1- İbrahim (A.S) oğlu İsmail
(A.S) ile beraber Kabe"yi inşa ederken nesillerinden hayırlı bir ümmet ve
onların içinden de onlara kitabı okuyup hikmeti açıklayan ve onları günahlardan
temizleyen bir peygamber göndermesi için dua etmişler, İsa peygamber
kendisinden sonra Ahmed (bir adı da Muhammed olan) bir peygamberin geleceğini
müjdelemiş Peygamberimizin annesi Âmine Hatunda rüyasında kendisinden çıkan bir
nurun cihanı aydınlattığını haber vermiş.
2- peygamberimiz (s.a.v)
doğduğunda annesinin rüyasına uygun uygun bir şekilde kendisine dedesi Abdul
Muttalip tarafından Muhammed adı konuldu. Çocuğa bu ismi vermesinin sebebi
sorulduğunda: "onun gökte ve yerde övülmesini istedim" cevabını vermiştir. Yine
dedesi onun hakkında "Yemin ederim ki ileride bunun şanı büyük olacaktır."
Demiştir.
(İbn Sad)
3- Peygamberimiz gençliğinde
Araplar arasında savunma himaye veya zulme uğrayanın hakkını zalimden alma gibi
amaçlarla kurulan hilful Fudül (Erdemliler) antlaşmasına katılmış ve kurucu
üyelerle beraber zülme uğrayanların haklarını zalimlerden alıncaya kadar
mücadele edeceklerine Mekke halkından ve Mekke"ye dışardan gelen kimselerden
haksızlığa uğrayanların yanında yer alacaklarına ve zalimden hakkını alıncaya
kadar mazlumu destekleyeceklerine dair karar almışlar ve kararlarında gereğini
yapmışlardır. (İbn Hişam İbn Hanbel)
4- H.z. Muhammed (s.a.v)
yirmibeş yaşında iken Hatice"nin kervanını Suriye"ye götürmek üzere adam
aradığını öğrenen amcası Ebu Talib yeğenini bu kervanı götürmeye teşvik etmiş
Hatice"de hemşehrileri arasında güvenilir ve doğru sözlü bir şahsiyet olarak
şöhret bulan Hz. Muhammed (s.a.v) e kervanını memnuniyetle teslim etmiş,
peygamberimizin ticaretinden ve ticaret ahlakından memun olan Hatice O"nun
ücretini iki katı ödeyip O"na iş ortaklığı ve evlilik teklif etmişti.
Peygamberimizin (s.a.v) in bu
teklifi kabul etmesi üzerine, amcası Ebu Talib Hz. Muhammed (s.a.v) in üstün
ahlakından bahsederek Hatice"yi kendi amcasından istedi, onlarda böyle bir
evliliğin kendileri için bir şeref olduğunu söyleyerek Hz. Hatice"yi
peygamberimiz (s.a.v) ile evlendirdiler. (İbn Hişam)
5- Hz. Muhammed (s.a.v), otuz
beş yaşında iken, yenilenen Kabe duvarına Haceru"l-Esvedi yerleştirme işinde,
Kureyş kabilelerine hakemlik yaptı. Haceru"l-Esved"in yerine yerleştirilmesi
şerefinin kendilerine ait olmasını isteyen kabileler arasında çıkan
anlaşmazlıktan neredeyse savaş çıkacaktı. Bu arada Kureyşlilerin en yaşlısı Ebu
Ümeyye b. Muğire"nin teklifi üzerine orda bulunanların hep bir ağızdan; "Bu güvenilir
(emin) bir kimsedir. Onun vereceği karara razıyız." dedikleri Hz. Muhammed
(s.a.v) in hakemliğine razı oldular. O"da problemi çok zekice çözdü.
Kureyşliler, Hz. Muhammed (s.a.v) in problemi çözümünden son derece memnun
oldular. Çünkü savaşa yol açabilecek bir ihtilaf büyümeden ve hiçbir kabilenin
pürenmesine fırsat verilmeden halledilmiş oldu. (İbn Hişam, İbn Said, Taberi)
6- Hz. Muhammed (s.a.v) kırk
yaşına geldiğinde Mekke yakınlarında bulunan Nur dağındaki Hıra Mağarası"nda
Cebrail (a.s) in öğretmesiyle vahyi alıp kalbine iyice yerleştirip ezberledi,
ancak heyecanı ve korkusu sürüyordu. Aldığı vahyin etkisiyle titreyerek hızla
evine geldi. Yatağına girdi ve eşi Hatice"ye; "Ben örtünüz, beni örtünüz" dedi.
Uykuya daldı. Uyanınca başından geçenleri hanımına anlattı ve "Kendimden
korktum" dedi. Hatice O"na şu sözleri söyledi; "Korkma Allah"a yemin ederim ki,
o hiçbir zaman seni utandırmaz. Çünkü sen akraba hakkına riayet edersin, doğru
konuşursun, aciz olanların işini yüklenirsin. Fakiri doyurur, misafiri ağırlar,
halka yardım edersin" (İbn Hişam)