Sevgili Okurlar! 1880 Irkçı Kürt İsyanından 1936 Dersim ayaklanmasına kadar Güneydoğuda otuz yedi isyan çıkmıştır. Yüz elli yıldır güneydoğu Anadolu bölgemiz bilinçli ve sistematik bir şekilde düzenlenen bölücü hareketlere sahne olmuştur. Tarih boyunca bıkmadan usanmadan Türkiye"nin başının dertten kurtulmaması, bugünkü sınırlarımızdan çok daha küçük bir Türkiye bırakılması için iç ve dış düşmanlar faaliyetlerini sürdürmüşler ve sürdürmektedirler. Bunlar içinde en programlı ve en azılı olan örgüt PKK terörist örgütüdür. Çünkü bu örgüte Avrupa, Amerika, İsrail, Suriye, İran ve Rusya destek vermektedir. Hedefleri Kürt devletinin kurulmasını gerçekleştirerek Türkiye"yi parçalamak, zayıf düşürmek, ekonomik ve sosyal yönden bağımlı hale getirmektir.
Hain ve kalleş saldırılarıyla, korku ve dehşet saçarak
ülkemizi bölmeye çalışan Kürt teröristler son günlerde acımasızca askerlerimizi,
polislerimiz ve vatandaşlarımızı şehit etmektedirler. Güneydoğu Anadolu
Bölgesinde, zaman zaman diğer bölgelerimizi de etkileyen sıcak çatışmalar bir
ütün olarak ülkemizin siyasal, ekonomik ve sosyal alanda kalkınmışlığımızı ve
gelişmişliğimizi engellemekte ve pek çok sorunun ülkemizin gündeminden
düşmesine mani olmaktadır. Millet olarak, vatandaş olarak bize düşen en büyük
görev ülkemizi bölmek ve parçalamak isteyen bu hain düşmana karşı bütünlüğümüzü
muhafaza etmektir.
Toplum ve milletimizin çözülmesini, bölünüp parçalanmasını,
insanlar arasında var olan sevgi ve sevincin ıstıraba çevrilmesini, ülkemizin
kana bulanmasını, bireysel ve toplumsal bağların koparılmasını gerçekleştirmek
isteyen şeytani güçlere karşı yekvücut olmamız gerekir.
Tarih bize göstermiştir ki, düşman hangi yönden, hangi uçtan gelirse
gelsin Türk milleti ve Türk devleti milletinden aldığı güçle, imanla dimdik
ayakta durmayı başarmıştır. Yıkıcı ve bölücü hainler kurdukları tuzaklarda yok
olup gitmişlerdir, bundan sonra da öyle olacaktır. Mehmet Akif"in de söylediği
gibi:
"Şüheda burcu, evliya yurdu bu yer,
Bir yıkık kubbesi etrafında Mevla titrer"