Sûfiler Hz. Peygamberin "Fakirliğimle iftihar ediyorum" hadisini bir düstur olarak benimserler ve yaşamlarınını buna göre şekillendirirler.Sûfilere göre buhadis İslam Peygamberinin bütün yaşamını mütevazi ve yoksul bir şekilde geçirdiği ve Peygamberlik misyonunun son yıllarında sahip olduğu büyük kudret ve artan zenginliğin onun alışkanlıklarındaki sadeliği değiştirmediğini yansıtmaktadır.Öyle ki Hz. Peygamber zenginliği değil fakirliği tercih etmiştir. Onun hayatına yön veren duası şöyleydi : " Ya Rabbi! Beni fakir olarak yaşat, fakir olarak öldür ve fakirler arasında haşret". Onun bu duasına sebep olan da şu haberdi : " Hesap gününde Yüce Allah meleklere buyuracak : " Sevgili kullarımı bana getirin"; o zaman melekler soracaklar, o kullar kimlerdir Rabbimiz? Yüce Allah " fakir ve muhtaç kullarımdır " diyecek.(Bkz.,Hucvîrî, Keşfu"l-Mahçûb)
Kur"an"da dünyevi mal biriktirip de onu
paylaşmayanları Allah"ın sevmediğine dair pek çok ayet vardır. Bir tanesi
şöyledir: " Bilmiş olun ki, bu dünya hayatı ancak bir oyun ve bir eğlence, bir
süs ve aranızda bir övünme, mal ve evlat edinme yarışından ibarettir"(Hadid/57:20)
Hz.
Peygambere göre zenginlikler az sayıda insana Allah tarafından bir üstünlük ya
da lütuf işareti olarak verilmiş değil,
bilakis imanlarının gereğini yerine getirip getirmediğini kendilerine
göstermek içindir. Nitekim kur"anbunu şöyle
ifade eder: "Bir kısım insanlaraimtihan
için dünya hayatının ziyneti olarak verdiğimiz ve faydalandırdığımız şeylere
sakın göz dikme".(Tâha /20:131)
Evet,
servet iki günahı ortaya çıkarır: Bencillik ve gayri meşru yaşam.İşte Hz.
Peygamber buna dikkat çekmiş ve şu olayı ümmetine nakletmiştir: "Allah Teâlâ
bana hazinenin anahtarlarını gönderdi de şöyle dedi : " Bunlar yeryüzündeki
hazinelerin anahtarlarıdır. Kıyamet gününe kadar; Hem altın hem gümüş olan bu
hazineler senindir. Kıyamet gününe kadar bu hazinelerin içinde yaşayabilirsin
ve bu senin için Allah katında ayrılanı azaltmayacaktır." Hz. Peygamber, bunun
Allah"ın bir imtihanı olduğunu görerek, kendisine sunulan zenginlikleri şu
sözleriyle cevap verdi: " Açtım ama şimdi tokum".( Bkz.,Harriz, Kitabu"s-Sıdk)
Müslüman, daha fazla mal edinmeyi, daha fazla
özgür olmayı, daha fazla lüks yaşamayı, daha fazla rahat ermeyigaye edinirse
servetinin, duygularının, arzularının esiri olur.Servetini yaşamının tanrısı
olarak görür.Sonuçta düşüş ve çöküş başlar. Mal varlığıyla ilgili endişeler,
sorunlar baş gösterir.Böylece hem dünyası hem ukbâsı yıkılır.