Halk Otobüsleri duraklarda yaşlıları gördüler mi durmadan kaçmışlardır. Doğrusunu da konuşmak, yazmak gerekirse ki, gerekir.Halk otobüsleri kaçmalarında haklı olmuşlar. Ne yazık ki, kurunun yanında yaşlarda zarar görmüşlerdir. Örneğin gazeteciler de,gaziler de yararlanamaz olmuşlardır. Aradan geçen 6 ay yada daha fazla bir süreden sonra, otobüslere kart basacak makineler konmuş, 65 yaşlılara Belediyeler tarafından Kahramankartlar verilmiştir. İşte bu arada hangi sivri akıllıdan çıkmışsa, gazetecilerin sarı basın kartları da 65 yaş kartı gibi muamele görsün istenmiş, onlar da 65 kartı kullanmaya mecbur tutulmuşlardır. Bu bence Belediyenin kartını Başbakanlık kartından üstün görme gibi bir şey olmuştur. Türkiye"nin hiçbir yerinde böyle bir uygulama olduğu söylenmemektedir. 65 yaş kartı binlerce belki de Büyükşehirlerde yüzbinlercedir. Başbakanlıktan müddeti dolan gazetecilere verilen ve de 20 yıldan sonra hakkederek ölünceye kadar geçerli olan sürekli kartlarlaberaber tamamının sayısı örneğin bizde yani Maraş"ta ancak, 30 yada 50"dir. Sizin bu uygulamanız "Başbakanlık"ın kartı cebinizde dursun siz bizim kartımızı kullanın" demek oluyor. Kahraman kartınızı Başbakanlık kartından üstün görmek olmuyor mu?Oysa ki, Başbakanlık kartı Dünya"nın ve Türkiye"nin her tarafında geçerlidir. Ben Kahraman kartını almadığım için şoförlerinizden bir kısmı beni gördüler mi, halk otobüslerinin 65 yaşlılara daha önceleri yaptıkları gibi arabalarını kaçırıyorlar. Ben de; "doğrusu iyi eğitilmişsiniz" diyor paramla dolmuşla gidip geliyorum. Sanırım onlar da; vaktiyle İlin Valisi İbrahim Öztürk"ü Van"a sürgün ettiren Demirkırat devrinin Kadıoğlusuna "Kadıoğlu kanunu bu memleketten ne zaman kalkacak?" diye yazmam üzerine "bana bulaştırılmak istenen "komünistlik" sözüne inanıyorlar da mı kaçıyorlar" diye düşünüyor, o vedeo fikirde olanların topunu cehaletin artıkları olarak görüyorum.
Not: Haftalarca alamadığım randevünüzü alabilseydim bu konuları yüz yüze konuşacaktık, yüz yüze konuşamayınca kusura bakmayın kalemle konuşmaya mecbur kaldım.