Hamaset İnsanı- Feraset İnsanı

Yakın bir zamanda seçim atmosferine gireceğiz. Yine hamaset yapmaya ve dinlemeye meraklı insanlar, meydanları dolduracak. Ve yanlış doğru ayırt etmeden müntesibi bulunduğu tarafın görüşünü ölümüne savunacak.

 Kişiler mensubu bulunduğu partinin, cemaatin ya da akımın üzerinden düşünmeye başlarlar. Tarafgir düşünceye sahip insanlar; yanlışı doğruyu ayırt edemezler. Özgür düşünemez ve bugünün tabiri ile objektif hareket edemezler.

  Kişilerin bir siyasi partinin ya da cemaatin parçası olmasının bir zararı yok.  Burada tehlikeli olan aklı kiraya vermektir. Kişilerin bilgi üretmesine, insanların farklı düşünmesine müsaade edilmemektedir. İlla kişiden olağanüstü güçler sadır olmasını, hamasi söylemlerde bulunmasını bekliyorlar.

  Dünyada en pısırık güç, şu an İslam dünyasındadır. Bunun en temel sebebi de köleliğe alışmış insanların, özgürlüğe alışamamasıdır. Özellikle son dönemde Ortadoğu coğrafyasında yaşananlar bunun bir göstergesidir.

 Peki, pısırık İslam coğrafyasında sesini yükselten yok mu? Var ama hamaset var, feraset yok, irfan kaybolmuş. Hamasi nutuk atmaktan başka bildikleri yok.  Bizim feraset ve irfan sahibi insanlara ihtiyacımız var. Bir ülkede zeki insanların olması, devletin doğru yönetildiği anlamına gelmez. Veya zeka üzerinden eylemlerin gerçekleştirilmesi problemi çözmez. Zeka elbette önemlidir. Ancak tek başına yetmez.

 Kuzey Kore lideri oldukça zeki. Kendine muhalefet edeni ya öldürüyor. Ya da cezalandırıyor. Ancak bu adam ne kadar zeki olursa olsun irfan sahibi biri olamaz. Çünkü kendi gücünü pekiştirmek için başkalarının sırtına basıyor. Başkalarına zulmediyor. Oysa irfan sahibi insanlar; Başkalarının sırtına basarak yükselmezler.

Başkalarının sırtına basarak yükselen tek lider Kuzey Kore lideri değil elbette. Rus Lider, Alman Lider ve birçok ölmüş lider Stalin, Hitler, Mao say sayabildiğin kadar. Hepsi de zeki insanlar. Ancak İrfansız akıla sahipler. İrfansız akıl kişiyi zehirler.

 Eski Anadolu köylerinde yaşayan, okumuşlukları da olmayan o dedeler ve nineler, insana saygıda ve mahlukata değer vermede neden üst seviyede idi? Çünkü yaptığını Allah için yapıp hiçbir tarafa kıslı kalmıyordu. Karşıya değeri menfaat ilişkisinden değil, muhabbet ilişkisinden veriyordu.

Hak namına yapılan işlerde gönül rahatlığı vardır. Onun için bir söz üstadı Cenabı Allah"a  şöyle seslenmiş: "Kahrında hoş lütfünde hoş"

İşte bu Allaha duyulan muhabbetin verdiği gönül hoşluğudur.

Acizane tavsiyem şu ki: başınızı iki elinizin arasına alın bir düşünün "gaza mı geliyorsunuz? Yoksa verilen gazlara feraset gözlüğü takıp aklı selim bir şekilde mi hareket ediyorsunuz?

"Hamaset yapmayın" ya da "hamasi söylemler dinlemeyin" demiyoruz. Ancak ayırt etme gücünüz olsun.

Unutmayın! irfan sahibi insanlar, etrafa feraset ile bakarlar

Hoşça ve dostça kalın

 



 

 


MESUT BİLAL BUĞDAY

21.08.2015 10:32:19


Bekir Büyükkurt Türkiye Birincisi Oldu

Restorasyonu Tamamlanan 5 Camii Daha İbadete Açıldı

Pusula Maraş’tan Gençlere Ramazan Temalı Ödüllü Fotoğraf Yarışması

BAŞKAN AKPINAR: “12 ŞUBAT RUHU, ASRIN FELAKETİNDE YENİDEN DİRİLDİ”

Kahramanmaraş Hızlı Tren Ağına Entegre Ediliyor

KMTSO Başkanı Buluntu’dan 12 Şubat Mesajı

"Kurtuluş Ruhu" 106. Yılında

KSÜ’de Deprem Şehitleri İçin Mevlid-i Şerif Programı ve Anma Töreni Düzenlendi

Kahramanmaraş’ta CHP TBMM Grup Toplantısı Yapıldı

Türkoğlu’nda kar seferberliği vatandaştan tam not aldı

Görgel: “Tarihi Kapalı Çarşı’mızın Restorasyonu Tamamlanıyor”

Kırmızı Yelekliler Derneği'nden Kahramanmaraş ziyareti

AKOM’dan Yağmur ve Kar Uyarısı

Ülkü Ocakları'ndan Anlamlı Destek

Başkan Gül'den YENAD'a Ziyaret

Başkan Çetinkaya’dan Gazetecilere Anlamlı Buluşma

KMTSO Başkanı Buluntu’dan 2025 yılı değerlendirmesi