Yeni Dünya Düzeninde Müslümanlar

Yeni Dünya Düzeninde Müslümanlar dünyanın neresindeler? Neden geri kaldılar? Yeni dünyadaki onurlu yerini niçin kazanamadılar? Bunun pek çok nedenleri var. Bizce bazıları şunlardır: Geri kalmış ülkeler, özellikle İslam ülkeleri yeterli ölçüde bilgi üretemedi, bilgi şekillenmesinde yerini alamadı, seçkin bilim adamları tabakasına sahip bulunmadı; bilimi küçümseyen, bilginin değerini iyi idrak edemeyen toplumlar oluşturuldu. Bunun sonucunda ise yenidünya düzeni içerisinde hak ettiği yeri bulamadı. Bununla da kalmadı, kendi kültür ve medeniyetiyle, kendi milli değerleriyle de barışık olamadı. Dolayısıyla da evrensel değerlere yürüyemedi, bu değerleri kucaklayamadı. Zaten, milli kimliğinden kopmuş, milli kimliğine yabancılaşmış, milli kimliğiyle zıtlaşan bir toplumun, bu büyük evrensel yarışta yeri olamaz.

Ayrıca, geri kalmış ülkeler, kendi içine de kapandı, üretmedi, üretemedi, sefaleti, yoksulluğu adeta ilahi bir armağan olarak algıladı. Batı insanı bilimde, teknikte, buluşta, üretimde gelişirken İslam dünyası toplumsal ve ekonomik alanlarda retçi tavır sergiledi. Dini gruplaşmalar içerisinde zaman kaybeden Müslümanlar kapsamlı bir eğitimi gerçekleştiremedi; böylece de hem kendine hem de kendi halkına bir şey veremedi. Batı şunu diyor: "Dünyadaki teknolojik gelişmenin, iletişimin sağlanmasında, sanayin gelişmesinde, eğitim ve ulaşım imkânlarına sahip olmada en büyük pay benimdir. Dolayısıyla yenidünyada söz sahibi de ben olmalıyım".

Batı bu düşüncede iken İslam dünyasında ise yaşanmakta olan acı tablo çok dikkat çekici ve hüzün vericidir: Sayıları milyonlarla ifade edilen insanlar fakirlik sınırının altında yaşamaktadırlar. Yine bir o kadar insanın barınma imkânı yoktur. Milyonlarla insan mülteci konumundadır. Milyonlarca insanın temel sağlık, eğitim ve ulaşım imkânlarına sahip olmadığı bilinmektedir. Köylerin kalkınması, şehirlerin köylüleştirilmesi krizleri yaşanmaktadır. Bu durumda güçlü olanın hâkimiyetiyle dünya düzeni sonuçlanmaktadır. Doğal bir sonuç olarak, dünya düzenindeki kuralları da güçlüler belirlemektedir. Yani ekonomi, sermaye, teknoloji ve iletişimde kim güçlü ise dünya düzeni ve hükümranlığı da onların lehine işlemektedir. Dolayısıyla da yenidünya düzeninde haklar her devlet için aynı anlamı ifade etmemekte; herkes için eşit fırsatlar doğmamaktadır. İslam dünyasında huzuru yaşayamayan, özgürlüğün tadını almadan yok olan insanlar, Batının baskısı altında inlemekte ve hatta kurtuluş ümidini çalışmadan Allah"a dua ederek sürdürmektedirler.


M. KEMAL ATİK

1.04.2016 11:11:45


Bekir Büyükkurt Türkiye Birincisi Oldu

Restorasyonu Tamamlanan 5 Camii Daha İbadete Açıldı

Pusula Maraş’tan Gençlere Ramazan Temalı Ödüllü Fotoğraf Yarışması

BAŞKAN AKPINAR: “12 ŞUBAT RUHU, ASRIN FELAKETİNDE YENİDEN DİRİLDİ”

Kahramanmaraş Hızlı Tren Ağına Entegre Ediliyor

KMTSO Başkanı Buluntu’dan 12 Şubat Mesajı

"Kurtuluş Ruhu" 106. Yılında

KSÜ’de Deprem Şehitleri İçin Mevlid-i Şerif Programı ve Anma Töreni Düzenlendi

Kahramanmaraş’ta CHP TBMM Grup Toplantısı Yapıldı

Türkoğlu’nda kar seferberliği vatandaştan tam not aldı

Görgel: “Tarihi Kapalı Çarşı’mızın Restorasyonu Tamamlanıyor”

Kırmızı Yelekliler Derneği'nden Kahramanmaraş ziyareti

AKOM’dan Yağmur ve Kar Uyarısı

Ülkü Ocakları'ndan Anlamlı Destek

Başkan Gül'den YENAD'a Ziyaret

Başkan Çetinkaya’dan Gazetecilere Anlamlı Buluşma

KMTSO Başkanı Buluntu’dan 2025 yılı değerlendirmesi