İMRAN KILIÇ

Tarih: 14.08.2013 00:00

Gençlik

Facebook Twitter Linked-in

İnsan hayatının dönemleri vardır. Bunlardan birisi de gençlik dönemi olup gençlik, tüm hareket ve heyecanıyla geçen dünümüzün adı, ömrümüzün en verimli çağı, yaşadığımız geleceğe döndüğümüzde, istikbalimizi teslim edeceğimiz yarınlarımızdır.

Gençlik, insan hayatının en kritik anı olup, bu dönemde kişi azami kapasitesini  kullanabilir, hayırda da şerde de büyük mesafeler alabilir. Duygu ve kabiliyetlerin, enerjinin doruk noktaya ulaştığı böyle bir anda, bunları dizginlemek, kanalize etmek insana çok şey kazandırır. Bu iş zordur ama çocukluğundan itibaren kendini iyi yola koyabilmiş, nefsini hayra yöneltmiş, güzelliklere alıştırmış bir genç, Allah"ın rızası yolunda olup bunları başarabilir.

Bir ülkenin yarınlarından emin olması, yetiştirdiği gençliğin ruh ve beden yönünden sağlıklı, duyarlı ve tutarlı olmasıyla mümkündür. Gençlerine iyi imkanlar hazırlamayan, onların maddi ve manevi ihtiyaçlarını göremeyen, seslerini duyamayan milletler, kendi geleceklerini tehlikeye atmış demektir.

Gençlik, milletler için bulunmaz bir nimet, önemli bir güç, yararlanılması gereken muazzam bir kuvvettir. İyiye ve güzele yönlendirilirse, insanlık için sonsuz yararları, yoldan çıkarsa hem o toplum ve hem de gençliğin kendisi, ülke ve insanlık için bir endişe ve üzüntü kaynağı haline gelir.

Peygamberimiz (s.a.v.) gençliğe ve gençlerimizin yetişmesine çok büyük önem vermiş, peygamberliğinin ilk yıllarından itibaren yanında gençleri bulmuş, birçok yaşlılar islam"a şiddetle karşı çıkarken, gençler Müslüman olmuş ve islam"a destek vermiş, bu gençlerin çoğu, zengin ve itibarlı ailelerini terk ederek büyük çileler pahasına onun yanında yer almışlardır.

Kur"an-ı Kerim ise bir kısım önder gençlerin hayatlarını hisse alalım diye kıssa olarak anlatmaktadır.

Hayal edipte yapamadıklarımızı yalnız gençlerden beklemek veya hep onlardan şikayet edip onların bazı davranışlarını kıyamet ve felaket habercisi gibi görüp göstermek çıkar yol değildir.

İstesek de istemesek de, bu ölümlü dünyada yarınlar, daima bugünkü gençlerin olacak, geleceği onlar kuracak, insanlığı onlar temsil edecektir.

Bu tartışılmaz gerçek karşısında ana, baba, çevre, toplum ve kurumlar olarak, tabii değişim ve gelişimden kaynaklanan şikayetleri bir tarafa bırakarak, onlara ne veri ne aldığımızın hesabını yapıp, gençleri toplumun üyeleri haline getirmeli, gelecekte fert ve toplum olarak ülkemizi ve milletimizi temsil sorumluluğunu yüklenecek kıvama sokmak için gereken tedbirleri almalıyız.

Kur"an-ı Kerim: "Sonra o gün nimetlerden mutlaka sorulacağımızı önemle beyan etmekte ve dikkat nazarlarımızı çekmektedir."

1-Tekasür, 102/8


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —