Değerli Okurlar! "Hızlı Evlen Yavaş Yavaş Boşan" sözü Amerikalılara ait bir sözdür. Onlar bu sözü atasözü olarak söylerler. Cümlenin açılımı şudur: "Evlenirken, yuva kurarken düşünmeden, evleneceğin kimsenin soyunu sopunu sormadan, aslını esasını, ailesini, eğitimini, araştırmadan, ailenle istişare etmeden kendi başına karar vererek evlenirsen çok geçmeden yavaş yavaş boşanırsınız."
Değerli
Okurlar! Bizim ülkemizde de gün geçtikçe boşanmalar artıyor. Hızlı evlenmeler
son sürat devam ediyor. Aile bağlarımız zayıflıyor. Neredeyse her iki
evlilikten biri boşanmayla sonuçlanıyor. Ailelerimiz her türlü kötü örnekler ve
sapıklıkla delik deşik edilmek isteniyor. Ailede şiddet artıyor, kadın
kınanıyor, ayıplanıyor. Ailenin ana unsurları kayboluyor. Yaşamın ahengini
meydana getiren değerler yok oluyor. Kadını toplum yaşamından soyutlayan, onun
zihnini, aklını, bilgisini ve üretkenliğini yok sayan zihniyetlerin artması
sonucu yuvalar yıkılıyor. Aile içi şiddet yüzünden her yıl yüzlerce kadın
hayatını kaybediyor. Hal bu ki ailenin ruhu kadındır. Kadının ruhu ise evidir.
Evi kuran da eve bereket getiren de suyun başı da kadındır. Erkek de
ancak kadınla tamam olur. Aksi halde eksik kalır. Ailedeki sevgi ve rahmet
sayesinde bütün parçayı, parça bütünü arar, bulur, onunla bütünleşir, kaynaşır.
Bu kaynaşma erkeğe babalık, kadına annelik vasfını kazandırır.
Boşanmanın dindeki yerine gelince: Allah Resulü haksız yere boşanmayı asla kabul etmemiş ve haksız yere boşananlara Arş-ı Âlâdaki meleklerin lanet edeceğini haber vermiştir. Dinimizin en nefret ettiği şeyin boşanma olduğunu söylemiştir. İslam dini boşanmayı meşru olarak kabul eder fakat hoş karşılamaz. Çünkü boşanma sosyal bir yaradır. Çocukların sahipsiz kalmasına, terbiyelerinin aksamasına, fertler ve aileler arasına huzursuzlukların girmesine boşanma sebep olur. Aileler ne kadar sağlam ve dayanışma içinde olursa, toplum hayatı da o kadar sağlam ve güçlü olur. Peygamberimiz evlilikte bir araya gelen insanların birbirlerinin eksiklerine ve hoş olmayan davranışlarına karşı sabır ve tahammülü kendilerine düstur edinmelerini istemiştir. Evliliğin asıl gayesinin; bir aile kurmak, karı koca arasında dayanışmayı sağlamak, eşinin olumsuz davranışlarını en güzel bir şekilde düzeltmeye çalışmak, bir yardımlaşma ve dostluk vücuda getirmek olduğunu K.Kerim Tahrim Suresinde ifade edilmiştir.