Ateş Hep Garibanın Yuvasına Düşüyor
Sevgili Okurlar! Karanlık güçlerin mermileri altında her gün şehitler veriyoruz. Ülkemiz iç ve dış güçler tarafından kuşatılmaya çalışılıyor. Şehitlerimiz hep gariban yuvalarında yeniden şehit olmak için diriliyor. En çok şehit olanlar da servetin semirttiği ailelerin çocukları değil Anadolu"nun en çok ölümsüzlüğü temsil eden insanının büyüttüğü vatan evlatlarıdır. Zaten Anadolu insanı bütün milletin kaderini, davasını vicdanında yüklenmiş acıların adamıdır. Nesiller boyunca hor görülmüş olmasına rağmen sevdada, barışta, hayatta, ölümde, sevinçte, kederde, umutta, umutsuzlukta, yani insana has olan her şeyde karşılık beklemeden varlığını sürdüren hep Anadolu insanıdır. O, bazen hastalığı yakından tanımış, acıların adamı olmuş; bazen hor görülmesine rağmen vatanın bekçiliğini yapmış, evladını cephede şehit vermiştir. Devlete verdiği vaatlerinin tümünü yerine getirmiştir. Namusumuzu, özgürlüğümüzü, bayrağımızı, imanımızı hep o korumuştur. Zindana dönen insan ruhları cepheden kaçarken, evlatlarını askere göndermemek için her türlü çareye baş vururken, servetin, sermayenin, sınıf farklarının ve bütün adaletsiz kanunların oluşumunu geriden izlerken bile sesini çıkarmamış, "on evladım olsa onunu da bu devlet, bu bayrak, bu vatan için şehit veririm" diyerek, ruhi kuvvetini ve kudretini göstermiştir.
Anadolu insanı
çilekeştir. " Dertli insan" dendiğinde akla Anadolu insanı gelir. Bu insana derdi yoldaş yapan talihsizliğidir,
yoksulluğudur.
Hangi ellerin hatası
yüzünden çilesi, acısı, ıstırabı bitmek bilmiyor bu insanların. Kaç nesil geçti
hep aynı acı, aynı hüzün, aynı gözyaşı dökmekte bu insanlar? Kaç nesil geçti
hayata, gafletle bakıp, musibetlere, acılara, kederlere, acılı ölümlere bir
anlam vermeden " kader-i ilahi" diyerek geçiştirip yeni acılarıyla, yeni
ıstıraplarıyla gözyaşı döküyor. Menfaat davaları arasında din tüccarlığı
yapanlar: Ruhumuza ilham, aşkımıza kanat olması, irademize dinamizm
kazandırması gereken dinimizi binlerce katılaşmış kaide ve hurafeleri din diye
aktaran sahte mürşitler tarafından insanlarımız gerçek mutluluğu yaşayamıyor.
Bunlar mağrur, endamlı, hile ve kurnazlıkta sınırsız, her fırsatı kendi lehine
değerlendirebilen, her durumu kendi menfaatine çevirebilen acımasız ve zalim kimselerdir.
Kirlerini kanla yıkamak isteyen zalimler bilsinler ki " zulüm ile abat
olanların sonu hüsrandır".
M. KEMAL ATİK
14.08.2015 10:29:34
-
1
Bekir Büyükkurt Türkiye Birincisi Oldu
-
2
Restorasyonu Tamamlanan 5 Camii Daha İbadete Açıldı
-
3
Pusula Maraş’tan Gençlere Ramazan Temalı Ödüllü Fotoğraf Yarışması
-
4
BAŞKAN AKPINAR: “12 ŞUBAT RUHU, ASRIN FELAKETİNDE YENİDEN DİRİLDİ”
-
5
Kahramanmaraş Hızlı Tren Ağına Entegre Ediliyor
-
6
KMTSO Başkanı Buluntu’dan 12 Şubat Mesajı
-
7
"Kurtuluş Ruhu" 106. Yılında
-
8
KSÜ’de Deprem Şehitleri İçin Mevlid-i Şerif Programı ve Anma Töreni Düzenlendi
-
9
Kahramanmaraş’ta CHP TBMM Grup Toplantısı Yapıldı
-
10
Türkoğlu’nda kar seferberliği vatandaştan tam not aldı
-
11
Görgel: “Tarihi Kapalı Çarşı’mızın Restorasyonu Tamamlanıyor”
-
12
Kırmızı Yelekliler Derneği'nden Kahramanmaraş ziyareti

