Sonradan bu alana girmiş olanlar, davranışlarıyla görünür hâle geldiklerinde, duayen (!) takımı, tepki toplamamak için o kişinin ipini birden çekmezler, biraz biraz çekerler, mesela; önce onu bir şey bilmediğine inandırmaya, olmadı uzakta durdurmaya çalışırlar, halkın onu tanımasına mani olurlar, konuşma fırsatı vermezler, geri plandakileri öven, bağırıp çağıran yeni yetişenlerle boşluğu doldururlar. Onlarda da bir istidat görülürse, onun da geciktirilmeden ipi çekilir zaten. Dost, akraba fark etmez bu uygulamada. Kişinin, herhangi birine ayak bağı olmaması da fark etmez. Zaten bu işler en yakınlardan başlar, gelecek endişesi başladı mı en güvenilir ve en yakındaki kişi, ipi çekilecek ilk kişidir zaten. Çünkü ibret almalı diğerleri de!
Siyasetin yasası da buna göre hazırlanmıştır zaten. İtiraz edilen ve eleştirilen maddelerin hiçbirisine, hiçbir zaman dokunulmaz bu yüzden. Çünkü işin akışını çok iyi bilenler hazırlamışlardır bu alanı. Siyasi kurumun adı fark etmez bu işte.
Özellikle yerelde siyaset böyle bir şeydir işte!
Yereldeki siyasetin, birden çok çehresi vardır, bunlar merkeze ulaşmaz hiçbir zaman ama yerelde yapılan hatalar, merkezin sırtında birikir. Öyle bir algı oluştururlar çünkü.
Öndekiler arkadan gelenlere; kendilerine destek sağlamak için toplantılarda yanlarına almak, "ben falanım!" dediğinde işi görülmek gibi küçük fırsatlar verirler. Gözleri ileride değilse veya bu alanda yeteneği olmadığını kendisi de biliyorsa, onlar da bu küçük nimetlerden yararlanıp tatmin olurlar.
Elbette ki bütün siyasi kurumlarda güzel insanlar vardır. Burada sadece bir tahlil yapmaya, işin gerçek çehresini ortaya koymaya çalışıyoruz.
Geleceği aydınlatacak, hatırı sayılır siyasetçilerin çok fazla yetişmediği işte bu yüzdendir.
Bugün için yerelde siyasetin, kamusal alanda ilgi görmek, kendisi veya birilerinin işi olduğunda o işi yaptırmak ve bununla müspet veya menfi yönden mutlu olmak, çocuklarına, yakınlarına gelecekte veya hâlihazırda imkânlar sağlamak ve benzeri durumlar için yapıldığı gizli değildi artık. Bir de sayıları çok az da olsa siyaset, gerçekten hizmet olduğuna inanılar tarafından yapılmaktadır ki bunlardır zaten siyaseti ayakta tutan.
Bizim bildiğimiz siyaset, memlekete hizmet anlamında, işlerin en güzel ve en doğru bir şekilde ve halkın refah seviyesinin yükseltilmesi için yapılmalıdır. Doğru olanı budur. Lâkin çoğunlukla siyasete adım atana, ilk bulaşan illet ihtiras olmaktadır. Siyasette ihtiras yani herkesten önünde olma isteği, siyasetin çehresini değiştirmektedir.
Siyaseti, hizmet anlamında yapanlar, her türlü takdiri hak edenlerdir. Diğerleri, toplumsal değerlerin dışındadır, bunların siyasî ömürleri, ellerinde imkân olduğu sürecedir, yaz yağmuru gibi acele gelir acele giderler, temelli siyasetçi diye anılsalar da tarihte yerleri olmayacaktır.