DEMOKRASİNİN NERESİNDEYİZ?

Eski yıllara göre demokraside bir hayli yol aldığımızın farkındayım. Biz o yılları yaşamadık ama tek parti dönemindeki demokrasi düşman başına… 50"li yıllardan sonra demokrasi denilen idare şeklini yavaş yavaş kanıksamaya, özümsemeye başladık. Türk milleti demokrasiyi çok zor özümsedi. Hâlâ da özümsedi denemez.

Demokrasinin en yoğun yaşanıyor olması gereken yer hiç kuşku yok ki TBMM"dir. O çatı altındaki partilerdir. Milletin seçip gönderdikleri milletvekillerinin demokrat olmalarını bekleriz. Özellikle de parti liderlerinin örnek demokratlar olmasını bekleriz.

Bu bizim hakkımız…

Ama ne var ki Türkiye"de demokrasi tam anlamıyla oturmadığı için, her işimiz gibi bu da maalesef yarım yamalak.

Şimdiki liderler ve şimdiki vekiller için değil ama benim gözlemlediğim çok eski yıllardan bu yana partilerde lider despotluğu vardır.

Maalesef durum hâlâ böyledir.

Hiçbir partide hiçbir vekil parti liderinin düşüncelerine muhalif fikir beyan etmez, edemez. MKYK gibi parti meclislerinde nasıl davranıldığını bilemiyorum. Oralarda da aykırı fikirler ortaya atıldığı kanaatinde değilim. Lider ne derse o doğrudur ve o doğrultuda konuşulması gerekir…

İlke budur…

Böyle yapmayan ne olur? Derhal Parti Disiplin Kuruluna verilir, sonra da bir daha aykırı konuşmamak üzere ya cezalandırılır ya da partiden ihraç edilir.

Bu örnekleri A partisinde B partisinde onlarca defa gördük, şahit olduk.

Birkaç gün önce de benzer bir iki olaya şahit olduk.

Doğrusu bu değildir…

Doğrusu; aykırı konuşan vekil dinlenir, olay partinin yetkili kurullarında tartışılır, "Biz şöyle yapmalıyız" diye bir senteze varılır. Belki lider hatalı da o vekil doğru söylüyor?

Lider elbette ki akıllıdır, deneyimlidir, karizmatiktir, bilgedir, o kitle seçmenin vebali evvela onun omuzlarındadır ama o da bir insandır, hata yapabilir. Aykırı konuşanları derhal Disiplin Kuruluna vererek cezalandırmak veya partiden ihraç etmek demokrasinin içinde bir şey olmasa gerek. Bu şekilde davranılan partilerde özgün fikirler ortaya çıkmaz. Bu da milletin zararına olur.

Biz yazımızda sadece TBMM"ni irdeledik, diğer kamu kurum ve kuruluşları, hatta özel firmalarda durum nedir derseniz, çok da farklı değil derim. Neredeyse bütün kamu kurum ve kuruluşlarında durum Meclistekinin bir benzeridir. Özel işyerlerinde çok da farklı olduğu kanısında değilim.

Peki biz demokrasinin neresindeyiz?

Bu tutum milletimize ne kazandırır ne kaybettirir?

Ne yapmalıyız?

Bir ucundan başlamalıyız…

Yorum sizin…


HACI ALİ ÖZTURAN

22.06.2015 10:25:03


Bekir Büyükkurt Türkiye Birincisi Oldu

Restorasyonu Tamamlanan 5 Camii Daha İbadete Açıldı

Pusula Maraş’tan Gençlere Ramazan Temalı Ödüllü Fotoğraf Yarışması

BAŞKAN AKPINAR: “12 ŞUBAT RUHU, ASRIN FELAKETİNDE YENİDEN DİRİLDİ”

Kahramanmaraş Hızlı Tren Ağına Entegre Ediliyor

KMTSO Başkanı Buluntu’dan 12 Şubat Mesajı

"Kurtuluş Ruhu" 106. Yılında

KSÜ’de Deprem Şehitleri İçin Mevlid-i Şerif Programı ve Anma Töreni Düzenlendi

Kahramanmaraş’ta CHP TBMM Grup Toplantısı Yapıldı

Türkoğlu’nda kar seferberliği vatandaştan tam not aldı

Görgel: “Tarihi Kapalı Çarşı’mızın Restorasyonu Tamamlanıyor”

Kırmızı Yelekliler Derneği'nden Kahramanmaraş ziyareti

AKOM’dan Yağmur ve Kar Uyarısı

Ülkü Ocakları'ndan Anlamlı Destek

Başkan Gül'den YENAD'a Ziyaret

Başkan Çetinkaya’dan Gazetecilere Anlamlı Buluşma

KMTSO Başkanı Buluntu’dan 2025 yılı değerlendirmesi