Menü KAHRAMANMARAŞ Yorum Gazetesi
M. Nedim Tepebaşı

M. Nedim Tepebaşı

Tarih: 26.11.2013 00:00

Kendisini yargılayamayanlar başkalarını yargılarlar

Facebook Twitter Linked-in

En riskli işlerden birisi olmasına rağmen, hiçbir yetkisi ve sorumluluğu olamadığı halde birçok kişi başkalarını yargılamaktan çekinmez. Kaldı ki günümüzde, Allah"a ait yetki ve tasarrufa karışacak kadar işi ileri götürenlerin haddi hesabı yoktur. Eğer Allah"a inanılıyorsa; Allah"ın çizdiği hududa, bir ülkenin vatandaşı olarak yaşanılıyorsa ki başka türlüsü yok, yasaların hududuna uymak zorunluluğunu görmezlikten gelmek keyfilikten başka bir şey olamaz.

 Kendi nefsini kontrol altında tutma bakımından, öncelikle ve sadece kendisini yargılaması gerekirken, kişiye, başkalarını sorgulamak ve yargılamak kolay gelir. Bu cahil cesaretidir. Kendini bilen, illa da Allah"ı bilen bu tür davranışı ahmaklık sayar ve uzak durur!

Kendi yaptıklarını sorgulayan kişi, varsa kendi yanlışlıklarını yargılamaktan başkalarını yargılamaya fırsat bulamaz ve gerek de görmez, başkalarını yargılayan kişi ise çoğu zaman ya da tamamen kendisini ihmal eder.

Kişi her şeyden önce yaptığı yanlışlıklardan dolayı Allah"ın şaşmaz adaleti karşısında sorgulanacağını bilmelidir. Başkalarını sorgulamaya kalkışanlar, bunu anlayamadıklarından, bu sorumsuzluğa kalkışmakta değiller midir? O zaman bu davranış sahiplerinin durumuna ne denilmelidir?

Kendisini bırakıp başkalarını sorgulamak ve yargılamak bir bakıma acizliğin ve elde edemediği bir yetkiye özentinin dışa vurmasıdır. Belki de gizli bir hastalık alametidir.

Yalnızca adaletin, hak ve hukukun yaşaması bakımından sorumluluk alanlar, yargılanması gerekenleri yargılama sorumluluk ve yetkisine sahiptirler. Bu yetkinin dışında kalanların bu işi yapmaları suçtur, kanaatimce yargılanmayı gerektirir. 

İşin esasına bakılacak olursa yaptıkları ve yapmadıkları bakımından kişi başkasını değil kendisini sorgulamalı ve yargılamalıdır. Yasaklanmış olanları yapmaktan, yapma sorumluluğu bulunanları da yapmamaktan dolayı her insan, vatandaşı olduğu ülke yasaları çerçevesinde hakkında işlem yapılmasından kurtulsa bile inanıyoruz ki Yüce Allah"ın takdir buyurduğu şekilde sorgulanacaktır.

Başkalarının dokunulmaz haklarına söz söylemeye, yorum yapmaya yetkisi olmadığını ve bu şekildeki davranmakla hak ve hukuka saygısızlık ettiğini bile anlamayanlar bunu anlayabilirler mi?

 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —