Flo, sonbahar-kış koleksiyonunda yüzlerce modeli beğeniye sunuyor

Başkan Uysal "Tarhana Günü" etkinliğine katıldı

Kalp krizi sonucu vefat eden polis memurunun cenazesi Adıyaman'da toprağa verildi

Nizip'teki Ak Mezra Köprüsü yenilendi

Mersin Uluslararası Limanı'nın "Kapılar Projesi"nde temel atıldı

Seyhan Nehri kıyısında hafriyat ve atık kirliliği

Adana'da anne ve kızı tabancayla öldürülmüş halde bulundu

Nizip'te öğrencilere kıyafet desteği

Isparta'da 461 yıllık Tarihi Üzüm Pazarı'nın restorasyonunda sona yaklaşıldı

Gaziantep'te silahlı saldırıda hayatını kaybeden kişinin katil zanlısı yakalandı

Malatya'daki trafik kazasında hayatını kaybeden 6 kişi toprağa verildi

Akbank’tan, "1 Milyon Kitap" projesine anlamlı destek

Adıyaman'da inşaattan düşen işçi öldü

Kayseri'de "Güven Timleri" denetimlerini sürdürüyor

Gaziantep'te cami ve sosyal tesis güneşle aydınlanacak

Kayseri'de 5 milyon makaron ele geçirildi

Hatay'da evlerinde kaçak ürünler bulunduran 2 zanlı yakalandı

ÖMER BAYDEMİR

10.12.2019 16:08:56

GÜNLERİN GETİRDİKLERİ

16 Nisan 2017 referandumuyla cumhurbaşkanlığı hükumet sistemine geçiş kabul edildi. Sistemin yanlışları, doğruları biteviye tartışılıp duruyor. Bu sancıyı doğru bulan da var,yanlış bulan da.Kafadan bin bir çeşit sesler çıkıyor. Kimileri devlet başkanının partili olmasını doğru bulmuyor.Bu söylem muhtemelen geçmiş yıllarda devlet başkanlarının partiler üstü olmasından kaynaklanıyor. Hatırlayacak olursak sistem arayışı için biz hem 1961 de hem de1982 de yeni anayasalar kabul ederek sistem arayışı içinde olduk.İleri yıllarda ihtiyaca ve değişime dayalı olarak 1987,1988,2007,2010 yılarında anayasa değişiklikleri için halka başvuruldu.Bunlar içerisinde en kayda değer olanı 12 eylül 1987 deki halk oylamasıdır.1982 anayasasındaki geçici hükümdeki siyasi yasakların kalkması için halk oylamasına gidildi. Gerek hükumet,gerekse Turgut Özal yasakların kalkmaması için çok büyük efor sarf ettiler.Öbür tarafta siyasi yasaklı olan; Süleyman Demirel, Bülent Ecevit, Alpaslan Türkeş, Necmeddin Erbakan yasakların kalkması için karşı çalışma içine oldular.Bunlar içinde en aktif olan Süleyman Demirel"di. Miting meydanlarında;"" Ayağımda demir çarık,elimde demir asa,Anadolu Yollarında şaçsız başım yanarak dört defa deri değişti."" Diyerek ‘"Hakkımı arıyorum,hakkımı istiyorum."" nutukları atıyordu. Yapılan halk oylamasında çok az farkla ,75 bin, oyla evet oyları fazla çıktı. Böylece de siyasi yasaklar kalkmış oldu.Adalet Partisi, Doğru Yol Partisi, Cumhuriyet Halk Partisi,Sosyal Demokrat Halkçı Parti, Milli Selamet Partisi, Refah Partisi,Milliyetçi Hareket Partişi, Milliyetçi Çalışma Partisi adlarıyla yeniden yapılandılar.

Başkanlık sistemi açıkça söylenmemesine karşın Turgut Özal"ın gönlünde yatan aslandı.Türkiyeyi eyaletllere bölerek valiler nezdinde idare etmeyi tasavvur ediyordu.Hatta bazı valileri eyalet valisi nezdinde atadı.Kahramanmaraş valisi Celal Güvenç de o ad altında Kayseri Valiliğine atandı. Yasaklların kalkması Özal"ı panikletti. Erken seçim kararı aldı. 29 kasım 1987 de erken seçim oldu.Siyasi denge değişti. Özal"ın tek adam olma hevesi kuvveden fiile geçemedi.

Bu gün kıyasıya eleştirilen Cumhurbaşkanlığı Hükumet sistemi TBMM ‘sinin ülke yönetiminde etkin rolünün olmamasını doğurdu..Milli iradenin tecelligahı olan parlamentonun pasifize edilmesi içlere sindirilememektedir.Her şeyin kanun gücünde karrnamelerle idare edilmesine toplumumuz henüz alışamadı. Hizmetler ve icaatlar konusunda halkla iç içe olan parlamenterlerin olanı biteni hakkıyla bilememesi onlar adına zafiyet yaratmaktadır.Bakanların birçoğunun parlemento dışından uzman kişilerden seçilmesi onların da halka hesap verme konusunda devlet memuru haletiyle hareket etmeleri yadsınılmaktadır.

Burada şu gerçeği de vurgulamadan geçmek olmaz. Tüm siyasi partiler nezdinde ,Tüm parlamenterler merkez yoklamalarla saptanıp halkın önüne ,beğenseniz de beğenmeseniz de işte adayınız demeye geliyor..Halk deyimiyle zoraki nikah…Siyasi hayatımızda eskiye adeta özlem duyuyoruz.Taşrada kendini liyakatli görenler aday olur ,siyasi faaliyetlerini sürdürür,ön seçimlerde sıralamaya girer partisi oy alırsa seçilirdi.Şimdilerde ise tavassutla,kayırmacayla aday saptanıyor,seçilen de diyet borcunu ödemek için tavassutçusuna olmadık ödünler veriyor.Halkın oyları da lidere verilen oy boyutunda gerçekleşiyor.

Güncel bir konu olduğu için örnek veriyorum.Afşin-Elbistan termik santrali ot uz yıldır faaliyet gösteriyor. Çoğulhan"da insanlar evlerini barklarını terk edip göçüyor.Daha şimdi mi aklımıza geldi.Tehlike yalnızAfşin"de mi var? Emsal daha 15 santral mevcut.Filitre takılma süresi uzatılırken sizler nerdeydiniz.Cumhurbaşkanı veto edince kahramanlık gösterip onu tebrik etmek de neyin nesi?