25.02.2014 günü, öğrencim olmasından
onur duyduğum, Prof. Dr. Tahir Akgemci"nin
Kahramanmaraş Büyük Şehir Belediye Başkan adayı olarak, Pınarbaşı Paşam Düğün
Salonunda etkinliği varmış. Davetine icabet etmek için, akşam haberlerini
izledikten sonra, bin bir karmaşık duygularla oraya intikal ettim. Aman
Allah"ım nasıl bir ülkede yaşıyoruz? At izi, it izine karışmış. Koca, koca bakanlar,
evlatları gırtlaklarına kadar yolsuzluğa bulanmış. Vazgeçilmezimiz, yargı,
tepeden tırnağa itham ve töhmet altında
Can ve mal güvenliğimizin güvencesi
polisimiz, bütün, bütün güvenilirliğini yitirmiş. Rüşvet, kayırmaca, haksız
kazanç, gayri meşru hayat, uyuşturucu bağımlılığı ilkokullar düzeyine inmiş
olması gibi hususlar başını almış gitmiş
Toplumun en saygın kişileri olması
gereken din adamlarımız siyasetin çirkefine bulanmış, bütün saygınlıklarını
kaybetmişler. "İslamiyet"te ruhban sınıfı yoktur." Sözünü kim söylemişse ne
isabetli tesbit yapmış. Yüce dinimiz kaynak eserlerde kalmış. Ben yaşım başım
itibariyle Ulu Camide, Zekeriyya Hoca ve Hafız Ali Efendi merhumların
vaizlerini dinleyerek büyüdüm. Onlarınvakarı, din adamı kimliği ne yüceydi.
Onun bir sözünü burada hatırlatmadan edemeyeceğim. Rahmetli; "Bu devirde ne
şeyh, ne de mürit olur."" diye buyurmuştu. Yanlışım varsa Allah affetsin. Ya bu
Kahramanmaraş"mızın hal-i pür melali neyin nesi?
Yukarıdaki halet-i ruhiyem,
yöremizin halk ozanı Karacaoğlan"ın şu dörtlüğünü hatırıma getirdi
"Karacaoğlan size bakar sevinir; - Sevinirken kalbi yanar köyünür; - Kımıldanır
hep derleri devinir; - Yas ile sevinci yıkışır dağlar
" Karacaoğlan gibi
ülkemin sorunlarına bakıyor karamsarlaşıp ümitsizliğe düşüyorum. Bütün bu
olumsuzluklar içinde Kahramanmaraş"ımız için ümit ışığı olan Tahir Akgemci"yi
görünce karamsarlığımın yerini sevinç seyyalesi alıyor. Teselli buluyor,
avunuyorum.
Bir dönem belediye meclisinde
bulunduğum için, Tahir beyin tesbitlerini, projelerini, niyetini daha iyi anlıyorum.
Bir bilim adamı olarak yaklaşımı: "Yüz proje, yüz gülen yüz."" Hepimizin içini aydınlatıyor.
Hırçın, kırıcı muhalefet yapmadan, Mustafa Poyraz Beyin, "Ben Kahramanmaraş
için her şeyi yaptım, eksik noksan bir şey bırakamadım."" Tarzındaki beyanına;
şu, şu eksikler var diyerek eleştiri yapmıyor. Bu konuyu, kişinin kapasitesi meyanında
değerlendirme yapıyor. "Varını veren, utanmamış."" atasözünde olduğu gibi
tesbitlerde bulunarak, yapıcı muhalefette bulunuyor.
Bu değerlendirmesini Mevlana
Hazretleri"nin Mesnevi"ndeki şu kıssayla örtüştürüyor.
Yoğun yağan yağmurdan sonra,
yuvasından çıkan karınca gezinirken, bir atın ayak izinden oluşan bir su
birikintisinin içine düşer. Kurtuluş için çırpınırken bir saman çöpüne tutunur
ve kurtulur. Kendince bir değerlendirme yaparak; derya, derya dedikleri bu olsa
gerek, değerlendirmesinde bulunur. Mistik bir kıssa da olsa, kıssadan hisse; başarı
kişinin yetenek ve say ve gayretiyle ilgilidir. Heva ve hevesle insanoğlu bir
yerlere gelemez. Fıtratında o karizmatik özelliklerin olması Tanrı vergisidir.
Bizler bu yerel yönetim seçiminde hevesli olanları değilde, bu formasyonu
taşıyanlar üzerinde yoğunlaşmamız gerekiyor. Parti taassubu ile haraket edersek
bindiğimiz dalı keseriz. Olacaklar da günahıyla, sevabıyla bizim eserimiz
olacaktır.
25 Şubat 2014 günü, Paşam
Düğün Salonunda 12 Şubat İlçesi için MHP"den belediye başkan adayı Yusuf Temizkan
ile Dulkadiroğlu ilçesi belediye başkan adayı Neslihan Koca Nergiz, yaptıkları konuşmalarıyla,
uyandırdıkları imajla, salondaki coşkulu kalabalığa gerekli mesajları verdiler.
Salondakiler şimdiden değişime inanmış idealist insanlar
Görülen o ki bir
kazaya uğranılmazsa Kahramanmaraş"ta bir nöbet ve görev değişimi yaşayacağız.
Bu süreçte Tahir beyin de Yusuf beyin de Neslihan hanımefendinin de işleri çok zor.
Zora talip oldular. Allah dost ve yaranları olsun. Bizlerin de hakkımızda
hayırlı olanı versin.