Sene 1963 lise yıllarımız.Yedi kafadar arkadaş,serüven olsun diye ,Bertiz taraflarında kamp kurmaya karar verdik. Kendimize göre kumanyalarımızı hazırlayıp sıcak bir ağustos sabahı yaya yola koyulduk. Alıçsekisi"ni geçip Keklik Çayına girmemize ramak kala ,15-20 kadar katır,beygirle Ahırdağı"na dondurmacı ve meyancılar için bastırıklardan kar getirmeye giden karcılara rastladık.Hayvanlara binmeyi önerdik. Rıza göstermediler. Çünkü ,Ahırdağı"ından kar yüklenerek gelecek olan hayvanların yorulmamaları gerekiyormuş.Ancak, çantalarımızı, paketlerimizi hayvanlara yükleye bileğimizi önerdiler.Tabi bizden hızlı gidecekleri için yüklerimizi Ahırdağı"nın zirvesindeki Armut Pınarı"nın yanına bırakacaklarını söylediler.Bu teklif canımıza can kattı.Bu yüklerle tırmanış hiç de kolay olmayacaktı.Keklik Çayı çırılçıplak bir vadi.Çakıl taş yığını , ince bir çizgi keçi yolu.Yokuş yukarı tırmanmaya başladık.Alllah"ın bir yeşil çalısı dahi yok.Akşam üzeri Armut Pınarı"ındaolduk. Akşam kumanyalarımızı yiyip,alaca karanlıkta yola revan olduk.Salıklanarak konaklayacağımız Budaklı Köyü"nün karşı sırtlarındaki yer olan mağrayıbulduk.Yorgun argın oraya konakladık.Odun,kütük, yakacak çok.Kocaman, kilometrelerce uzaktan fark edilecek kamp ateşimizi yaktık.Sonradan köylülerden öğrendiğimize göre ,ateşi görenler mağranın oraya uğursuz kanun kaçaklarının geldiğini sanmışlar.
Amacım gençlik hevesiyle yaptığımız kampı anlatmak değil.Duyumlarıma göre tıpkı Ağdere gibi Keklik Çayı"nda da ağaçlandırma çalışmaları başlatılmış.Ağaçlandırma emekli baş mühendisi Ahmet Tepebaşı bir vesile Keklik Çayı"na gitmeyi önerdim.O da eski mesai arkadaşı,görevdeki, proje mühendisi Bülent Soğuk"tan rica etmiş.Birlikte merak saiki ile oraya gittik.Elli dört yıl önce gördüğüm 6,5 km uzunluğundaki vadi; kupkuru,çırılçıplak Yapılan çalışmalara inanamadım.Aman Allah"ım nasıl bir çalışma var Bütün sırtlar vadi boyunca fidan dikimine hazırlanmak amacıyla teraslanmış.İnsan eli değmeyen nokta kalmamış.Yapılanlar karşısında insanın,insana,devlete saygısı on kat artıyor.Allah bilir, yaşım itibariyle ben Keklik Çayı"nın Akdere misali Cennet"ten bir köşe olacağını göremiyeceğim.Ama, bu vatan bizim ,gelecek nesiller bu eserleri meydana getirenlere rahmet okuyacaklardır.
Keklik Çayı"nın esin kaynağı ,Ağdere ağaçlandırması olduğu bir gerçektir. Sanki bu iki vadi birbirinin ikizi gibi Ben aynı zamanda Ağdere"yi de 1973 ten önce de bilirim.Bertriz"in yolu bu çakıl yığını vadiden geçerdi.Kahramanmaraş için de bir tehdit unsuruydu.Nitekim 1973 te bir sel felaketi oldu.Kopan sel Eski Dereli"yi mahvetti. Rüsümat ta Bahçeli Evlere kadar ulaşmıştı.İşte bu günkü Büğlek mahallesi felakete uğrayan Dereliler için afet evleri olarak kurulmuştu.
Ağaçlandırmanın Baş Mühendisi Ahmet Tepebaşı bey 1995 te ,kendi özgün projesiyle buranın ağaçlandırılması için can siperaneçalşmalaryaptı.Kahramanmaraş"ı taşkın ve selden korumak için vadi boyunca 250 devasa sekiler yapıldı.İfade ettiklerine göre 8 bin ceviz ve rakamlarla ifade edilemeyecek çoklukta: akasya,badem,mehlep ,sedir, çam fideleri dikilip vadi boyunca fiğ tohumu ekimi yapıldı.Amaç , yöre halkına doğal geçim kaynağı temin etmekti.Aradan geçen 22 yıl sonra projenin sahibi,banisi Ahmet Tepebaşı beyle eski mesai arkadaşı proje mühendisi Bülent Soğuk beyle Ağdereyi yeniden görmek nasip oldu.Tabiri caizse, vadiye kuş bakışı bakınca vadi boyunca akan yeşil bir nehir görüyorsun.Ağdereyi kendi çocuğu gibi gören Ahmet Tepebaşı bey mevcut konumdan müşteki.Böylesine insan eliyle meydana gelmiş floranın vahşi görünüme bırakılmamasından yana Çok şeyler yapıla bileceğinden söz ediyor.Ağdere Ahmet beyin eseri,Keklik Çayı da Bülent beyin eseri olacaktır.
Bu gezim sıranda Yedi Kuyular"daki kayak merkezinin yapımına da tanık oldum.Öğrencimiz olmasıyla onur duyduğum Büyük Şehir Belediye Başkanı Mehmet Fatih Erkoç"un seçim vaatleri sırasında yapımını söz verdiği kayak merkezi inşaası hummalı bir şekilde devam ediyor.Keklik Çayı örneğimde; görür müyüm,göremezmiyim? Dediğim örnekte olduğu gibi burası da yarın ; Uludağ, Kartalkaya, Erciyes, Palandöken gibi yer olacaktır.Bu kayak merkezinin hemen yanı başında Ağdere"yi Fatih beyin görüp gezmesini isterim. Görmesi kendinde yeni esin kaynağı olacaktır.Hazır zümrüt gibi bir vadi, keşfedilmeyi bekliyor.Kahramanmaraş"a uzaklığı 15 kilometre
Bizim insanımız çok ferasetlidir.Durnalı"ya doğru bomboş olan, eski Dereli köyü vadisinde ,Ağdereyi kendine örnek alan köylümüz ,ceviz ve zeytinlik vadisine döndürmüş. Sonuçta ne diyelim. Baki nin dediği gibi:""Bakikalan bu kubbede bir hoş sada imiş""