Nerden Nereye

Çizeceğim Kahramanmaraş profili 1955-1960"lı yılların Kahramanmaraş"ı… Mümkün olsa da bu günün genç kuşaklarını, kurgu filmlerde olduğu gibi zaman tünelinde o yıllara taşısak. Kentin yerleşim sınırları şöyle: Batıda Kısıkkaya"dan ötede bir şey yok. Çoklukla Ermenilerden kalan ve mübadillere verilen bağ ve zeytinlikler var. Güneyde Arasa Camii ve Şeyhadil Çeşmesinden sonra kabristan bulunuyor. Doğuda Atoluğu, ve Abdallar Mahallesi ve Kümbet camiinden sonra bahçeler yer alıyordu. Kuzeyde de oldubitti askeri kışla bulunmaktaydı.

Bütün dereler açıkta çağlayarak akardı. Üzerlerinde: Cirlok, Haznedarlı, Çiçekli, Çukuroba, Çukur Değirmen gibi su değirmenleri bulunurdu. Atamayla gelen belediye başkanlarından Hasan SukutiTüker zamanında Pınarbaşı Kaynak suları kısmen Terkos sistemine alınmıştı. Mahallelerin suları tonozla taşınırdı. Aşünik tepesinden cazibeyle taşınan bir miktar suyla salyangoz hidro elektrik santrali çalışırdı. Ancak 2 megavat gücündeydi. Çocuk bahçesine ve vali konağını aydınlatmaya yeterdi.

Süt yoğurt ihtiyacının karşılanması için evlerde inek, manda beslenirdi. Mahallelerden otlatılmak için ovaya sürülen sürüler çıkardı. Çöplerimiz iki tarafında sandıklar bulunan merkeplerle toplanırdı. Sonra da akan derelere boca edilirdi.1946 da CHP milletvekili, sağlık bakanı Kemali Bayazıt zamanında, çeltikçilerden toplanan bağışlarla yapılan devlet hastanesi şehrin kuzey batısında bir ben gibi dururdu. Bu dönem rahmeti belediye başkanımız, Ali Kısakürek dönemidir. Ana arterde çalışan kırmızı iki belediye otobüsü vardır. Sert Hüseyin ve Ahmet Usta kullanırlardı. Şehirlerarası otobüs çalışan iki garaj vardı. Bunlar Kurtuluş ve Aras garajlarıydı.

Çifçi ailelerden; Kösenazarlar, Kamıllar, mübadillerden Abdurrahman amcanın sayısız öküzleri vardı. Tarım bütün bütün karasabanla yapılırdı. Traktör hak getire yoktu. Kentimizde hekim olarak: Sait Emirmahmuroğlu, Cevdet Karakız, Ali Köker, Emrullah Çuhadar ve Emin Karpuzoğlu ‘undan oluşan beş hekim vardı. Eczane olarak da Lutfi Köker ve Aslan İspir"in eczaneleri vardı.

Şehrin topu topu 15 mahallesi vardı. Nüfusu da  30.000 civarındaydı. Memurun dışında şehirde yerli nüfus dışında, sonradan iskân olmuş nüfus yoktu. Bir kaç göbek sonra herkesin birbiriyle akrabalık bağları ve sıhriyetleri söz konusuydu.

Bu tarihi yolculuğu niçin yaptığımıza gelince? Aradan geçen 54 yılda, bu kentte nelerin değiştiğine, hangi mesafelerin alındığına kıyas yapmak içindir. Aradan geçen bu süreçte kentin nüfusu beş yüz bine dayanmış. Mahalle sayısı yüzler civarında. Kentteki müteşebbislerin sayesinde, oluşan sanayi beraberinde göçleri ve varoşları oluşturmuş. Kent, bir batı yönünün dışında, gecekondularla kelepçe altına alınmış. İnsanların gördükleri şeylere sahip olma duygusu, sosyo ekonomik durumun değişmesi, insanlarda sair kentlerdeki iyileşmelerin bizde de olması arzusunu doğurmuş. Ancak elde olan bizde oluşmamış.1989 da muhafazakâr, milli görüş, şehircilik anlayışına egemen olmuş. Geçmiş 54 yıllık sürecin 25 yılı bu haletle kent yönetimi gerçekleştirilmiş. Bu süreç kesintisiz devam etmiş. Ortalama insan ömrünün 65 yıl olduğunu var sayarsak bu 25 yıl az zaman değil…1989 da Ali Sezal"la başlayan bu süreç, asıl ereği milletvekili olmak olan Hanefi Mahçiçek"le devam etmiş.2002 de amacına ulaşmış. Bu arada belediye meclisince belediye başkanı seçilen Mustafa Poyraz beyle Karasu"yu paylaşamamışlardır. Oysa DSİ"nin yasal olarak nüfusu 300 bin olan kentlerinin içme suyunu getirmek yasal zorunluluk olması nedeniyle, DYP iktidarı döneminde Ayvalı Barajı"nın ihalesi yapıldı ve temelleri atıldı. Bunda büyük gayreti DYP milletvekili Selaheddin Karademir gösterdi. Ancak iktidar değişikliği ile inşaata ödenek tahsisi yapılmadı. Alel acele Karasu gündeme taşındı. Şu an Ayvalı"nın suyu da şebekeye bağlandı. Eski Gaziantep belediye başkanı Celal Doğan"ın ifadesiyle bu israfa yönelik harcamanın vebali artık kimin boynuna kalır bilemiyorum?

