Soy, Sop, Ruh Asaleti
Aday adaylarımızdan Serdar Erdoğanyılmaz bey, her platformda pozitif eğitimden, çağın bilimsel gerçeklerine vurgu yaparken, bunun insan kişiliğinin kazanımında tek başına yeterli olmadığına değinir. Pozitif bilimsel kazanımın yanında kişinin verasetle, kalıtım yoluyla geçmişinden kendisine intikal eden asaletin ve soyluluğun da vaz geçilmez özellik olduğuna değinir. Buna kanıt olarak yöremizdeki birçok atasözünü kanıt gösterir. Bunlardan bir kaçı: "Asılazmaz, balkokmaz. Darı unundan baklava, incir ağacından oklava olmaz. Katran kaynamakla olmaz şeker. İnsan yedisinde neyse,yetmişinde de odur. Oğlan dayıya, kız bibiye çeker. Otu çek, köküne bak.""AKP"nin aday adayı enflasyonunun yaşandığı bu dönemde temennim,Serdar beyin değindiği soy, sop asaleti de teammül yoklamasında göz önünde bulundurulur. Bu necip insanların bu karmaşa içinde fark ediliyor olmasıdır. Gerçi bu yoklamanın geçmişten esinlenerek söylenmeye, ciddiye alınmaya yönelik bir özelliği yok İş olsun, yasak savulsun kabilinden yapılıyor.
Burada benim vurgulamak
istediğim Yıldırım Ramazanoğlu beyin aday olmaması, ve Kahramanmaraş kamu oyundan
helallik dilemesidir. Yıldırım beyin
ailesi, soyadı kanunu çıktığında, bir kısmı; Ramazanoğlu, bir kısmı
Aras, bir kısmı da Oruç soyadını alan geniş bir ailenin nesebinden gelmektedir. Yıldırım beyin dedesi
Gövşen Hafızı iyi tanırım. Hem mahallelimiz hem de komşumuzdu. Hafız-Kurraidi,
iki gözü ama olan bu zat, mucize kabilinden Ku"an-ı Kerim" i çocuk yaşta dinleyerek hıfzetmiş. Uzun süre
Şıh Camii imamlığı yaptı
O tarihlerde
kentimizde hatimle teravih namazı
kıldıran tek isimdi. Bu secere sanırım Serdar
beye referans olarak yeter. Yıldırım
beyi birkaç toplantıda ve etkinlikte dinleme fırsatım oldu. Bilim adamı kimliği
ile dolu, dolu bir adam olduğu mesajını hemen insanlara telkin ediyordu. Vakarıyla da devlet terbiyesi almış olduğu her halinden
belli oluyordu. Ancak, mevcutların içinde yalnız adamı oynadı. Hiç birinde
tesanüt yoktu ki ortak bir projede
birleşip hizmet üretsinler. Paydaları bir türlü birleştirilemiyordu.
Tansu Çiller"in A takımından transfer edilen Mehmet Sağlam
,nev-i şahsına münhasır bir
politika izliyordu. Arkadaşlarından kopuk, trübünlere oynuyordu. Cemaatin hem genelde,hem Hanefi Mahçiçek stadyumunda kutladığı Dil Olimpiyatlarındaki aktivitesi görülmeğe değerdi. Yaşı, başı itibariyle
Türkiye Cumhuriyeti Devleti onu her
konumda taltif etti. Ramazanoğlu bey gibi içinde bulunduğu konumu idrak edip gençlerin önünü tıkamamalı. Adı, sanı
yokken tepeden inme gelen Mahir Ünal, parti
yönetiminde üst bir konumda olmanın
verdiği yetki-etki yi arkadaşları üzerinde vesayet sağlamada eğilimi gösterdi. Benim dediğim olur, gerisi boş haletiyle, kendi fil
dişi kulesinde politika üretti. Herkesin bildiği Sevde hanımefendi Erdem ağabeyin anısına hürmeten, bayan
kontenjan esprisinden kontenjan
olan bir isimdi. O da sessiz,vakur duruşuyla süresini doldurdu. Nevzat
bey zaten AKP"nin üç dönem
kuralı gereği kendisini pasifize etmişti. Neye,niçin politika
yapsın ki
Bu kural olmasaydı, deneyimlerinden yararlanılabilinirdi. Eğer
uzlet köşesine çekilir, kendini
soyutlarsa, içindeki ederjisi ölür, kendine yazık eder. Acemi Sıtkı
Güvenç daha neyin ak, neyin kara olduğunu
kavramadan dönemi bitti. Taşralı bir politikacıyı oynadı. AKP
milletvekilliğinde atraksiyonlar yapıp AKP
içinde kalıcı bir iz bırakamadı. Belki ağabeyinin lobisi yeniden kendine yeni ufuklar açabilir.
AKP"nin ölüsü, dirisi hepsi kökten aday
Ne var bu
milletvekilliğinde? Metal yorgunluğuna uğramış eski milletvekillerine ne
oluyor? Bu Kahramanmaraş sizleri de gördü .Allah"ınızı severseniz sizler geçmişte mevcutlardan farklı hangi hizmetleri gördünüz? Bari gölge
etmeyin. Yağlı ballı bir milletvekilliği emekliliği hak ettiniz. Yiyip içip
keyfinize bakın. Bizim göremediğimiz, hissedemediğimiz AKP iktidarında
ne dünya nimetler var ki diğer farklı siyasi partilerin lider
konumundakiler de aday adaylığı yarışındalar. Emekleri boşuna. AKP"nin
kendilerini özümsemelerini beklemesinler. Suya yazı yazıyorlar.
İşte,bu Babil karmaşasında Yıldırım bey ne yapsın?
Namık Kemalin deyimiyle; "Görüp ahkam-ı
asrı münharif sıtkı selametten, /Çekildik
izzet ü ikbal ile bab-ı hükumetten." Bu günkü Türkçemizle "Günümüzün doğruluktan ,esenlikten sapmış hükümlerini görerek, Şerefimizle
onurumuzla daha fazla kirlenmeden devlet
yönetiminden ayrıldık."" Diyerek
kenara çekildik. Doğrusunu da
yaptı. Kendisini kutlamak gerekir. Umarım
aday saptaması için kentimizde bulunan ankitörler yerel basını izleyip halkın napzını
tutuyorlardır.
ÖMER BAYDEMİR
28.02.2015 14:31:54
-
1
Bekir Büyükkurt Türkiye Birincisi Oldu
-
2
Restorasyonu Tamamlanan 5 Camii Daha İbadete Açıldı
-
3
Pusula Maraş’tan Gençlere Ramazan Temalı Ödüllü Fotoğraf Yarışması
-
4
BAŞKAN AKPINAR: “12 ŞUBAT RUHU, ASRIN FELAKETİNDE YENİDEN DİRİLDİ”
-
5
Kahramanmaraş Hızlı Tren Ağına Entegre Ediliyor
-
6
KMTSO Başkanı Buluntu’dan 12 Şubat Mesajı
-
7
"Kurtuluş Ruhu" 106. Yılında
-
8
KSÜ’de Deprem Şehitleri İçin Mevlid-i Şerif Programı ve Anma Töreni Düzenlendi
-
9
Kahramanmaraş’ta CHP TBMM Grup Toplantısı Yapıldı
-
10
Türkoğlu’nda kar seferberliği vatandaştan tam not aldı
-
11
Görgel: “Tarihi Kapalı Çarşı’mızın Restorasyonu Tamamlanıyor”
-
12
Kırmızı Yelekliler Derneği'nden Kahramanmaraş ziyareti

