Solda Bir Ozan Âşık Mahzuni(2)

Mahzuni tıpkı diğer ozanlar gibi kendi halkının geliştirdiği medeniyetin, yaşayışın, tarihin, gelenek ve göreneğin, coğrafi konumun etkisi altında kalmış, bu atmosferde yaşamış, görmüş ve söylemiştir. Onun bir başka atmosferden, bir başka yoldan varmaya çalıştığı şey ise halkın mutluluğu, iyiliği, güzelliği, yoksulluğun bertaraf edilmesidir. Tüm yaşamını bencillik, aç gözlülük, kıskançlık ve sömürü esaretinden toplumun bertaraf edilmesine adayan Mahzuni, insanı sömüren, insanın yapacağı bütün işleri, eylemleri, atılımları alınyazısı ile sınırlandırıp durağan ve mazlum bir toplum oluşturmaya çalışan sermayeye karşı insanın değerini ayakta tutmak ve kapitalizmin sömürü yöntemini açığa çıkarmak için özgün şiirler söylemiştir:

Üreten biz, yaratan biz, ölen biz

Yoksul kalan, savaş yapanlar da biz

Olaylara kader diyenler de biz

Şu çarkı döndüren kuvvet bizim be

Bitmez kadere inandık

İnandık da ondan yandık

Hep şükürü biz öğrendik

 Bir Bey"de, şükür göreydim

Yoksulun sırtından doyan doyana

Bunu gören yürek nasıl dayana

Yiğit muhtaç olmuş kuru soğana

Bilmem söylesem mi söylemesem mi?

 Aşık Mahzuni zihni rahatsız eden her türlü yükün, her tülü acının, toplumun enerjisini tükettiğini bunun da görmezlikten gelinemeyeceğini vurgular. O, Bütün yaşamı boyunca insanın değerinin nasıl korunacağı sorusunu sürekli omuzlarında taşıyan bir ozandır. bir şiirinde şöyle söyler:

İnsanı insandan farklı bilmedim

İnsanları farklı farklı görmedim

Mahzûni, yaşamı boyunca, insan ruhunun özgürlüğünü, din, dil, renk ayırımı gözetmeksizin bütün insanların eşit olduğunu, insan denen varlığın yüceliğini savundu. Onun için de, aynı kökten, aynı hücrelerden gelen insanların savaşmalarına, birbirlerini öldürmelerine, kin ve nefret gütmelerine bir anlam veremedi:     Dinli dinsiz insandır

Boş yere akan kandır

Bu kök bu ağaçtandır

Dallar birleşin

 Aşık Mazuni insanı bu evrende dünyanın ortasında, bütün zevkini ve güzelliğini gösteren muhteşem bir tasvir olarak göstermek ister. O"nun şiirlerini ve şiirlerindeki söylediği insanlıkla ilgili sözlerini okuduğunuz zaman bu tespiti görmeniz çok da zor değil. Mahzûni"nin düşünce ve duyuşlarına temel olan insani değerlerdir. Ona göre insanî değerlerden kopuk bir insanı Hakka götürürken beyaz kefenlere sararak aklayamazsınız. Hakikat mertebesine ulaşabilmek, yetkin insan olabilmek için insani değerlerle mücehhez olmak, kefen yerine bu değerlerle sarılıp İlahi huzura varmak gerekir. İnsani değerlerle kefenlenerek Yüce Yaratıcıya vasıl olmayı O şöyle ifade eder:

Küçük vücuduma kefen istemem

Varsa insanlıkla sarsınlar beni (devam edecek)


M. KEMAL ATİK

4.09.2014 00:00:00


Bekir Büyükkurt Türkiye Birincisi Oldu

Restorasyonu Tamamlanan 5 Camii Daha İbadete Açıldı

Pusula Maraş’tan Gençlere Ramazan Temalı Ödüllü Fotoğraf Yarışması

BAŞKAN AKPINAR: “12 ŞUBAT RUHU, ASRIN FELAKETİNDE YENİDEN DİRİLDİ”

Kahramanmaraş Hızlı Tren Ağına Entegre Ediliyor

KMTSO Başkanı Buluntu’dan 12 Şubat Mesajı

"Kurtuluş Ruhu" 106. Yılında

KSÜ’de Deprem Şehitleri İçin Mevlid-i Şerif Programı ve Anma Töreni Düzenlendi

Kahramanmaraş’ta CHP TBMM Grup Toplantısı Yapıldı

Türkoğlu’nda kar seferberliği vatandaştan tam not aldı

Görgel: “Tarihi Kapalı Çarşı’mızın Restorasyonu Tamamlanıyor”

Kırmızı Yelekliler Derneği'nden Kahramanmaraş ziyareti

AKOM’dan Yağmur ve Kar Uyarısı

Ülkü Ocakları'ndan Anlamlı Destek

Başkan Gül'den YENAD'a Ziyaret

Başkan Çetinkaya’dan Gazetecilere Anlamlı Buluşma

KMTSO Başkanı Buluntu’dan 2025 yılı değerlendirmesi