Aferine Sıçramak


   Devrimcilerin  Atmış Sekiz Kuşağı diye niteledikleri bizim kuşak,çok değişik atmosferde hayata hazırlandık. Mübalağa etmiyorum , ülkemizin ve kentimizin  orta çağından,iletişim çağı denilen döneme  ufuktan ufuğa  dev  bir adım atarak geldik. İkinci Dünya Savaşı sonları,   savaşın bütün olumsuzluklarından  ülkemiz, kentimiz etkilenmiş durumda…Temel ihtiyaç maddelerinin bulunmadığı, varsa bile , karneyle kıt kanaat  ihtiyaç sahiplerine verildiği  bir dönem.Büyükçe bir köyde yaşıyoruz. Genellikle konutlarımız hep toprak dam.  Kar yağdığında  damın karı kürünecek, akmaması için  lovlanacak, süyüğütohaçlanacak. Sabahları evin hanımı  ezanla ahırdaki ineği sağıp onu nahıra gönderecek. Küleklere çalınan yoğurt  fişekte yayılıp yağı  çıkarılıp  pilava  yakılmak üzere tepmenin içine ilave edilecek. Evin delikanlı oğlu ahırda bıtırlaşmış beygiri tımar edip  bir koşu gezdirecek. Daha sonra  Ahırdağı"na oduna giden  Kafaroğlu"na  emanet verilen beygirin  bir yük odunun bir yükü bize , bir yükü de ona olacak. Bağ, bahçe ,tarla var. İş bitme bilmez. Bağın karoluçalınıp , baranlara tenzile çekilecek. Eşkinler bir karış olunca  dağıtılanserpenelerle bağ bir güzel sarılıp, yöresi yolunacak.


     Nisan ayı ekinler göcek oldu. Biçilen yeşillik hayvan  yemi olacak.Haziran, temmuz  ekinlere orakçı girip mercimek nohut yolunacak. Şelekçilerin  taşıyıp  yığdığı harmana  koşulu çift öküzün  çektiği gemle harman dövülecek. Sarı sıcağın altında  dön baba dön… Harmanı savurmak için uygun rüzgar kollanacak.Gece adamı  üvezler parçalamasın diye harmanda hararın içinde  sabahlanacak. Eğer deri ayakkabına sahip olmazsan geceçakallar  alıp götürür. Ekmek tahtalarının üzerinde ayıklanan buğdaylar; bazı kez Çiçekli,  bazı kez Çukuroba,bazı kez  Cırlok,  bazı kez de  Haznedarlı değirmenlerine; dövme dövülmeye, öğütülmeye götürülecek. Evlerde  kazanlara vurulan nişenin kokusu bütün mahalleyi kaplar.Dev masere kazanlarında    pişen dövme aşı soğutulup  bol yoğurtla yoğrulupdamdaki seleye mayalanmaya bırakılır.Her şey şenlik havasındageçer.Tarhana  yoğurmak hevesindeki çocukların keyfine diyecek yoktur.Sabaha karşı konu komşu kadınlarındamdaki  koyu sohbetle sermeye başladıkları tarhananın serme işi kuşluk vakti biter.Akşama doğru firik olan tarhanadan eşe, dosta komşuya çıkın çıkın taşınır.


     Kentte elektrik yok. Sadece  Pınarbaşı"nnsuyu ile dönen salyangozun ürettiği elektrik var. O da sadece vali konağını ve Çocukbahçesi ‘ni aydınlatmaya yeter.O  döneme ilişkin kentimizin  fakirliğini ,imkansızlıklarını anlarsam onlarca sayfa tutar.Yazım içinde kullandığım yerli tabirleri  yeni nesil sanırım anlamada zorlanır.


     Kısaca  değindiğim bu noktadan yola  çıkarak,bu özelliklerin insanımızın kişilik kazanımındaki yansımasını vurgulamak içindir.Tüm tarım toplumlarında olduğu gibi bu kentin insanları da  bağlı,uysal, yönetilmesi, yönlendirilmesi çok kolay  topluluktur.Bağlandığına kayıtsız şartsız teslimiyet gösteren mütevekkil insanlardır.Doğruluğuna inandığı şeyden onu ayırmak mümkün değildir. Hayatında hiç acaba yoktur.Hiç bir şeyi sorgulamaz.Onu yolundan caydırmak mümkün değildir. Vaz geçmeyeceği değerler için her riski almaya hazırdır.Vefalıdır, özverilidir, bağnazca bir bağlılığı vardır. İnandığına  sonuna kadar bağlıdır,vefalıdır, sadıktır gözü pek insandır.


     Kent içinde temayüz edip, inisiyatif alabilecek insanlara nedense tahammülü yoktur. Onu hep eski konumunda anımsar. İçindeki saklı tuttuğu   liderlik karizması ona baş kaldırır. İçindeki  enaniyetini baskı altında tutup ‘"Kayzerin hakkını Kayzer"e"" vermez. Kendi  topluluğunun içindeki insanların dışında yabancıya karşı tapınma derecesinde bir bağlılık  ve muhabbet  besler. Kendi bünyesinden doğan evladı  bütünbütün üstün meziyetlerle  donanmış olsalar bile  Hazreti Musa  timsalinde olduğu gibi kendi bünyesinde kabul görmez. Biteviye ikbal  vaat eden insanların önü kesilir.Bu yüzdende toplum çok büyük kayıplara  uğratılır.Kör bir güven, kendini beğenmişlik vardır.


     Demokrasi hayatımızda  bir devrim  niteliğinde olan  1950 seçimlerinde bünyesinden olmayan Kilisli Nedim Ökmen"i baş tacı etmiş ve Tarım Bakanlığı"na  taşımıştır.Ona  gösterilen itibar her türlü  sitayişin  üstünde  götürülmüştür.Feodal yapının  devamından yana olan hiç kimseye ön plana  çıkma hakkı tanımayan mütegallibeye rağmen efsaneleştirdiği eski valisi İbrahim  Öztürk"ü önce belediye başkanlığına daha sonra da parlamentoya taşımıştır. İnsan ara ara bu kentten bir Fakıbaba, bir  Özhaseki  timsali insanlar niçin çıkmaz.Diye kendini sorguluyor. Yoksa biz özürlü müyüz?


     Cumhuriyet tarihimiz itibariyle 15 yıldır, yepyeni siyasal bir dönem yaşıyoruz. İnsanımız da bu oluşuma canla başla sarılmış durumda. Adeta tek ses olunmuş. Her platformda  bu oluşumu kayıtsız şartsız destekliyor. Dönemler itibariyle de  bir sapma göstermeden  desteğe devam ediyor.Bu konuda  Konya, Kayseri  gibi kendini kanıtlamış durumda. Büyük teslimiyetle bağlı olduğu liderinin ağzından çıkan her sözü kayıtsız şartsız doğru sayılıyor. Gene de özelde,  yerine gelmeyen vaatlere rağmen tutumunda bir değişiklik görülmüyor. Kırılma , darılma , gönül koyma yok… Çevresinde olup bitenlere, verilen hizmetlere bakarak gene de umutlanıyor. Hizmeti siyasette görerek toplum kendinin önemsenmesini arzu ediyor.Eğer verilenler Nasrettin Hoca"nın mavi boncuğu misali değilse  Mahir Ünal ve Veysi kaynak beyin bir ikindi güneşi gibi görülüp kaybolması neyin nesi? Bu insanların daha koltuklarını dahi ısıtmadan  kaybolması,kamu oyunda ister istemez kırgınlık yaratıyor.Bir yanlış varsa bu insanlarda mı yoksa bizde mi? Kahramanmaraşlı  vazifesini hakkıyla yaptı. Her hak bir vazife karşılığı doğar. Kahramanmaraş lı da  vazifesini yaptı doğal olarak da hakkını istiyor.Eğer bu hak ediş bu haliyle buzdolabına kaldırılırsa gönül bağlılığı olan kalpleri de dondurur. Gönül alma bir alma misali Kahramanmaraşlının  darılmışlığı   telafi edilmeli. Aksi halde Maraşlı aferine sıçratılmış olacaktır.Sabahın sahibi Allah, belki bir diyet ödenecektir.



ÖMER BAYDEMİR

28.07.2017 13:00:31


Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyespor Kadın Goalball Takımı 1. Lig’e Yükseldi

Zafer Bayramı Coşkusu Gökhan Türkmen Konseriyle Taçlanacak

Dulkadiroğlu Beledi̇yesi, Hizmet Fi̇losuna Yeni̇ Sathi̇ Kaplama Aracı ekledi̇

Rektör Yasım’dan YTB Başkanı Turus’a Hayırlı Olsun Ziyareti

BlueLand’te Sınırsız Eğlence Artık Hafta İçi Her Gün

Köroğlu: “Okul masrafları aileleri zorluyor, çözüm şart”

Onikişubat Belediyesi’nin Gündüz Bakımevi’nde kura heyecanı yaşandı

BlueLand’te Pazartesi ve Salı Günleri Eğlence Dolu

MHP Kahramanmaraş İl Başkanlığında Mansur Metehan Dönemi Başladı

Çam “ 15 Temmuz Milletin zaferidir ”

Başkan Görgel, Sanayi Sitesi Esnafıyla Bir Araya Geldi

Büyükşehir’in Glütensiz Gıda Desteği

Düğünde buzağı hediye edildi

Pazarcık Belediyesi İle Özel Sular Akademi Hastanesi Arasında İndirim Sözleşmesi İmzalandı

Onikişubat Belediyesi’nden personele Sağlıklı Yaşam Eğitimi

SOGEM’de Sosyal Girişimciliğe Başlangıç Eğitimi’ne Başvurular Başladı!

Görgel, Babalar Günü’nde Şehit Babaları ve Gazilerle Bir Araya Geldi