İdealizm mi, işgüzarlık mı?

     1975-1976  yıllarının ekonomik sıkıntılı dönemi, devletin yetmiş sente muhtaç olduğu dönem… Kendi çapına göre, kamu oyu nezdinde, eğitim öğretim seviyesinin emsallerine göre üstünlüğünü kanıtlamış merkez okulu. Merkez okullarda  öğrenci yoğunluğunu önlemek için  belirlenen hinterlantta   göre öğrenci kayıtlarının yapıldığı gerçeği. İlgili gerçeği bilen anne ve babaların bir şekilde hinterlant dışı Yürük Selim Mahallesi ikametli çocuğunu, merkez okuluna  kaydını yaptırmış olması. Doğal olarak çocuğunun sağlıklı bir ortamda eğitim, öğretim görmesi düşüncesini saygıyla karşılamak gerekir. Okul eğitim kadrosundaki elit öğretmenleriyle saygı uyandıran bir okul. Kentteki diğer okullardaki öğretmenlerin de bu okulda olmak isteği üst düzeyde. Başarının en belirgin kanıtı da Tüm Türkiye"de bir tane olan, yılda 96 öğrenci alan Ankara Fen Lisesini kazanan öğrenciler sayısı olduğu…

     Söz konusu okulun  öğrenci mevcudu 1600 civarında. Ancak üçte ikisi kendi yağıyla kavrula bilen ailelerin çocukları. Gerçekte en az  250  civarında  ekonomik desteğe ihtiyacı olan öğrenci var. K     itabını, defterini ,kıyafetini temin edemeyen bu öğrenciler bariz olarak belirgin. Bunu gözlemlemek için özel çabaya gerek yok. Bir öğretmen bir yönetici  buna nasıl kayıtsız kalır? İşletilen yardım kampanyalarıyla,  toplanan kurban bayramı kurbanlarının derilerinin parasıyla bu öğrenciler rencide edilmeden ihtiyaçları giderilir. Öğretim yılı sonunda doğrudan sınıfını geçen öğrencilerin toplanan ders kitapları, yeni öğretim yılında kitaplarını temin edemeyen öğrencilere dağıtılır. Bu külfetli organizasyonu okul  yönetimi ve öğretmenler şevkle yaparlar. İşin özeti, eğitim ve öğretime başlarken tüm öğrencinin kitabı ,defteri noksansız başlanır. Bu ve buna benzer özveriyi bazı velilerimiz de yaparlar. Yakın civardaki köy ve kasabalardan gelen akraba, eş ,dost çocuklarına sahiplenip onların velisi olup ev kiralayarak onların sorumluluklarını üstlenirler. Amaçları; okusunlar, hayatlarını kazansınlar, vatana, millete yararlı birer yurttaş olarak yetişsinler. Okulumuzda bu kabil öğrencilerimiz de vardır. Bu gerçeği bilen yönetici ve öğretmenler buna da kayıtsız kalmazlar. Adresleri saptanan bu öğrenciler gece, dar vakitte ziyaret edilir. İhtiyaçları varsa temini cihetine gidilir.

      Soğuk ,dondurucu kış günü okulun  yöneticisi Yürük Selim Mahallesinde  saptanan  bir adresin kapısını çaldı. Kapının çalınmasına kayıtsız kalınınca, yokladığı kapının açık olduğunu  görür. İtip  içeri girildiğinde geniş bir avlu vardır. Avlunun bitiminde ışık sızan, yerden yapma  odayla karşılaştı. O odaya da kapıyı iterek girdi. Ortada bir  odun sobası yanmaktaydı. İçerisi de oldukça sıcaktı. Demek ki ısınma sorunu  yoktu. İki sıralı sekiz somya yan yana dizilmişti. Beklenmeyen bu misafiri görünce bir şaşkınlık geçirdiler. Şaşkınlıkları geçince içlerinden kendi öğrencisinin onu sahiplenmesi onları rahatlattı. O an itibariyle yaş gurupları farklı  beş altı öğrenci vardı. Israrla sobanın üzerinde kaymayan çaydan ikramda bulunmak istediler. Öğretmen bu ikramı  nazikçe kabul etmedi. O  da gördüğü tablodan dolayı şaşkındı. Odanın duvarının biri boydan boya Mao Çe-tung"un posteriyle kaplıydı. Çok ilginç bir manzaraydı. Bu fakir fukara çocuklarını kimler  şartlamaya çalışıyordu? Farklı okulların öğrencileri içindeki kendi öğrenci göz bebeği bir öğrenciydi. Çalışkan, zeki ,kendisi için, ailesi için, ülkesi için istikbal vaat eden bir öğrenciydi. Yaş itibariyle daha iyiyi, doğruyu anlamadan şartlandırılması  çok vahimdi. Bu tablo canını acıtmıştı, sitemle:

-Çocuklar bu resim Atatürk"e benzemiyor. Yoksa birinizin aile büyüğünün mü resmi?

Doğal olarak guruptan ses seda çıkmadı. Süt dökmüş kedi gibi sus pus oldular. Öğretmen de geldiğine geleceğine bin pişman moral bozukluğu içinde evden ayrıldı. Gecenin  bir vakti ne niyetle gelmişti neyle karşılaşmıştı. Evden ayrılırken avlunun diğer ucundaki evden bir erkek sesi duyuldu.

-Misafir kim? Niye oturmadı? Beklesin geliyorum.

     Bu moral bozukluğu içinde beklenecek bir  pozisyon yoktu. Elin Çinlisi bana ne verecek? Tırnağı olsa kendi başını kaşır. Doğrusu bu düşünceler etrafında  heder olan  çocuklara  yanmamak ne mümkün. Yunus Emre bir hiç uğruna  feda edilen gençler için: ‘"Gök  ekini biçmek"" deyişini kullanıyor.

    Akşam öğretmen  uzaklaşırken seslenen kişi ertesi sabah okul ziyaretinde bulunur . Bin bir özür nazırdan sonra ,o çocukların akrabaları, köylüleri olduğunu, onları koruyup kolladığını ifade ederken:

-O resmi asan endüstri Meslek Lisesinde  öğrenci olan huysuz  bir çocuktur. O resmi derhal indirdim. O çocuğa da  sabahleyin  tasını , tarağını  toplayıp ayrılmasını istedim.

     Aklı başında bilinçli bir adam. Çoluk, çocuk  güvenilir, emanete sahip, namus ehli,  aldığı sorumluluğun bilincinde bir zat…Aklın yolu birdir. Toplumumuzun  her katmanıyla  birbirimize sahiplenmemiz gerektiğini bu gün daha iyi  idrak ediyoruz. Eğitim ve öğretimin gerekliliğine inanan hinterlant dışı bu öğrencim başarılı, evladımdan tefrik etmediğim başarılı  bir öğrencimizdi. İleri yıllarda da eğitim sürecini izledim. Aynı performansı göstererek elektrik mühendisi oldu. Ara, ara  okuluna uğrayarak  öğretmenlerine vefasını gösterdi. Demek oluyor ki verilen emek  zayii olmaz.

    Belki birilerine göre bu denli  gösterilen çaba işgüzarlıktır. Birilerine göre de idealizmdir. Bu günümüzde  baskın olan pragmatizmi(faydacılık) bizden  neleri çalıp götürüyor. Bizleri de peşinden sürüklüyor. Bütün olumsuzluklara rağmen yedi yüz bin kişilik eğitim ordusunda bu denli ruh asaleti taşıyanalar az değildir.


ÖMER BAYDEMİR

22.01.2016 12:45:08


Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyespor Kadın Goalball Takımı 1. Lig’e Yükseldi

Zafer Bayramı Coşkusu Gökhan Türkmen Konseriyle Taçlanacak

Dulkadiroğlu Beledi̇yesi, Hizmet Fi̇losuna Yeni̇ Sathi̇ Kaplama Aracı ekledi̇

Rektör Yasım’dan YTB Başkanı Turus’a Hayırlı Olsun Ziyareti

BlueLand’te Sınırsız Eğlence Artık Hafta İçi Her Gün

Köroğlu: “Okul masrafları aileleri zorluyor, çözüm şart”

Onikişubat Belediyesi’nin Gündüz Bakımevi’nde kura heyecanı yaşandı

BlueLand’te Pazartesi ve Salı Günleri Eğlence Dolu

MHP Kahramanmaraş İl Başkanlığında Mansur Metehan Dönemi Başladı

Çam “ 15 Temmuz Milletin zaferidir ”

Başkan Görgel, Sanayi Sitesi Esnafıyla Bir Araya Geldi

Büyükşehir’in Glütensiz Gıda Desteği

Düğünde buzağı hediye edildi

Pazarcık Belediyesi İle Özel Sular Akademi Hastanesi Arasında İndirim Sözleşmesi İmzalandı

Onikişubat Belediyesi’nden personele Sağlıklı Yaşam Eğitimi

SOGEM’de Sosyal Girişimciliğe Başlangıç Eğitimi’ne Başvurular Başladı!

Görgel, Babalar Günü’nde Şehit Babaları ve Gazilerle Bir Araya Geldi