Allah, insanı yaratırken ona akıl ve irade vermiştir. Akıl ve irade
sayesinde iyiyi ve kötüyü ayırt etme kabiliyeti bahşetmiştir. Bu sebeple insan,
görevlerini yerine getirirken belirli bir sorumluluk altındadır. Sorumlulukta
beraberinde bir takım müeyyide (yaptırım) leri getirir.
"Bu Kur"an bana vahyolundu ki,
onunla sizi ve (onun) ulaştığı herkesi uyarayım. (En"am; 19)
Bu ayeti Kerîme,
Peygamberimize yüklenen sorumluluğu açıkça göstermektedir. Aynı şekilde bütün
insanlar da bu sorumluluk altındadırlar. Çünkü tebliğ bütün insanlaradır.
Sorumluluk, insanla hayvan
arasındaki farkı en somut bir biçimde
ortaya koyar. Çünkü sorumluluk sayesinde insan hayatı bir düzen alır. Kurtla
kuzuyu yan yana koymanız mümkün değildir. Ancak insan, aklı sayesinde kendi
sorumluluğunu bilir ve bu sorumluluk çerçevesinde hayatını devam ettirir.
Sorumluluk taşıyan bir insan, toplum hayatı içinde en aktif rolü oynar. Zira
ferdin ahlaken ve ruhen olgunlaşmış
olması, toplumun sağlığı açısından büyük bir önem taşımaktadır. Bu açıdan
insanın yüklendiği sorumluluğun önemini bilmesi ve ona göre kendini değiştirip
yenilemesi gerekmektedir.
İnsan başı boş değildir.
Öğretmenin verdiği ödevi yerine getirmek için gece gündüz demeden çalışan bir
öğrenci nasıl sorumluluk bilinci taşıyorsa, Allah"ın insana verdiği
sorumlulukları da bizler yerine getirmek zorundayız. Bu sorumluluklar, bir
işverenin işçiye, bir babanın oğluna, bir ustanın çırağına verdiği
sorumluluklardan farklıdır. O"nun verdiği sorumluluğun yerine getirilmesi hem
dünya mutluluğu hem de ahiret saadeti elde edilir. Dünyadaki işlerde de bize
yüklenen sorumlulukları yerine getirmek ve bunun ahlaki görevlerimiz arasında
yer aldığını unutmamak gerekir.
Her şeyin temelini sorumluluk
bilinci oluşturur. Bu bakımdan sorumluluk alanımız giren her türlü konularda
topluma örnek bu değerlerin pratikte açıklayıcısı ve uygulayıcısı
olmalıyız.
"Doğrusu biz, emanet
(sorumluluk) i göklere, yere, dağlara sunduk. Onlar bunu yüklenmekten
çekindiler ve ondan korkup titrediler. Onu
insan yüklendi." (Ahzab; 72)
"Allah, size,emanet
(sorumluluk) leri mutlaka ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz
zaman adaletle hükmetmenizi emrediyor. Doğrusu Allah, bununla size ne güzel
öğüt veriyor! Şüphesiz ki Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir." (Nisa;
58)
"Yine onlar ki, emanet
(sorumluluk) lerine ve verdikleri sözlerine riayet ederler." (Mü"minûn;8)
"Onlar emanet (sorumluluk)
lerini ve verdikleri sözü gözeten kimselerdir." ( Mearic; 32)
ibn Ömer (r.a.) den rivayetle
Resûl-i Ekrem (s.a.s.) şöyle buyurmuşlardır:
"Hepiniz çobansınız ve hepiniz güttüklerinizden sorumlusunuz. Adam çoluk
çocuğu arasında çoban sayılır. O, bu güttüklerinden sorumludur. Kadın kocasının
evinde çobandır. O da güttüklerinden sorumludur. Hizmetçi iş sahibinin malının
çobanıdır. O da güttüğünden sorumludur. Kişi babasının malı üzerinde çobandır.
O da güttüğünden sorumludur. Ve yine hepiniz
çobansınız ve hepiniz güttüklerinizden sorumlusunuz." ( Buharî, Müslim, Ebû
Dâvud, Tirmzî )