CHP Genel Başkan Yardımcılarından Haluk Koç TV ekranlarında seçim barajı için bir açıklama yaptı. Seçim barajının kaldırılması veya makul seviyeye indirilmesi teklifini yaptı.
İlk
bakışta bu açıklamanın özgürlükçü bir temeli olduğu sanılır.
Hatta
Sayın Haluk Koç"u dinleyenler, "Ne kadar özgürlükçü bir konuşma" diyeceklerdir.
Seçim
barajı kaldırılsa da kaldırılmasa da CHP belli sayıda sandalye kazanacaktır,
yine ana muhalefet partisi olacaktır, olsa olsa beş on milletvekili eksik
çıkaracaktır. Aslında seçim barajı kaldırılsa sandalye sayısı açısından CHP
biraz zararlı çıkacaktır. Sokaktaki vatandaş Haluk Koç"un seçim barajının
kaldırılması ya da makul seviyeye indirilmesi teklifini duyunca bunun bir
özveri olduğunu düşünecektir.
Aslında
durum öyle değil
Siyasi
demeçleri doğru okumak lâzımdır
CHP"nin
burada, HDP"nin seçim barajına takılacağına, parlamentoya giremeyeceğine
üzüldüğünü mü sanıyorsunuz? Bir siyasi parti, diğer bir siyasi partiyi neden
savunsun? Onun tabanına oynayarak kendi tabanını genişletmeye çalışacağına
neden seçim barajının düşürülmesini teklif ederek, hem de kendi sandalye
sayısının azalacağını bile bile bu teklifi dillendirsin? Burada bir incelik yok
mu?
Var
elbette
Bir
defa, CHP bu teklifin Davutoğlu tarafından ciddiye alınmayacağını, yani barajın
devam edeceğini, dolayısıyla kendi partisinde barajdan dolayı sandalye
sayısında bir eksiklik olmayacağını bilmektedir.
İkinci
olarak, seçim barajını düşürme manevrası, AK Partinin sandalye sayısının düşürülmesi
manevrasıdır ki bu çok önemlidir. AK Parti eğer 400 milletvekili çıkarırsa hem
anayasayı değiştirecek hem de başkanlık sistemine geçilecektir. CHP şöyle
düşünmektedir: "Tek biz beş on milletvekili esik çıkaralım ama AK Parti 400
milletvekili çıkarmasın."
Siyasi
demeçleri doğru okumak lâzım
CHP
özgürlükçü olmakla övünen bir partidir. İhtilal anayasasının değiştirilmesi
özgürlükler açısından çok önemlidir. Öyleyse, özgürlükçülüğü kimselere
bırakmayan CHP, anayasanın yeniden yazılmasını neden istemiyor? Hadi başkanlık
sistemi konusunda jetonları düşmedi diyelim. Anayasa değişikliğini neden
istemiyorlar?
Bu
"istemezük"ler partilerinin çıkarı içinse bir şey demem
Ama
anayasa değişikliğini İsrail ve ABD"nin de istemediğini biliyoruz. Şu anda kendileriyle
adı konmamış bir tür savaş yaşanan bu ülkelerle aynı konuda birleşmek nasıl
izah edilebilir acaba?
Satır
aralarını doğru okumamız lâzım.
Aksi
halde madalyonun öteki yüzünü göremeyiz.
Yorum
sizin