Vatandaşı Anlayabilmek

Nice insanlar bilirim halk ile beraber oldukları halde onları anlayamazlar, aynı evde yaşadıkları halde çocuklarını anlamayan/anlayamayan anne babalar gibi. Ya da halk onları anlamaz anne babalarını anlamayan çocuklar gibi; ya sorunları farklıdır, ya da biri diğerini ilgilendirmiyordur. Bunlar aile olduklarını söyleseler de birlikte yaşarlar sadece!

Bilmiyorum, belki de anlamak istemezler birbirlerini, daha da çok büyükler küçükleri, bu yaşça da olur, makamca da!

Ben, bulduğum zaman halkı dinlemeyi severim, onları anlamaya çalışırım. Pazar yerine gidip, gördüğü her insanın elini sıkmayı, iş yerlerine girdiği ile çıktığı bir olacak şekildeki anlamsız ilişkilerin niye yapıldığını yorumlamayı bile zaid sayarım. Çünkü bir anlamını da kârını da görmedim bunların. Buna ziyaret denmeyeceği için ilişki dedim. Aslında ilişki kurmak değil bu davranışlar; kimilerinin dediği gibi yasak savmaktır belki de!

Geçmişte, bizi etkili, yetkili zannettiği, ya da aracı olmamı istediği için bir Pazar Yerinde, emekli olduğunu söyleyen vatandaşımız, maaşların yetmediğinden yakınmış ve konu ile ilgilenmemi istemişti. Ben de Milletvekillerinden birini arayıp bana söyleneni, adamın yanında ona aktarmıştım. Başka ne yapabilirdim ki, tabir yerindeyse benim etim ne, budum ne! Ben istedim ki milletin vekili, milletinin sıkıntısını bilsin ve onu bir dinlesin, durumundan haberdar olsun. Aldığım cevap kalsın! Belki de cevap verememe korkusu vardır bu durumlarda, çünkü vatandaşlar öyle okkalı sözler söylüyorlar ki sormayın, belki de adamlar bu yüzden haklı! Bugün olsa o emekli vatandaşımız daha ne derdi, yakınması nasıl olurdu acaba, o da işin ayrı bir tarafı!

7 Haziran seçimlerinden kısa bir süre önce Malatya"da zorunlu olarak birlikte olduğumuz birisini dinlemiştim; adam deşarj olacak bir ortam ararmış da kimsenin haberi yokmuş. Madencilik işi yaptığını söyleyen o kişi, yaşadıklarını peş peşe sıralayınca ülkemizde ne kadar ezbere işler yapıldığını anlamaya çalışmıştım.

Değişen Belediyeler Yasası ile uygulamada bazı zorlukların yaşandığını bir toplantı bitiminde Müsteşar Vekiline aktardığımda, "Siz bunları yazıya dökün, bize gönderin, tekrar değerlendirelim." demişti, beni dinlediği için mutlu olmuştum, yapılan işlerin tam anlamıyla değerlendirilmediği içinse üzülmüş ve hayıflanmıştım!

11 Ağustos 2015 tarihi itibarıyla bir süre beraber olduğum bir esnaf kardeşimizin anlattıkları, birçok yöneticinin bildiklerinden farklı yorumlardı. Kendisine de söyledim; "Bu konuştuklarınızı, bir yazı konusu yapar, gazetede yayınlatabilirim." diye. Seslenmedi, ancak; "Bizi de bir anlasınlar, büyüklerimiz." diyebildi.

Bana göre demeyeceğim, çünkü çok farkında olarak konuşuyordu o kardeşimiz. "Zaten aksak topal giden eğitim işinden pek umudum kalmadı. Artık bizim durumumuzda olanların çocuklarının bundan sonra üniversite okuması bana göre bitti." dedi mesela. Devam etti sonra da; "Güçlü olanalar bir şekilde çocuklarına ekstradan, bakanlığın haberi bile olmadan yine eğitim aldıracaklar, belki buna göz yumulacaktır da ama biz onların yaptıklarını yapamayacağız. Demek istemiyorum ama mecburum; burası Türkiye. Dershaneler suç işledilerse neden cezaları kesilmedi, ya da kesilmiyor? Okulların başarısı neden düşük, neden çare bulunmuyor, benim, senin, bizim durumumuzda olan bir başkasının çocuklarının suçu nedir?" dedi.

