Adana'da anne ve kızı tabancayla öldürülmüş halde bulundu

Nizip'te öğrencilere kıyafet desteği

Isparta'da 461 yıllık Tarihi Üzüm Pazarı'nın restorasyonunda sona yaklaşıldı

Gaziantep'te silahlı saldırıda hayatını kaybeden kişinin katil zanlısı yakalandı

Malatya'daki trafik kazasında hayatını kaybeden 6 kişi toprağa verildi

Akbank’tan, "1 Milyon Kitap" projesine anlamlı destek

Adıyaman'da inşaattan düşen işçi öldü

Kayseri'de "Güven Timleri" denetimlerini sürdürüyor

Gaziantep'te cami ve sosyal tesis güneşle aydınlanacak

Kayseri'de 5 milyon makaron ele geçirildi

Hatay'da evlerinde kaçak ürünler bulunduran 2 zanlı yakalandı

Epiphaneia Antik Kenti'nde "Takvimler Mozaiği" bulundu

Uluslararası Adana Lezzet Festivali hem göze hem damağa hitap edecek

Gaziantep Gençlik Spor Voleybol takımında hedef Efeler Ligi

Adana'da motosiklet çalan 2 şüpheli tutuklandı

Folkart'tan İzmir'de 600 milyon dolarlık gayrimenkul yatırımı

Mersin'de 10 DEAŞ şüphelisinin yakalanmasına yönelik operasyon başlatıldı

ÖMER BAYDEMİR

11.09.2019 14:57:28

EĞİTİMİMİZDEKİ EVRELERDEN

Osmanlı her alandaki ihtiyacını eğitim yoluyla kaşılamak amacıyla Birinci Murat döneminden başlamak üzere saray bünyesinde Enderun adını verdiğimiz   eğitim  kurumunu kurmuş. Enderun"un yapısı  sarayın dışındaki medreselerden farklılık arz etmiştir. Enderun"da bütün pozitif bilimin yanı sıramüzik ,resim gibi  güze sanatlarla ilgili eğitim de verilmiştir.Devşirme oğlanlardan  yetiştirilen bu kişiler  devletin her kademesinde  görevler almışlardır. Bunun yanında şehzadelerin de Enderun"da yetiştirilmelerine çok önem verilmiştir. Şehzadelikleri döneminde  sıkı bir eğitimden geçirilmişlerdir. Hatta bazılarının uzmanlık mesabesinde ihtisasları olmuştur.

    Bu devşirme acemi oğlanlar , önce   belli bir alt yapı kazanmaları için seçkin ailelere; gelenek,görenekolmak  üzere ve islami terbiye almaları için  bir süreliğineverilmişlerdir.Sonrasında eğitim için Enderun"a alınmışlardır. Öylesine  aylak, boşboğazlık yapmalarına katiyen izin verilmez. Ezkaza bir  olumsuzluk olursa ,şiddetle cezalandırılırlar.Buna  hoş nükteli  bir fıkra  örnek olur. Nükte bu ya, padişah  II.Murat  ile oğlu   Mehmet(Fatih)  arasında  geçmiştir.

     II Murat oğlu Mehmet"i eğitimi için Enderun"a gönderir.Hoca da şehzadedir. Küçük Mehmet ele avuca sığmaz,arkadaşlarını taciz eder, verilen ödevleri de yapmaz. Cana  gelen hoca şehzadenin acı bir biçimde kulağını çeker  ve hışımla yerine oturtur. Sus , pus olan şehzade akşam babasına;""Ben senin oğlun muyum, tahtının yaraşığı mıyım.?Hoca  beni diğer oğlan, uşak ile nasıl bir tutar da kulağımı çekip beni tektir eder."" diyerek şikayetçi olur.

     Hocaya  el altından haber gönderen Padişah""Mehmet"in terbiyesinde  bozulma vardır.Yarın ben Enderun"a geldiğimde  hocaya  niçin  böyle kaba davrandığını  sorduğumda,bana  elindeki değnekle   hücum ederek,işine kimsenin karışamayacağını  ,elindeki değneği de bazen yere bazen de  eteğime dokundurarak dışarı çıkarmasını sağlık verir.

     Ertesi gün, babasının hocaya haddini bildireceği için Mehmet mutludur.İlerleyen saatlerde   ders yapılan mekana gelen  Padişah hocaya  niçin şehzadeyi cezalandırdığı konusunda tarizde bulunduğunda ,tembihli hoca  padişahı  elindeki değnekle bazen yere bazen de eteğine vurarak  mekandan uzaklaştırır.

       Köşesinde  olup biteni izleyen Mehmet boncuk boncuk göz yaşları dökerek için içinağlar.Çaresiz verilen ödevini yapmaya  koyulur.

  Akşam Padişah oğlu Mehmet"e ‘" Hocasının çok  hiddetli biri olduğunu, kendisinin kusuru  yözünden cezalandırıldığını, verilen ödevleri yapmak,öğretilenleri de  öğrenmekten başka çaresi olmadığını ona telkin eder.

           Ne kadar çağ dışı bir anlayış değil mi?Bu köhnemiş kafaları artık değiştirin,çağa ayak uydurun mu demek içinizden geldi…