Bir toplum yasaları ile ya kalkıınır ya batar ya da sürünür, Çin, çocuk istismarına ölüm cezası getirmiş ki doğru plan, hak olan, hakkın korunması budur. Küçük büyük, kadın, erkek hatta hayvanın bile cinsel istismara uğraması en büyük kötülük, en büyük haksızlık, en büyük ahlâksızlık, en büyük zulümdür, emanete ihanettir. Irzı ve namusu, cinselliği her canlının dokulamayacak hakkıdır ve herkes için büyük bir emanettir. Bu suçu işleyenlere de cinayet işleyenlere de yasada ölüm cezası olmalıdır.
Şu ülkenin haline bakın, bir günde adam seri cinayet işliyor, kendini öldürmese adam yaşamaya devam edecek, kim bilir daha ne kadar cinayet işleyecek?
Hakları korumayan/koruyamayan yasaları hazırlayanları da çıkaranları da samimi bulmuyorum, bunlarda insan sevgisi ve haklara saygı yoktur.
Hakların korunmadığı yerde medeniyet olmaz, ne zamandan beri süregeldiğini bilmem ancak ben kendimi bileli bu ülkede sürekli yasa çıkarılır, yasa düzenlemesi yapılır, hâlâ da neticelenmemiştir, bundan da bu süreleri yaşayanların, yönetenlerin hepsi sorumludur. İnadına bağımlılık hiçbir durumda ve şartta iyi değildir ama demokrasi denilen yönetimlerde seçim işleri bağımlılık üzere yürütülmektedir.
Ülkede, kimse kendisine dokunmayan yanlışlığı görmezlikten gelemez, yaşanan haksızlıkları masum kabul edemez hele de iş namus meselesi olduğunda, velev ki hani kendi rızası ile yapmışsa dendiliyor ya kendi rızası ile yapmış olsa bile! Irz ve namus kişinin dokunulmaz hakkı olduğu kadar bir toplum hakkıdır da! Bir toplumda herkes birbirine emanettir, bu yüksek anlayışa sahip olamayanlar topluluk olurlar ama toplum olamazlar.
Yukarıda Çin ile ilgili yazdığım haberi bir sosyal medya paylaşımında gördüm, gördüğüm anda Mazlumların korunması adına bizde olmasa da çok sevindim, bu, insanlara güven verir, keşke bizim ülkemizde de böyle somut adımlar atılsa!