Tayyip Erdoğan hükümetleri ekonomik olarak Türkiye"yi belli bir çizgiye yükseltti. Ekonomik yükselişle birlikte bilimde, sanatta, sporda, sanayide yükselişler oldu. Bu yükselişler Tayyip Erdoğan"ın içindeki liderlik duygusunu okşadı ve Erdoğan Amerika, İngiltere, Almanya, Fransa, Rusya gibi dünyanın süper devletlerinin liderleri ile kendini bir görmeye başladı. Bu davranışı muhalifler tarafından panikle karşılanırken, sevenleri tarafından da olması gereken olarak görüldü.
Hakçası, Osmanlı gibi,
Selçuklu gibi dünya lideri olmuş bir geçmişimiz olunca Erdoğan"ın bu çıkışı
hoşumuza gitti. Davos"ta Ariel Şaron"a "van minit" çıkışıyla bütün
Müslümanların kalbini kazandı.
Davos"tan sonra neler
konuşuldu, neler düşünüldü?
Davos"tan sonra İsrail gibi
Amerika"nın himayesindeki bir ülkeye kafa tutmanın sonunda pek çok zarara
uğrayacağımız yazılıp konuşulurken, bir kısım insanlar da böyle bir çıkışın,
millet olarak ardına olmamız, gelecek sıkıntılar varsa Erdoğan"la paylamamız
gerektiği konusunda birleştiler. Evet, bu çok önemli bir çıkıştı, zarar
görebilirdik ama süper devlet olmanın yolu dikenliydi. Bu çıkıştan sonra bir
şekilde Erdoğan"ın ve Türkiye"nin burnu sürtülür beklentisi vardı. Ama öyle
olmadı
Hükümet de Türkiye de dimdik ayakta kaldı. İsrail Türkiye"den özür bile
diledi. Özür dilemesine nağmen Türkiye onlarla ilişkilerini askıda tutmaya
devam etti.
Bugün Tayyip Erdoğan Türkiye
Cumhuriyetinin Cumhurbaşkanıdır. Hem de şu ya da bu şekilde seçilmiş değil,
halkın oyu ile
Buradan da, Erdoğan"ın lider ülke olma fikrinin halk tarafından
desteklendiği düşüncesi çıkmaktadır.
Başlığımızda NATO"yu yazdık
ama hep süper devletlerden ve onların liderlerinden bahsettik. Aslında NATO
denilen güç, bu liderlerin elindedir. Özellikle de Amerika"nın elindedir. Yani
Erdoğan"ın aldığı tavır Amerika"ya olduğu kadar NATO"yadır. Hiç farkı yok
Birleşmiş Milletleri ve NATO"yu açıkça yermesi de bu yüzdendir.
Şu anda bulunduğumuz noktada
lider ülke yolundaki Türkiye ile Amerika ve birlikte hareket ettikleri süper
devletler arasında soğuk bir restleşme vardır. Şahsen bir takım yaptırımlar
bile bekliyordum ama olmadı. Şu anda Türkiye süper devlet olma yolunda hızla
ilerlemekte, karşısına çıkan fırsatları değerlendirmektedir. Kobani"ye
saldırmamız için her türlü baskıyı yapan batılı güçlere hükümetimiz direnmiş,
Türkiye"nin uydu devlet değil, tam bağımsız bir devlet olduğunu dünyaya altyazı
geçmiştir.
Ukrayna krizinden sonra
yalnızlaşan Rusya"ya (Amerika"ya ve yandaş ülkelere rağmen) kapısını açışı da
bu yüzdendir. Türkiye Cumhuriyeti tam bağımsız bir politika izlemektedir. Ben
bunları asla politik bir amaçla yazmıyorum. Bu hükümet gider başka hükümetler
gelir, ama bu politika izlenmeye devam edilmelidir. Türkiye gibi Müslüman bir
ülkenin süper devlet olmasına şiddetle ihtiyaç bulunmaktadır. Dünyanın politik
dengesi için bu şarttır.
Yorum sizin