2004 ve 2009 yıllarında yapılan mahalli idareler seçiminde tekraren Mustafa Poyraz Bey belediye başkanı seçildi. Halkımızın tercihi bu yoldaydı, saygı duymak gerekir. Belediye meclisinde muhalefet yoktu. İşleyişin çok akıcı olması gerekirdi. Ancak Mustafa Poyraz Bey yalnız adamları oynadı. Ne hikmetse bu denli çoklukta bir elit katrooluşmadı. Mustafa poyraz beyin hasbiliğine karşı yakın çevresi hasbi davranmadı. İnkılâp denilecek hizmetler yerine, rütin hizmetler görüldü. Dağ sıçan yumutladı. En çok üzüldüğüm uygulamalardan biri de eski oto garın satışında yaşananlardır. O, günkü encümen 16 trilyona satarsak büyük başarı elde ederiz derken Piazzanın yeri 53 trilyona satıldı. Bu rakam dudak uçuklatacak bir rakamdı. Sıcak bir paraydı. Şehircilik adına neler, neler yapılırdı. En azından kent içi toplu taşımacılıkta raylı sistemin izleri belirlenebilirdi, olmadı. O meclisin bu konuda çok büyük vebali var. İçtenlikle söylüyorum o meclis samimi olup, Mustafa Poyraz beye gerçek destek verselerdi kentimiz sıradan hizmetler yerine çok büyük hizmetler kazanabilirdi.

Şimdi eğer bu halet devam etsin diye kentimizin insanı bir tercih yaparsa, o zaman yandık. Yep yeni bir mevzuat, meclis dünkü meclis olmayacak, acemi, deneyimsiz bir baş, çok süprizler yaşayacağız. Dimyata pirince giderken evdeki bulgurdan olacağız.

Oysa fırsar bir düşer, yiğit bin yaşar. Fırsat Kahramanmaraşlının kendi öz evladı tarafından ayağına getirilmiş. Tahir hoca; deneyimi, kariyeri, projeleri, sempatisiyle Kahramanmaraşlının gönlünde taht kurdu. Kahramanmaraş bu kez yola Tahir Hoca kaptanlığında devam etmek azminde ve kararlılığında gözüküyor. Önemli olan, bizden sonrakilere; daha huzurlu, daha mutlu, daha donanımlı bir kentte yaşatmak ve bırakmaktır. Bizler; bir Konyalının, bir Gazianteplinin, bir Kayserilinin hak ettiklerini hak etmiyor muyuz? Kimsenin de kapı kulu değiliz. Kayıtsız şartsız onca zamandır destek verdiğimiz, nankör insanlara gerekli dersi vermeliyiz. Artık yeter demenin zamanı geldi, sırtımızdan insinler. Gölge etmesinler başka ihsan istemiyoruz. İkramlarından aciz olduk, pancarları zayii olmasın.30 Marta çok az bir zaman kaldı. Oyumuza sahip çıkıp o gün görevini yapmanın esenliğini yaşayacağız.


ÖMER BAYDEMİR

22.02.2014 00:00:00


BAŞKAN AKPINAR: “12 ŞUBAT RUHU, ASRIN FELAKETİNDE YENİDEN DİRİLDİ”

Kahramanmaraş Hızlı Tren Ağına Entegre Ediliyor

KMTSO Başkanı Buluntu’dan 12 Şubat Mesajı

"Kurtuluş Ruhu" 106. Yılında

KSÜ’de Deprem Şehitleri İçin Mevlid-i Şerif Programı ve Anma Töreni Düzenlendi

Kahramanmaraş’ta CHP TBMM Grup Toplantısı Yapıldı

Türkoğlu’nda kar seferberliği vatandaştan tam not aldı

Görgel: “Tarihi Kapalı Çarşı’mızın Restorasyonu Tamamlanıyor”

Kırmızı Yelekliler Derneği'nden Kahramanmaraş ziyareti

AKOM’dan Yağmur ve Kar Uyarısı

Ülkü Ocakları'ndan Anlamlı Destek

Başkan Gül'den YENAD'a Ziyaret

Başkan Çetinkaya’dan Gazetecilere Anlamlı Buluşma

KMTSO Başkanı Buluntu’dan 2025 yılı değerlendirmesi

Zuhal Karakoç’un 2025 Performansı

KSÜ Rektörlüğüne Prof. Dr. Mahmut AK Atandı

Başkan Muzaffer Çil, yeniden adaylığını açıkladı