Çok çarpıcı başka şeyler daha söyledi; "Ben devletimden aş istemiyorum, iş istemiyorum, ben işsiz kalırsam, aç kalırsam yine gitmem, devlet kapısına varıp da aş istemem, iş de istemem, taş yerim gene gitmem. Biz bunu Kurtuluş Savaşında yapmışız, ben dedemden dinledim, anam bizi az mı avuttu aç kaldığımızda! Terör kimlik kontrolü yapıyor, ben, devletim adına utanıyorum, bu insanları, daha kötüsü bu ülkeyi kim bu hale getirdi, sorumlusu kim bu işlerin, neden sorunlara çare bulunmuyor ki?

Filmlerde görüyoruz; bir Amerikalı, bir İsrail vatandaşı kendisinden kimlik sorulduğu zaman gururla kimliğini gösteriyor ve kendisine kimlik sorana; "Ben buyum!" diyebiliyor. Ben de en azından onlar kadar onurlu olmak istiyorum gümrük kapılarında. Bu bir tarafa, ben kendi ülkemde bunu yaşayamıyorsam, devletim bana bu onuru yaşatamıyorsa suçlu ben miyim? Ben hakkımı istiyorum." dedi.

Arabasının vergisini gününde yatırmayı unuttuğunu da söyledi ve; "Yahu, ayın ikisi, üçü tatildi, ayın altısında benim evime ödeme ihbarı gelmiş, hanım evde korkmuş, ‘Bizim, ödenmemiş vergimiz olmaz, bizim vergi borcumuz yok." demiş. Sen bazı bölgelerde elektrik parası tahsil edemezken altı gün gecikmeye bana ihbar gönderiyorsun ve cezalandırmakla beni tehdit ediyorsun. Ben; ‘Borcumu ödemem." demedim ki, bugüne kadar bütün vergilerimi hiç aksatmadan ödemişim, unuttuğumdan dolayı yatırmadığım vergiyi hemen eline alıp beni ceza ile tehdit ediyorsun.

Ben, devletimden adalet istiyorum, güçlü-güçsüz herkesin eşit ve adil işleme tabi tutulmasını istiyorum. Yıllardır, vergimi kuruşu kuruşuna ödemişim, ben devletten teşekkür beklemedim ama "Vergisini ödeyen vatandaşlarımıza teşekkür ederiz" denilebilirdi. Bunların hepsini geçtim, ben polisimden, askerimden, vergi memurundan, kısaca muhatap olduğum görevlilerden bana da azıcık saygılı olmalarını, siyasetçiden, partimize bakılmaksızın gerçekten bizi sevmelerini istiyorum. Ben ülkem başta olmak üzere, gittiğim her yerde, onurumun korunmasını istiyorum. Bu olmadan işlerin düzeleceğine kesinlikle de inanmıyorum." dedi.

Daha ben kısa kestim, bu sohbet, susan vatandaşlarımızın büyük çoğunluğunun, neler beklediğine dair bir tercümesiydi, arkadaş da tercümanı idi.

Vatandaş şayet dinlenilirse, okudunuz işte neler anlatıyor.

Daha ben ne anlatayım ki!


M. Nedim Tepebaşı

13.08.2015 10:56:03


Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyespor Kadın Goalball Takımı 1. Lig’e Yükseldi

Zafer Bayramı Coşkusu Gökhan Türkmen Konseriyle Taçlanacak

Dulkadiroğlu Beledi̇yesi, Hizmet Fi̇losuna Yeni̇ Sathi̇ Kaplama Aracı ekledi̇

Rektör Yasım’dan YTB Başkanı Turus’a Hayırlı Olsun Ziyareti

BlueLand’te Sınırsız Eğlence Artık Hafta İçi Her Gün

Köroğlu: “Okul masrafları aileleri zorluyor, çözüm şart”

Onikişubat Belediyesi’nin Gündüz Bakımevi’nde kura heyecanı yaşandı

BlueLand’te Pazartesi ve Salı Günleri Eğlence Dolu

MHP Kahramanmaraş İl Başkanlığında Mansur Metehan Dönemi Başladı

Çam “ 15 Temmuz Milletin zaferidir ”

Başkan Görgel, Sanayi Sitesi Esnafıyla Bir Araya Geldi

Büyükşehir’in Glütensiz Gıda Desteği

Düğünde buzağı hediye edildi

Pazarcık Belediyesi İle Özel Sular Akademi Hastanesi Arasında İndirim Sözleşmesi İmzalandı

Onikişubat Belediyesi’nden personele Sağlıklı Yaşam Eğitimi

SOGEM’de Sosyal Girişimciliğe Başlangıç Eğitimi’ne Başvurular Başladı!

Görgel, Babalar Günü’nde Şehit Babaları ve Gazilerle Bir Araya Geldi