Adana'da anne ve kızı tabancayla öldürülmüş halde bulundu

Nizip'te öğrencilere kıyafet desteği

Isparta'da 461 yıllık Tarihi Üzüm Pazarı'nın restorasyonunda sona yaklaşıldı

Gaziantep'te silahlı saldırıda hayatını kaybeden kişinin katil zanlısı yakalandı

Malatya'daki trafik kazasında hayatını kaybeden 6 kişi toprağa verildi

Akbank’tan, "1 Milyon Kitap" projesine anlamlı destek

Adıyaman'da inşaattan düşen işçi öldü

Kayseri'de "Güven Timleri" denetimlerini sürdürüyor

Gaziantep'te cami ve sosyal tesis güneşle aydınlanacak

Kayseri'de 5 milyon makaron ele geçirildi

Hatay'da evlerinde kaçak ürünler bulunduran 2 zanlı yakalandı

Epiphaneia Antik Kenti'nde "Takvimler Mozaiği" bulundu

Uluslararası Adana Lezzet Festivali hem göze hem damağa hitap edecek

Gaziantep Gençlik Spor Voleybol takımında hedef Efeler Ligi

Adana'da motosiklet çalan 2 şüpheli tutuklandı

Folkart'tan İzmir'de 600 milyon dolarlık gayrimenkul yatırımı

Mersin'de 10 DEAŞ şüphelisinin yakalanmasına yönelik operasyon başlatıldı

ÖMER BAYDEMİR

5.09.2019 13:24:58

2019-2020 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI BAŞLIYOR


Global olarak dokuz yüz bin öğretmen, on altı milyon öğrenci için ders zili çalacak. Hem öğretmenlerimize, hem öğrencililerimize hayırlı uğurlu olsun . İnşallah kazasız ,belasız geçer.


Eski bir  öğretmen olarak bazı şeyleri dillendirmekten kendimi alamıyorum. Beni mazur görün.Kimse yoğurdum kara demez.Eğitim ve öğretim anlayışımız  her iktidar döneminde sil baştan olmuştur.Müfredatlar değişmiş, sınıf geçme yönetmeliği değişmiş.Eğitim yönetim kadroları hallaç pamuğu gibi atılmış.Hala iş takvimi konusunda bir karara varamamışız. 2019-2020 öğretim yılında baştaki örneklerde olduğu gibi işe ara tatiller sokarak  yenilik yaptığımızı sanıyoruz. Her yıl öğrenci başarısının ölçülmesindeki sınıf geçme yönetmeliğini  değişmesi öğrencive velisini şaşkına  çeviriyor.. Yıllar yılları kovalıyor.Hatırlanacağınısanıyorum.Rahmetli   Milli Eğitim Bakanı Vehbi Dinçer döneminde alt yapının fizibilitesi yapılmadan liselerimizde kredili siteme geçmiştik. Yüzümüze gözümüze bulaştırıp  sonrasında vaz geçtik.Faturayı biz ve çocuklarımız ödedik Mevcut sınıf geçme yönetmeliği de liselerimizde hangi ölçekte neyi ölçeceğiz belirsiz. Çocuklarımız bomboş lise mezunu oluyor.


Okulllaşma konusunda ihtiyaç var mı, yok mu  irdelemedenhabire imam katip açıyoruz. Diğer yatırım yapılacak ,asıl ihtiyaç olan meslek okulları  havada kalıyor. En çok ihtiyaç duyulan ara elemanları imam hatip mezunları mı dolduracak.. Milli Eğitim Temel  Kanununun adı var, kendi yok.İnsan modelimiz devletimizin kuruluş felsefesindeki ilkelerden;  Türkiye Cumhuriyeti devletine vatandaşlık bağlarıyla bağlı ;çağdaş, demokratik, laik,insan haklarına saygılı  bireyler olarak yetiştirmek ideali  gündemimizden düşmüş gibi…Kozmopolitlik ön planda…İnsanımız  nerden gelip  nereye gittiğini bilememede.Atamalar ,adı  gerekmez   liyakat ve temsil yeteneğine bakmadan  siyasi mülahazalarla bir mesleki sendikanın  güdümüne verilmiş.


     Demokratik, özgürlükçü eğitim adına insanımızın eğitime,öğretmene bakış açısı büsbütün değişti.Çocuklarımızın özgüven ortamı içinde  serpilip büyümesi için, geleneksel,töresel terbiye anlayışı büsbütün değilse de değişime uğradı.Hep ön planda  çocuk odaklı gelişmeler boy gösterdi. Tıpkı liberal  anlayışta olduğu gibi , bırakın yapsınlar , bırakın geçsinler   anlayışı egemen kılındı.Çocuğadur,durak yok…Öğretmenlerimiz çocuklarımıza  yaptırım uygulayamaz oldu.. Çocuğumuz ne denli davranış içinde olursa olsun hoş görüyle  karşılanmalıdır. Muhatap alınmada öğretmenin yanında olan ; anne baba çocuğunun yanında yer almaktadır.Öğretmen davranış itibariyle öğrencisine eleştiri ve yasaklar koyamaz. Şayet bu tür davranış içine olursa derhal müdahale hazır. Öğretmen sus pus edilmelidir.


    Genel manada  insanın kılık kıyafetinin,tuvaletinin  kişinin davranışında etkin bir yeri vardır. Öğretmenin,öğrencinin pespaye  görünümü kimseyi alakadar etmez. Panayıra gider gibi hipivari giyinen kişinin uyandıracağı saygınlık  ne olabilir? Demagoji olması  bağlamında,zarfa bakma mazrufamı  bak diyelim.Herkes aynı dertten muzdarip.Oğlumuza ,kızımıza  derdimizi anlatmaktazordayız.Bir internet saplantısı,ceptelafonu  bağımlılığı  almış başını gidiyor.  Verilere göre dünyada zamanının % 35 ini insanımız buna harcamada. Bu sari hastalık nasıl  önlenebilir?Devlete,anne ve babalara büyük görevler düşmektedir. Dünya  akıllı telefon pazarları içinde  yine  pazar olarak ön sıralardayız.