Yüce ulusumuz uzun zamandır görmeyi, duymayı unuttuğu şehit haberleri ve acıları yeniden yaşamaya başladı. Milletçe Başımız Sağolsun.
Maalesef ki; siyasi otoritelerin bu milletin bu vatanın
bekası için ortak bir paydada buluşamamaları ocaklarımıza düşen ateşi biraz
daha harlamakta. Kime kızalım, hangisine kızalım, nasıl sitem edelim gibi bir
sürü soru işaretleri var iken bir de kardeş acısıyla yüreğinin yangınını
hafifletmeye çalışan insanlarımıza, sırf siyasi yalakalık uğruna, gündem
değiştirmek adına takılan yaftalar yüreğimizin sızısını bir kat daha
artırmakta.
Hal böyleyken ülkenin yangınına çareler aramak varken,
koltuk sevdası yüzünden, O" olmasın da kim olursa olsun, ne olursa
olsun zihniyetiyle devlet adamı olarak değil, devletçi zihniyetle şimdilik
buraya kadar. Gelecek günler çok şeylere gebe. Hayırlısı olsun.
Gündemin diğer bir konusu ise maalesef siyasetçilik ve
insanlık adına utanç verici ve hüzünlendirici. Yüce meclisin çatısı altında
milletvekili olarak görev yapan isimlerin akla ziyan hareketlerle yeri, konumu,
makamı her ne olursa olsun bir bayan, hanıma yapılan; adına ister iftira deyin,
ister çamurluk deyin, ister ahlaksızlık deyin, hiç fark etmez tamamen izah dışı
bir utanç göstergesi.
Bir anne baba, ebeveyn olarak kendimizi o kızımızın
baktığı açıdan bakarsak iğrençliğin boyutunu ancak görmüş oluruz. Ve bu durumda
kendi adıma beddua bile etmeye değmez diyorum. Ayrıca bu benzer siyasetçileri
bu tutumlarından dolayı kınıyor ve ilgili siyasi yöneticilerin bu durumla
ilgili sessiz kalmalarını da protesto ediyorum.