Dünya Sürgünü
Sürgün demiştin hani sarı gül.
İkimiz de yedik o Çerkez kamçısını taşımanın acısını. Sen ovalarda, bayırlarda
hür boylandın; ben zindanlara eyledim mantar gibi zoraki terki diyar. Gürledik
ikimiz de solgun benizle. Seni renklerden bir ton eylediler göğüslere,
vazolara; beni tecrit odalarına. Sen koparıldın kökünden, artık sürgün
veremezsin. Beni de artık ötesi olamayana süremezler.
Bilirsin anlaşmamızı.
Kamışlıkta da açsak saklamasını bildik sırrı. Emrivaki olmazsa sürgünüm,
direncim meyveyedir. Çorak, çatlak alanları çok iyi bilirsin. Kaktüsler var
umut dolu, diken dolu, meyve dolu.
İp kuyuda Yusuf"a ulaştı,
tabir zindanda.
Umut çiçeği denizde de açar,
çölde de, Alplerde de. Bir şehirde mi, bir gaddarda mı açar sanırsın. Rabbim
isterse Musaları Firavun bağrında Asiye eliyle besler, meyve kurtları gibi en
semizinden. Harunlar Musa"ya yoldaş olur.
Kalemi kim kullandı ilk? Hangi
düşüncede, hangi duyguda yazdı. Kısa mı uzun mu etti cümleleri? Kelimelerin
boyutu ne kadardı? Varlığın, hareketin kılındığı Âdem, Kabil"in üzüntüsünü mü
dillendirdi ilk. Havva"ya duygularını mı kalemledi? Yoksa Allah"ın
bildirdiklerini hafızasından silinmesin diye mi kalemi kullandı?
Hira"da "Oku!" nidası
yükseldi, "Yaz!" nidası nerede, ne zaman, kime yankılandı?
Ey sefer, ey akış, ey direniş,
ilkleri anlamak istiyorum. İlkler turfanda, ilkler zahmetli.
İlk yazımdan biliyorum bunu.
Yunus"un Taptuk Emre dergâhından ancak kırk yılda yanmasından biliyorum,
kırkına yaklaşan Âşık Veysel"in uzun ince yolda gidişindeki ilk mısrasından
biliyorum.
Biraz zafer, biraz korku,
biraz başarma, biraz da tereddüt. Ne ararsan bulunmalı kırkambarda: Uyku hali,
kalp çarpıntısı, başarısızlık, umutsuzluk.
Elden bırakılmayan tek silah,
tek hedef olmalı: Devam.
Tanımak, inandığına adamaktır
ömrü. Değersizlik hastalığı olmayan, iradeli yaşar, hedefe odaklanır.
Hayata bir farkla bakmak için
enleri öğrendim. Olduğumun, bulunduğumun enine kapılmalıyım dedim kendime.
İnandığım en kutsal kitap,
insanlardan en iyi insan, eşyadan en iyi eşya, duyguda en iyi duygu, düşüncede
en iyi düşünce; en iyi çalışma, en iyi uyuma, en iyi yaşama.
Bunları kametim ölçüsünde
gerçekleştirmek istedim. Çünkü her kabiliyet bir değildir, her cüsse her yükü
taşıyamaz ama olduğu yerde enleri de ihmal edemez.
Yaratan o ki beni dünya
sürgününe mükemmel göndermiş, ben de kendimi bilmek için aciz görünmemeliyim.
ŞABAN SÖZBİLİCİ
18.09.2013 00:00:00
-
1
Bekir Büyükkurt Türkiye Birincisi Oldu
-
2
Restorasyonu Tamamlanan 5 Camii Daha İbadete Açıldı
-
3
Pusula Maraş’tan Gençlere Ramazan Temalı Ödüllü Fotoğraf Yarışması
-
4
BAŞKAN AKPINAR: “12 ŞUBAT RUHU, ASRIN FELAKETİNDE YENİDEN DİRİLDİ”
-
5
Kahramanmaraş Hızlı Tren Ağına Entegre Ediliyor
-
6
KMTSO Başkanı Buluntu’dan 12 Şubat Mesajı
-
7
"Kurtuluş Ruhu" 106. Yılında
-
8
KSÜ’de Deprem Şehitleri İçin Mevlid-i Şerif Programı ve Anma Töreni Düzenlendi
-
9
Kahramanmaraş’ta CHP TBMM Grup Toplantısı Yapıldı
-
10
Türkoğlu’nda kar seferberliği vatandaştan tam not aldı
-
11
Görgel: “Tarihi Kapalı Çarşı’mızın Restorasyonu Tamamlanıyor”
-
12
Kırmızı Yelekliler Derneği'nden Kahramanmaraş ziyareti

