Perşembenin gelişi çarşambadan
belli olur derler. Çünkü perşembe de çarşambanın yüküyle devam edecektir
yoluna.Yeni sorunlar çakmasa da 2013 ten devredenler bile bizi epey
uğraştıracaktır. Dışarıda ise İslam dünyasında 2014 e içler acısı halde,
huzursuz olarak giren ülke sayısı oldukça fazla.
Batı dünyası 2014"e bize göre
çok çok iyi durumda girmektedir. Geçmişten devam eden krizlere rağmen dimdik
ayakta durmalarının en büyük sebebi, oturmuş devlet düzenlerine ve halkının demokrasiyi
özümsemesine bağlamaktayım.. Dağılan koskoca Sovyetler Birliğinden kurulan yeni
ülkelerde bile, bir tane anarşi içinde devlet bulamazsınız. Ekonomik kriz,
fakirlik, işsizlik had safhada olmasına rağmen, hükümet krizleri olmamaktadır.
Ne yazık ki, dünyada
düzenleyici rol üstlenmiş süper güç ABD ise bir türlü İslam ülkelerine huzur
getirememektedir. Kurtarıcı olarak girdiği ülkelerden dahi çıkarken, eskiye
rahmet okutmaktadır.
İslam ülkeleri içerisinde,
gelişmekte olan ve durumu da iyiye giden sadece Türkiye"den söz edebiliriz. Ama
ne yazık ki, bizim başımız da az bulutlu değil. Bu bulut, 2014 yılında dağılacak gibi de değil. Bu bulutun
dağılması tamamen ekonomik güce ve milli birliğimizin bütünlüğüne bağlıdır.
Öyleyse, şu giden ekonomiye takoz koymamak şartıyla, tarihi devlet tecrübemize
güvenmekten başka yapacak bir şey de, yok sanırım.
Ülkemizde 2014"te yapacağımız
en önemli iki şeyden biri, atılmış yanlış adımlardan geri dönülüp, fitne
fesatlardan kurtulmalı, diğeri de Güneydoğumuz, dikenli bahçelikten arındırılıp
gül bahçesine döndürülmelidir.
Milletçe uyanık olmak
zorundayız. Hatırlanmalıdır ki, eski soğuk savaş dönemi metodolojisi, bu gün,
sömürü düzeninin devamı için kullanılmaktadır. Alttan alta karıştırarak,
kardeşi kardeşe vurdurmakta, ortada düzen namına bir şey bırakmamaktadır.
Dolayısı ile de, muhanete muhtaçlık doğmaktadır.
Yine de, 2014 yılındaki bu ilk yazımda, hepinize
sağlıklı ve huzurlu bir yıl, milletimiz ve devletimiz için de barış ve kalkınma
dileğiyle, gelecekten ümitvar olalım derim.