Menü KAHRAMANMARAŞ Yorum Gazetesi
ŞABAN SÖZBİLİCİ

ŞABAN SÖZBİLİCİ

Tarih: 18.09.2013 00:00

Dünya Sürgünü

Facebook Twitter Linked-in

Sürgün demiştin hani sarı gül. İkimiz de yedik o Çerkez kamçısını taşımanın acısını. Sen ovalarda, bayırlarda hür boylandın; ben zindanlara eyledim mantar gibi zoraki terki diyar. Gürledik ikimiz de solgun benizle. Seni renklerden bir ton eylediler göğüslere, vazolara; beni tecrit odalarına. Sen koparıldın kökünden, artık sürgün veremezsin. Beni de artık ötesi olamayana süremezler.

Bilirsin anlaşmamızı. Kamışlıkta da açsak saklamasını bildik sırrı. Emrivaki olmazsa sürgünüm, direncim meyveyedir. Çorak, çatlak alanları çok iyi bilirsin. Kaktüsler var umut dolu, diken dolu, meyve dolu.

İp kuyuda Yusuf"a ulaştı, tabir zindanda.

Umut çiçeği denizde de açar, çölde de, Alplerde de. Bir şehirde mi, bir gaddarda mı açar sanırsın. Rabbim isterse Musaları Firavun bağrında Asiye eliyle besler, meyve kurtları gibi en semizinden. Harunlar Musa"ya yoldaş olur.

Kalemi kim kullandı ilk? Hangi düşüncede, hangi duyguda yazdı. Kısa mı uzun mu etti cümleleri? Kelimelerin boyutu ne kadardı? Varlığın, hareketin kılındığı Âdem, Kabil"in üzüntüsünü mü dillendirdi ilk. Havva"ya duygularını mı kalemledi? Yoksa Allah"ın bildirdiklerini hafızasından silinmesin diye mi kalemi kullandı?

Hira"da "Oku!" nidası yükseldi, "Yaz!" nidası nerede, ne zaman, kime yankılandı?

Ey sefer, ey akış, ey direniş, ilkleri anlamak istiyorum. İlkler turfanda, ilkler zahmetli.

İlk yazımdan biliyorum bunu. Yunus"un Taptuk Emre dergâhından ancak kırk yılda yanmasından biliyorum, kırkına yaklaşan Âşık Veysel"in uzun ince yolda gidişindeki ilk mısrasından biliyorum.

Biraz zafer, biraz korku, biraz başarma, biraz da tereddüt. Ne ararsan bulunmalı kırkambarda: Uyku hali, kalp çarpıntısı, başarısızlık, umutsuzluk.

Elden bırakılmayan tek silah, tek hedef olmalı: Devam.

Tanımak, inandığına adamaktır ömrü. Değersizlik hastalığı olmayan, iradeli yaşar, hedefe odaklanır.

Hayata bir farkla bakmak için enleri öğrendim. Olduğumun, bulunduğumun enine kapılmalıyım dedim kendime.

İnandığım en kutsal kitap, insanlardan en iyi insan, eşyadan en iyi eşya, duyguda en iyi duygu, düşüncede en iyi düşünce; en iyi çalışma, en iyi uyuma, en iyi yaşama.

Bunları kametim ölçüsünde gerçekleştirmek istedim. Çünkü her kabiliyet bir değildir, her cüsse her yükü taşıyamaz ama olduğu yerde enleri de ihmal edemez.

Yaratan o ki beni dünya sürgününe mükemmel göndermiş, ben de kendimi bilmek için aciz görünmemeliyim.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —