İçimizdeki Gerilimleri, Başarısızlıkları Aşmamızda

İnancın altını oymak, hakikati saptırmak, birlik ve bütünlüğü bozmak için aykırı düşüncelerin ve hiziplerin çoğaldığı bir ülkede yaşıyoruz. Akıl dışı ve batıl inançlardan oluşan bir dini ortam oluşturuluyor sanki. Adeta akıl hapsedilmiş bir dünyadayız. Bu dünyada Dini düşünceyi sadece korku ve kasvete bağlayan zihniyetlerin yanı sıra mahşer ve kıyamet günü tasvirleri ile insanlar korku ve hüzün içinde yaşatılmak isteniyor. Hal bu ki din insanları mutlu etmek için gelmiştir. İlahi vahiy pek çok kere Hz. Peygamberin müjdeleyici olarak gönderildiğini ve insanları mutlu etmek için gayret sarf etmesini istemiştir. Çünkü Din, sevgi üzerine kuruludurÇünkü sevgi insana güven duygusu verir, korku ise tedirginlik verir. Kur"an dikkatle, akıl ve iman ile okunduğunda görülür ki, baştanbaşa aşk, sevgi ve merhametle doludur. İlim aşkı, adalet aşkı, tüm insanlığı kendi içinde duyma aşkı ve bütün varlıkla iletişime geçen iman aşkı.

İçimizdeki gerilimleri, başarısızlıkları aşmamızda kurtarıcı rol oynayan iki unsur vardır. Biri iman diğeri de sevgidir. Sorunlarımızın üstesinden gelebilmeyi de ancak sevgi ile başarabiliriz. Büsbütün ümitsizliğe, korkuya, heyecana, karışıklığa giden yolda en büyük kurtarıcımız da iman değil mi? Zaten iman dediğimiz, inandığımız şey güzelliğin, sevginin kendisi değil mi? Yani Yaratanın adı Rahman, yani sevgi değil mi ? Her zaman dilimizden düşürmediğimiz "Besmelenin" anlamı: "Sonsuz sevgi ve sonsuz merhametin kaynağı olan Allah adıyla başlarım" değil mi ? İçte ve dışta, yaptıklarımızda, düşüncemizde, varlığımızda çelişki varsa onlardan ancak Allah sevgisi ile arınmaz mıyız? Bunun içindir ki dinler mutlak anlamda insana güven, kuşkudan uzak bir sevgi, bir ümit verir. İman insanda gerilim yaratmaz. Çünkü imanla eylem arasında gerilim yoktur. Aksine sevinç vardır, sevgi vardır. Bazı din sunucuları, gerek ibadethanelerde olsun gerek yazdıkları kitaplarında olsun ve gerekse başka yerlerde olsun günahkârları Tanrının korkunç ve sonsuz azabıyla korkuturlar ve Tanrıya adeta bir jandarma görevi yüklerler. Cehennem azabının korkunç ve azgın halini ve cehennemliklerin çektikleri işkenceleri anlatarak, insanlara korkular salarlar. Nice din sunucularını dinleyen insanlar ise, kutsallık adına anlatılan kavramların yarattığı gerilim ile yaşarlar. Bu yüzden Cennete inanmanın sağladığı iç rahatlığı yanında cehennem korkusunun içlere sağladığı ürpertiler toplumda daha baskın gelmekte, insanlar adeta cehenneme tutsak hale getirilmektedir. Daha küçük yaştaki çocukların kafasına sokulan cehennem korkusu ve azap telkinleri ise onların ruhlarını germekte, onların yüzündeki tebessümü bertaraf etmektedir. Cennet ödülü ya da cehennem cezası mı insanları olgunlaştıracak yoksa Yaratana karşı, aileye karşı, insanlığa karşı, doğaya karşı sorumluyuz duygusu mu?. Kişisel egosunu tatmin etmek için insanları Allah adına yargılamaya, Allah adına korkutmaya, cehenneme atmaya hiç kimsenin hakkı yoktur. Böyle bir yetki kişiyi yüceltmez, aksine küçültür. Din sunucuları, karşılarındaki insanlara ders verme konumuna girip onları ağlatmayı, korkutmayı,

terslemeyi, azarlamayı, korku salmayı, dünyayı insanlara mezar yaparcasına cehennem ve azap telkinleri ile duygularını ürpertmeyi dini telkinin vazgeçilmez malzemesi olarak göremezler. Ama ne yazık ki, nice din sunucuları ilahi rahmetin alanını kutsallık adına gerçeğe doğru yol göstereyim derken daraltmakta, gerilim yaratıcı, belirsizlik, korku verici tavırları sunmaları ağır basmaktadır. Hal bu ki, bu malzemeleri ne Kur"an"ın evrensel mesajlarında ve ne de Hz. Peygamberin örnek yaşamında bulmak mümkün değildir. Hz. Peygamber tehditle, cehennemle söze başlayarak, falan kâfir, filan zındık ve imansız gibi sözcüklerle insanların vicdanlarını tazyik altında tutmamıştır. İmanlı bir insanın pek çok günahına rağmen cehennem azabı korkusu baskısı altında Yüce Allah kullarını tutmamış, aksine umutlu olmanın direnci içinde yaşamalarını Kuran"da şöyle açıklamıştır: "Günahta aşırı giden kullarım, Allah"ın merhametinden, sevgisinden ümidinizi kesmeyin, Kuşkusuz Allah tüm günahları bağışlar. Çünkü Allah sonsuz sevgi ve merhametin kendisidir" (Zümer: 53, Nisa:110)



M. KEMAL ATİK

21.02.2019 15:56:13


Bekir Büyükkurt Türkiye Birincisi Oldu

Restorasyonu Tamamlanan 5 Camii Daha İbadete Açıldı

Pusula Maraş’tan Gençlere Ramazan Temalı Ödüllü Fotoğraf Yarışması

BAŞKAN AKPINAR: “12 ŞUBAT RUHU, ASRIN FELAKETİNDE YENİDEN DİRİLDİ”

Kahramanmaraş Hızlı Tren Ağına Entegre Ediliyor

KMTSO Başkanı Buluntu’dan 12 Şubat Mesajı

"Kurtuluş Ruhu" 106. Yılında

KSÜ’de Deprem Şehitleri İçin Mevlid-i Şerif Programı ve Anma Töreni Düzenlendi

Kahramanmaraş’ta CHP TBMM Grup Toplantısı Yapıldı

Türkoğlu’nda kar seferberliği vatandaştan tam not aldı

Görgel: “Tarihi Kapalı Çarşı’mızın Restorasyonu Tamamlanıyor”

Kırmızı Yelekliler Derneği'nden Kahramanmaraş ziyareti

AKOM’dan Yağmur ve Kar Uyarısı

Ülkü Ocakları'ndan Anlamlı Destek

Başkan Gül'den YENAD'a Ziyaret

Başkan Çetinkaya’dan Gazetecilere Anlamlı Buluşma

KMTSO Başkanı Buluntu’dan 2025 yılı değerlendirmesi