Bir mütevazı iş adamı,
yapacağı işe ilişkin, önce fizibilitesini yapar. Ona göre de kar amacı güttüğü
işe yatırımını gerçekleştirir. Bunun için fazla ekonomi bilmesine de gerek yoktur.
Bu kural kişiyi bağlar. Kar da zarar da onu ilgilendirir. Devletler de
koşullara göre uluslar arası arenada bir ticari müessese gibidir. Yatırımlarını
gene insanların aldığı kararlar doğrultusunda gerçekleştirir. Yanlış kararlar
karar merciindekileri değil devleti alakadar etmektedir. İşte bunun çarpıcı örneğini
Botaş"ta görüyoruz. Almayı taahhüt ettiği, ama kullanamadığı doğalgaz için
açıktan ödediği meblağ 2 milyar 999 milyon Türk Lirası
Bu para kimin kesesinden
çıkıyor. İnsan kullanmadığı doğalgaza karşı haraç öder gibi açıktan para ödemiş
oluyor. Rusya"ya 1,4 milyar, İran"a 1,3 milyar, Azerbaycan"a da 186 milyon ödeniyor.
Bunun anlamı; Botaş iyi sevk ve idare edilmiyor.""Zararın neresinden dönersen
kardır."" Atasözü doğrultusunda, Botaş"ta yönetim,
yönetim anlayışı değiştirilmelidir. Bir ara milletle alay eder gibi fazla
doğalgazın Tuzgölü altında stok edileceği şayialarını yaydılar.""Yanlış hesap
Bağdat"tan döner."" Mantalitesi doğrultusunda acilen yapılacaklar yapılmalıdır.
Sen kalk ha bire doğalgaza zam
yap, talebi caydırıcı politikalar ortaya köy, doğalgaz kullanımını
yaygınlaştırma, teşvik etme, o zaman evdeki hesap çarşıya uymaz. Madem
kullansan da kullanmasan da ödemeye ilişkin bir taahhüde girmişsin, işin
ilerisini düşünerek ne edip, edip tüketici önlemler alınmalıydı.
Mütevazı bir esnaf bile, sezon
sonlarında, stoklarını eritmek için indirimli satışlara girer. Elinde ne var,
ne yok, kapış, kapış satılıp tükenir.1986-2001 yılları arasında yapılan alım kontratı
madem böyle işliyor Bu kadar zaman içinde, nasıl oluyor da önlen alınamıyor?
Botaş Enerji Bakanlığı Şirketi bu mantaliteyle yoluna devam edemez. Mutlaka bir
el müdahil olacaktır.
"Kazan dibin kara, senin ki benimkinden
kara
""ithamında olduğu gibi, bu zararda taşradaki, doğalgaz ithalatçısı,
dağıtıcısı, satıcısı firmaların da taksiratı vardır. Onlar bire bir vatandaşla
muhataptır. Doğalgaz çekimini yaygınlaştırıcı önlemlerle doğalgaz tüketimine talebi
artırabilirlerdi. Maalesef onlar da devlet kurumlarındaki mantaliteyle hareket ettiler.
Serbest piyasa ekonomisinde olduğu gibi arzı artırıcı hiçbir yolu denemediler.
Rutin, basmakalıp, kuralcı hareketlerle vatandaşın önüne hep set çektiler.
Söz gelimi Kahramanmaraş"ta
Armadaş firması beş yılda şunu yaptı. Her yıl taahhüt ettikleri
Eh artık 2012 sonunda Armadaş"ın,
kuruma az çok aktivite kazandıran hat çekme işi de bitiyor. Otur, gel keyfim gel
Dön koltuğunda, ense yap
Bereket Allah"tan, kentimizde
kendi enerjisini üretmek düşüncesiyle bazı sanayicilerimiz, doğalgazla çalışan
elektrik santralleri kuruyor. Bari onlar almadan parasını ödediğimiz doğal gazı
kullanmış olacaklar. Botaş"ın biraz da olsa zararı azalacak.
Bu ülkedeki kafalar bir türlü
değişime uğramıyor. Pınarbaşı Mahallesi sakinleri, doğalgaz diye dilekçe üstüne
dilekçe veriyorlar. Armadaş onlarca bu insanları muhatap alıp da dilekçelerine
yazılı cevap vermek nezaketini bile göstermiyor. Hukukun üstünlüğünün egemen
olduğu bir ülkede dilekçeyle başvuru anayasal bir hak
Muhatabının da bir ay
içinde müsbet veya menfi cevap vermek asli görevi. Bunda da bir art niyet mi var?
Zira mahalleli organize olup Armadaş"ı Bölge İdare Mahkemesine verme hazırlığı
içinde
Botaş zarar edermiş, fatura devlete,
boş ver aldırma, Böyle gam, böyle keder, aldırma böyle gelmiş böyle gider.