Menü KAHRAMANMARAŞ Yorum Gazetesi
ÖMER BAYDEMİR

ÖMER BAYDEMİR

Tarih: 25.04.2013 00:00

Apollon ve Dafni

Facebook Twitter Linked-in

Akil insanlardan sinema sanatçısı Kadir İnanır ve arkadaşlarının Antakya"da tek Ermeni köyünü ziyaretlerinde başına defne yapraklarından yapılmış taçlar takıldı. Onların da mutlulukların diyecek yoktu. Bu olay beni ta 1963 lü yıla, yani  lise  2. sınıf  öğrencisi  olduğum  yıla taşıdı. Sanat tarihi dersimizde  Gian Lorenzo  Bernini"nin , Apollon ve Dafni  adlı  incelediğimiz  heykeline taşıdı.Heykel  bir Yunan  mitolojisinden  ilham alınarak  yapılmıştı.

Mitolojiye göre; Defni, deniz tanrısının kızı, güzeller güzeli su perisidir. Apollon da güneş ve çoban tanrısıdır. Gördüğü Dafni"ye aşık olur. Dafni, Apollon"un aşkına mukabele etmez. Apollon, büyük tutkuyla bağlı olduğu Dafni"ye sahip olmak azmindedir. Hep onun peşinde koşar. Issız ormanda biteviye onu izler ve ona sahip olmak ister. Bir kovalamaca sürerken, son kovalamaca da Dafni takatten düşer, artık kaçmak için bacaklarında güç kalmaz. Apollon ona erişir ve tam onu yakalayacağı sırada, Dafni toprak ve yer tanrıdan yardım dileğinde bulunur. Yer ve toprak tanrı onu ayaklarından başlayarak bir ağaca dönüştürür. Saçları da o ağacın yaprakları olur. Apollon onun yapraklarından kendine bir taç yapar, onu başından hiç eksiltmez. Aşkının nişanesi olarak hep başında taşır.

Antakyalı Ermeniler bu mitolojik olayın Antakya"da Harbiye ‘de geçtiğine inanır. Harbiye"de defne ağaçlarının dalları altından çağlayarak akan şelalenin Dafni"nin gözyaşları olduğunu söylerler.

Doğrusu Antakya"da yaşayan Ermenileri takdir ettim. Adamlar kimliklerini kaybetmemek  için, ne kadar  mitolojik  olay da olsa bile kültürlerini yaşatmaya  özen gösteriyorlar. Bu sayede de kimliklerini kaybetmeden varlıklarını sürdürüyorlar. Tabii bunda unutulmaması gereken en büyük hisse âlicenap Türk Milleti"nin hoş görüsüdür. Diline, dinine, yaşayışına, töresine karışmadan, onları asimile etmeden bu günlere Türk Milleti taşımıştır. Hani 1915 te tehcir vardı? Peki, bu Ermeni varlığı neyin nesi?

Oldu bitti, bir şeye de  taaccüp  ederim. Binbaşı rütbesinden sonra subaylarımızın şapkalarının siperlerindeki defne dalının ne işi olabilir? Hangi esinden kaynaklanarak konulmuş olabilir? Milli bir ordunun Yunan mitolojisinin bir motifini kullanmasının mutlaka bir gerekçesi vardır. Milli olmayan bir motif neden kullanılmıştır.

Kadir İnanır ve arkadaşlarının başlarına takılan defne tacı ile Ermeniler nasıl bir mesaj vermeye çalışmışlardır? Onları ereğine ulaşamayan Apollon mesabesine mi sokmak istemişlerdir? Ne denli çaba sarf ederseniz edin elinize defne dalından yapılmış bir çelenkten başka bir şey geçmeyecek mi demek istemişlerdir? Biz safdil bir milletiz. Bu kadar şüpheci olmaya da gerek yok. Alınganlığın bu kadarı da fazla… Bir tesadüf diyelim. Mutlaka iyi niyet vardır. Bu olsa olsa eski Yunanda ve Roma"da başarı gösteren sporcular ve zafer kazanan komutanların başına takılan taç olarak düşünülmüştür diye yorumlayalım.""İyi düşün, iyi hisset, ne varsa doğrudadır. Doğru şaşar sanma.""


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —