Türkiye Turgut Özal`dan bu
yana çağı yakalama savaşı vermektedir. Merhum Özal zamanında gerek ekonomik
gerekse sosyal alanda önemli adımlar atılmakla birlikte, en önemli ivmeler
Erdoğan hükümetleri zamanında kazanılmıştır. Ortadoğu Arap baharını yaşamasaydı
yapılan diplomatik yatırımların meyveleri derlenmeye başlanmış olacaktı.
Türkiye Ortadoğu`da,
Afrika`da, Orta Asya`da çok sağlam ve önemli dostlar kazandı. Çok önemli
işbirliklerine imzalar atıldı. Yurt içinde yakalanan ivme yurt dışında da
başarılar getirdi. IMF`ye borcumuzun kalmayışı hatta ona borç verecek duruma
gelmemiz, hazinemizin hiç olmadığı kadar dolu oluşu, internette dünyanın en
hızlı ağlarından birine sahip oluşumuz, hızlı tiren atağının başlatılması,
(eğitime o kadar diyemeyeceğim ama) sağlıkta yapılan iyileştirmeler ve aklıma
gelmeyen, burada saymamız imkânsız olan pek çok konu gösteriyor ki Türkiye
artık dünyanın önemli ülkelerinden biridir.
Erdoğan`ı ve partisini
sevmeyen, politikalarını eleştiren insanlar var...
Bu eleştiriler, "Daha
iyisi yapılabilirdi" şeklindeyse, buna katılabilirim. Ama biz daha iyisini
yapabilirdik diyen siyasi partiler varsa onlara, iktidar olduklarında neden
yapmadıklarını sorarlar.
Radyodan dinledim, Dışişleri
Bakanımız Ahmet Davutoğlu Orta Asya`da konuşmuş... Bir cümlesi aynen şöyle:
Artık Türk Devletlerinin sırtlarını dayayacakları kudretli ve şefkatli bir
Türkiye Cumhuriyeti var.
İşte bu...
Dünyada eksikliği yaşanan bir
şey de budur.
Dünyanın dengesi için (bakın
İran değil, Irak değil, Suriye değil, Suudi Arabistan değil) Türkiye
Cumhuriyetinin süper devlet olması gerekir. Aksi halde Müslüman dünyası
açısından denge kurulmuş sayılamaz. Ne zaman Türkiye Cumhuriyeti dünya
siyasetinde söz sahibi olur, işte o zaman dünyanın dengesi yerine oturur.
Tarihe baktığımızda bu böyle olmuştur. Osmanlı, hastalığı ve yaşlılığı
dönemlerinde bile dünyanın dengesine etki etmiştir.
Şimdi sıra Türkiye
Cumhuriyetinde...
Türkiye Devleti doğru
yönetilmeye devam ettiği sürece, yani devletimizin dünyadaki konumu
sürdürülebilir olduğu sürece dünyanın dengesi yerine oturacak, ne Amerika ne
Rusya ne de Avrupa Birliği istedikleri gibi hareket edemeyecek, Hıristiyan
kulübü anlayışıyla uygulama yapamayacaklardır.
Dünyada adalet bu şekilde
yaygınlaşacaktır.
Zannediyorum 2013 yılı
içerisinde Türkiye terörden kurtulacak, vatandaşları arasındaki kardeşlik
artacak, doğu ve güneydoğudaki insan gücü, toprak ve hammadde
değerlendirildiğinde ekonomide sıçrama yaşanacaktır.
Aklı başında herkesin bildiği
ve zaman zaman yazıp söylediği gibi Türkiye`nin ayağındaki prangalar (Ziya
Paşanın söylemi ile `pabendi terakki`) terör ve istikrarsızlıktır. Geniş bir
tabandan destek alan Erdoğan hükümeti ile istikrar yakalanmıştır. Terör de son
bulduğunda Türkiye`yi kimse tutamayacaktır.
Yorum sizin...