki Müslümanlar öteden beri bu spor dalına önem veregelmişlerdir.
F)Binicilik ve yüzme: "Allah
(c.c.)"ı anma dışında kalan her şey eğlence ve gaflettir; ancak üç şey
müstesna: atıcılık, binicilik ve yüzme öğrenme." diyen hadis-i şerif bu
sporları teşvik etmektedir.
Peygamberimiz (s.a.v.)"in at
yarışı yaptırdığı ve birinci gelene armağan verdiği rivayet edilmiştir.
(Müsned-Ebu Davud) Mübah olan oyun ve eğlenceler sadece bunlarla sınırlı olmasa
gerektir. "Eğlenin ve oynayın (boş ve faydasız olmaması şartıyla) çünkü ben
dininizde ağırlık ve baskı görmekten hoşlanmıyorum."(Kettânî) hadisi de buna
işaret ediyor. O yüzden günümüzde yaygın olan futbol, basketbol, voleybol,
tenis
gibi spor ve oyunlarda tesettüre riayet edilerek ve batıla alet
edilmeyerek oynanırsa mübah sayılmışlardır. Kumar ve şans oyunlarının bütün
çeşitleri ise yasaklanmıştır.
İMRAN KILIÇ
20.08.2013 00:00:00
-
1
Bekir Büyükkurt Türkiye Birincisi Oldu
-
2
Restorasyonu Tamamlanan 5 Camii Daha İbadete Açıldı
-
3
Pusula Maraş’tan Gençlere Ramazan Temalı Ödüllü Fotoğraf Yarışması
-
4
BAŞKAN AKPINAR: “12 ŞUBAT RUHU, ASRIN FELAKETİNDE YENİDEN DİRİLDİ”
-
5
Kahramanmaraş Hızlı Tren Ağına Entegre Ediliyor
-
6
KMTSO Başkanı Buluntu’dan 12 Şubat Mesajı
-
7
"Kurtuluş Ruhu" 106. Yılında
-
8
KSÜ’de Deprem Şehitleri İçin Mevlid-i Şerif Programı ve Anma Töreni Düzenlendi
-
9
Kahramanmaraş’ta CHP TBMM Grup Toplantısı Yapıldı
-
10
Türkoğlu’nda kar seferberliği vatandaştan tam not aldı
-
11
Görgel: “Tarihi Kapalı Çarşı’mızın Restorasyonu Tamamlanıyor”
-
12
Kırmızı Yelekliler Derneği'nden Kahramanmaraş ziyareti

