M. KEMAL ATİK

Tarih: 23.04.2014 00:00

Türk Dünyasının Ortak Felsefesi Deyimler ve Ata Sözleri

Facebook Twitter Linked-in

İnsanın insanlaşma çabasıyla örülmüş uzun yıllardan geliyoruz. Bu çaba kendini aşmak, böylece daha da insanlaşmak ve dünyayı insanlaştırmak çabasıdır. En eski insandan bugünkü insana ulaşan çizgide yaşanılıp geçilmiş nice acı, nice sevinç, nice direnç, nice açmaz bir güç olarak insan varlığını sürdürebilmiştir. Böylesine karmaşık, böylesine zor, böylesine uzun bir yolda insan için yaşam her şeyden önce gelmektedir. Bu yaşamda en önemli olan geçmişinden kopmadan geleceği kucaklamaktır. Yani geçmişin bilgisine ulaşarak geleceğe sağlıklı bir biçimde açılmaktır. Bir başka ifadeyle geleceği kurmak geçmişi kavramakla mümkün olur.

İşte insana bir ışık gibi iyinin yolunu gösteren deyimler ve atasözlerinin de bu bağlamda çok önemli yeri vardır. Ahlaki yaşamın en büyük rehberi olan atasözleri insanlığın mutluluğunu sağlamak amacını taşırlar.

Türk dünyasının ortak kullandıklar, yüksek değer verdikleri ve ortak akıl diye benimsedikleri deyimler ve atasözleri bu bağlamda çok önemli bir yer tutmaktadır. Avrasya halkı atalarının düşüncelerinden doğan, deneyimlerinden gelen atasözlerine ve ata baba dedikleri kişilerin özdeyişlerine çok büyük önem vermektedirler. Onlar yılların deneyiminden gelen bu kurallar manzumesine uymayı yaşamlarının vazgeçilmez bir değeri olarak algılıyorlar.

Uzun yıllar Kazakistan, Özbekistan ve Kırgızistan"da kaldığım yıllar içinde derlediğim felsefi deyimler ve atasözlerinin bir kısmını burada sunmak istiyorum.

Gerek Avrasya halkının gerekse Anadolu insanımızın olaylar karşısındaki; algılama, yargılama ve düşünmedeki ortak felsefe aşağıdaki örneklerde açıkça görülecektir:

Ağız yerse göz utanır.
İnsan üzüm budağı değil ki başını kesip atasın.
Gönül ver bilginlerin sözüne, adaletli kişiyi rehber edin özüne
Padişah saltanat köşkünde,
İt ocak başında ölür.
Eski palto ne kadar yırtılsa da, adak ağacına bağlamaya yarar.
Astarlı palto dondurmaz, üç örüm ip kopmaz.
Anadili insana ana sütüyle geçer.
Ucuz şey yerde kalır, parça ipek yüksekte kalır.
Atlas pahalı, bez ucuz, çok söylenen söz ucuz.
İnanan taşı yarar, taş gelir başı yarar.
Yaş ağaç yanmaz, elçiye zeval olmaz.
Cevher yere düşse de parlar, toprak göğe çıksa da tozar.
Göl yeri susuz kalmaz altının değeri düşmez,
Taşın değeri artmaz.
Kuru kaşık ağız yırtar.
Boş/kuru söz kulağı kurutur.
Türk soysuz, baş börksüz olmaz.
Güzel koku kutusuna siner.
Miski saklasan da kokusu bilinir.
Kuş kanadıyla, kahraman adıyla.
Kılığına bakma, kişiliğine bak.
Eğri ağaç, kalıba konmadan düzelmez.
Her şey aslına çeker.
Aklın güzelliği dil, dilin güzelliği söz, adamın güzelliği yüz, yüzün güzelliği göz.
Ağacın güzelliği yemiş, insanın güzelliği iyi iş.
Ne ekersen onu biçersin.
Duman tüttüren is yutar.
Ağaç başına yel değer, iyi adama söz değer.
Atılan ok geri gelmez.
Gökten hayat suyu yağsa da söğüt ağacı meyve vermez.
Kurumuş kamıştan şeker çıkmaz.
Eğri biten ağacı, tezgâhtan başkası düzeltemez.
Uzak deme yürürsen varırsın, ağır deme, omuzlarsan kaldırırsın.
Zehrine dayanamıyorsan, çıyanın deliğine elini sokma.
Alp savaşta görünür, korkak mahkemede görünür.
Er kişi kimsenin gönlünü kırmaz, ayıbını görse başkasına söylemez.
Er adam kin gütmez.
Er adam hazine gibidir.
Yel esmeden bulut gitmez.
Asıl kahraman nefsini yenendir.
Cömerdi halk över, cimrinin adını duysa herkes söver.
Cimrinin sakladığı altın, öldükten sonra bulunur.
Yakasındakini yalayan, avucundakinden olur.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —