M. KEMAL ATİK

Tarih: 07.06.2012 11:07

Kin Ahlakı

Facebook Twitter Linked-in

Sevgili okuyucular, Hepimiz biliriz ki kindar insan, içinde kabaran şiddetin baskısını sözcüklere döken kişidir. Eksikliğin ve yetmezliğin azabından kurtulamayan kimsedir de diyebiliriz. Ayrıca kindar insan kendi ihtirasından vaz geçemeyip yine kendi ihtirasında terk edemedikleri azabın esiridir. Kindar insan, olaylara kin ve öç duygusuyla hücum eder. Kötülüğü tamlık olarak algılar. Kininde hoş görü yoktur. Noksanlığa geçit veren zaaflarını, eksikliklerini ber taraf etmek için de gayreti yoktur. Onun davası, mutluluğu kindarlığındadır. O, kendi gururu için kendini feda eder. Tüm yaşamı fitne, haset, kıskançlık ve çekememezlik içinde geçer. Küçük çıkarlarını başkalarının mutluluğundan daha üstün tutar. Kindar insan uzlaştırıcı değildir Başkalarını dinlemek ve anlamak istemez. Hatta anlamaktan korkar. Daha da kötüsü, doğruları ihanetle suçlar. İşte biz buna kin ahlakı / kindar ahlakı diyoruz.

Sevgili okuyucular, hem bedeni, hem aklı, hem zekayı hem de çevreyi tahrip eden; iyiyi, güzeli bilmeye engel olan, toplumları birbirinden ayrıan ve ayrıştıran hasletlerden biri belki de en önemlisi kin ahlakıdır. Radikal söylemleri artıran, şiddet eylemlerini körükleyen hep kin ahlakıdır. İnsanı ölmeyye, öldürmeye istekli kılan da yine kin ahlakıdır.

Kin ahlakı neden doğar: Sözünü ettiğimiz kin ahlakı öncelikle ideal ve kutsal değerlerden mahrum olan ve bencil arzulardan arınmamışlardan doğar. İkinci olarak: Aile düzeni bozulan, geçim şartları ağırlaşan, emeğinin karşılığını alamayan, çıkar çatışmalarının altında ezilen, sermaye tarafından emeği sömürülen, yasaların haklıdan yana değil güçlüden yana işleyen, göz yaşları sürekli artan, öfkenin yüzü tanınmaz hale gelen toplumlarda kin Ahlakı artar. Bu bağlamda siyasilerin, entelektüellerin ve medyanın zaman zaman şiddet, kin  ve ideolojik içerikli söz ve söylemleri de kin ahlakının artmasına neden olur. Beklenmedik ideolojik ayrışmaların ve olumsuz gelişmelerin bu cenahta atrması kin ahlakının çoğalmasına sebep olur. Zaten kindar bir toplum yaratmak, ideolojik yaklaşımların doğal sonucudur. Kin ahlakı bu ayrışımlardan beslenir. Kin ahlakı ile damgalanan birey ve toplumlar kolay kolay normalleşemezler.

Bu bağlamda siyasilere de çok büyük görevler düşmektedir. Onlar konuşmalarını daha yumşak bir alana çekmelidirler. Gerek siyasetçiler olsun gerek yazar çizerler olsun ve gerekse medya olsun herkes üslubunda çok dikkatli olmak zorundadır. Birbirlerine boğma üslubundan arınmış cümlelerle hitap etmelidirler. Asıl değerlerimiz olan birlikte yaşama alışkanlığımızı, kardeşce ve barış içinde yaşama alışkanlığımızı şiddet kol gezer hale getirmemeliyiz. Zaten kültürümüz, inancımız, örf, adet ve geleneklerimiz de bize bunu hatırlatıyor. Bu değerlerin başında da birbirleriyle bir arada yaşayan insanların kendi aralarında oluşturdukları dirlik ve düzeni sağlayan hoşgörü gelmektedir. Bu gelenek asırlardır yer yer örselenmiş, kırılmış, kayıplara uğramış olsa da bu coğrafyada süre gelmiştir. Demokrasi ve insan hakları bağlamında gerçekleştirilen girişim özgürlüğü, mülkiyet hakkı, özgür seçim hakkı, ifade ve basın özgürlüğü, seyahat özgürlüğü gibi temel hak ve özgürlükler hoşgürü ortamını daha da güçlendirmiştir. Tüm bu değerlerin düşmanı kin ahlakıdır. Hele bu kin ahlakı inanç bağlamında, akide bağlamında erdemli olma adına yapılırsa durum daha da vahim bir hal alır diye düşünüyorum.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —