Menü KAHRAMANMARAŞ Yorum Gazetesi
M. Nedim Tepebaşı

M. Nedim Tepebaşı

Tarih: 16.08.2014 00:00

Devasa Bir Eser Bırakan İnsan Nuri Arıkan

Facebook Twitter Linked-in

Elbette ki ölümsüz insan yoktur, Allah"ın takdir ettiği vakit geldiğinde her canlı ölümü tadacaktır. Kimi kişiler vardır ki ölümleri ile birlikte adları sanları ortalıktan silinir, kimileri vardır ki yaşarken bir şekilde kendilerinden söz ettirirlerken arkalarında olumlu bir şey bırakmadıkları için sonlarını kendileri hazırlarlar, kimileri de vardır ki öldükten sonra uzun zaman, belki de kıyamete kadar adlarından söz edilir. Bir insan için önemli ve itibarlı olanı da öldükten sonra unutulmamaktır. Bunların en önemli mirasları da budur.

İyi işler yapmadığı halde bir kişinin yüzüne karşı iyi şeyler yaptığını söylemek kötülük olur, yalan olur, iyi işler yapanın yüzüne karşı bunu söylemek riya olur, iyi işler yapan ve başaran kişilerin arkasından hakkı teslim etmemek ise haksızlık olur.

2005 yılı yerel seçimleri çalışmaları kapsamında, bir grup arkadaşlarla beraber Selçuk Sitesi esnaflarını ziyaret ettiğimiz sırada, şehrimizle ilgili iki önemli durumu birden gözlemleme ve tespit etme fırsatım oldu. Birisi; kadın ayakkabısı üretiminde ilimizin, Türkiye sıralamasında İzmir"den sonra ikinci sırada yer aldığını öğrendim ve gerçekten hem onur duydum hem de hâlihazır ve gelecekte ilimiz ekonomisine katkısı bakımından yine hem mutlu oldum, hem de umudum büyümüştü!

İkinci duruma hem üzüldüm ve suçlandım, hem de o saatten sonra da olsa iyi bir iş başarma fırsatı doğduğu için ufkumda hayra açılan bir kapı gördüm. İmkânsızlıktan dolayı bu esnaf kardeşlerimizin işyerlerine kendi iradeleri ile asmakat gibi bölmeler yaptıklarını ve bu bölmede iki büklüm vaziyette ayağa kalkabildiklerini, sadece oturarak çalışma imkânı bulabildiklerini, bu arada yapıştırıcı olarak bali veya benzeri yapıştırıcılar kullanmak suretiyle sağlıklarını iki sefer tehlikeye attıklarını gördüm. Her para kazanmak zorunda olanlar gibi bu kardeşlerimiz de işlerini yürütmek zorundaydılar! Onlar da işlerini işte böyle yürütüyorlardı!

Şahsım itibarıyla bu esnaflarımıza bir site yapılması için hemen seçimden sonra çalışma yapılması adına, işin takipçisi olacağıma söz verdim. Sözümde durdum ve işi takip ettim. İmar Müdürlüğümüz ekipleri, Küçük Sanayi Sitesi ile Doğukent arasında bir arazi üzerinde bir hayli çalışma yaptılar. İşlemlerin tamamlanmasına ramak kaldığı halde anlayamadığım bir bahaneyle bu çalışmadan vazgeçildiğini öğrendim. Bir işte yetki tamamen elinizde olmadığı zaman belirli çizgiden ötesine geçemiyorsunuz. Bu işte de öyle oldu! Hâlâ bu esnaflarımıza bir site kurulamadı, onlar aynı zor şartlarda işlerini yürütmektedirler. Peki, kim kazandı, kim kaybetti?

Devlet imkânları ile bile bazı işlerin yapılmasındaki zorlukları da, kimi devletin imkânlarını keyfi tasarrufları ile kullananları da biliyorum. Elinde imkânlar olup da doğru kararlarla halkın yararlanacağı işlere yatırım yapmayanlar kendilerini zorlu hesaba hazırlayabiliyorlarsa hazırlasınlar! Bu işin ayrı bir yönü. Bu, yetkilerini doğru kullanmayanların kendi sorunları olduğu kadar bunların bilinmesi de gerekir diye düşünüyorum. Hele bir de bunları görüp bildikten sonra, imkânsızlıklar ya da sınırlı imkânlarla çok önemli işlere imza atanları minnet ve rahmetle anmanın hem gerekli hem de insanî bir görev olduğunu daha iyi anlıyorum. İşte birkaç gün önce ahirete irtihal eden Nuri Arıkan"ın bunlardan biri olduğunu buradan ifade etmek istiyorum.

Binlerce esnafa işyeri, on binlerce, belki yüz binlerce insan için geçim kaynağı olan Küçük Sanayi Sitesi"nden söz edildiğinde Nuri Arıkan ismini hatırlamamak mümkün değildir. O, birkaç arkadaşı ile bir araya gelerek Kahramanmaraş adına çok büyük bir iş başarmıştır. Daha modern olabilirdi ama zorlukların buna imkân vermemiş olduğunu düşünüyorum. Eğer bu site yapılmamış olsaydı ilimizin sanayisi bugün bu seviyede olmayacaktı. Bir organize sanayi bölgesi içerisinde olması gereken birçok işyerinin hâlâ bu site içerisinde bulunuyor olması bunun kanıtıdır işte.

Cemal Tanrıverdi ve rahmetli Murat Demir ile birlikte 2005 yılı yerel yönetimler seçimi kapsamında şehrimiz için hazırladığımız Seçim Beyannamesi"ne, Şeyh Adil Mezarlığı batısında bulunan eski sanayi bölgesinde kentsel dönüşüm yapılacağını yazmıştık. Bu, bir çalışma manifestosu idi. Biz bir proje ortaya koyduk ama uygulama için yeterli ve gerekli çalışma yapılmadı veya yapılamadı! O gün bugün olay hâlâ çözümlenemedi. Bir kentin imarında günü kurtarmak yerine, zor olsa da, geç tecelli etse de köklü ve kalıcı işler yapmak esas olmalıdır. Kâğıt üzerine çizilmiş bir proje yoktu ama ilgili yerlerle bunu şifahen değerlendirmiş ve seçim beyannamesine de onun için yazmıştık. Eğer o proje hayata geçirilseydi, kent merkezinde bu gün için park ve ulaşım sorunu diye bir olumsuzluk olmayacaktı.

Bu yazdıklarımdan dolayı canı sıkılanlar olacaktır, olsun, bunların bilinmesinde de fayda olduğunu düşünüyorum. Hâl böyleyken yani her türlü imkâna rağmen yapılamayanlara karşılık yaklaşık kırk yıl öncesinde imkânsızlıklarla adeta boğuşularak yapılan Küçük Sanayi Sitesi gibi devasa bir çalışmayı başarı ile bu günlere getiren Nuri Arıkan ve arkadaşlarını rahmetle anmak boynumuzun borcudur. Küçük Sanayi Sitesi"nde benim bir işyerim, arsam yok ama hemşehrilerimizin işyerleri var, halkımız buradan ekmek yemektedirler, benim mutlu olmama bu yeterli bir sebeptir işte.

Sanayi Sitesi başlı başına bir başarıdır, ancak Nuri Arıkan"ın kente katkısı bununla bitmemektedir tabi. Kentin en eski ve köklü yerleşim yerlerinden biri olan Divanlı Mahallesi"nde dört kata kadar bina yapımı için imar izni verilmesini belediye meclisine teklif etmiş fakat olumlu cevap alamamış. Aslında doğru bir teklif bile olumlu bir katkıdır. Bu teklifin kabul görmemesine çok üzüldüğünü, yakın gelecekte bu ve benzeri mahallerin sakinleri tarafından terk edileceğini bizzat kendisinden dinlemiştim. Nitekim öyle oldu. Sit alanı ilan edilen bu eski mahalleler, asıl sakinleri tarafından terk edildi. Buralar ve dolayısıyla kent, büyük bir kültür değişimi yaşadı. Aradan bunca geçen zamandan sonra kentsel dönüşüm gündeme gelmeye başladı. Eğer teklif o gün karşılığını bulsaydı, Nuri Arıkan ile birlikte daha niceleri bu değişimin mimarı olacaklardı!

Belediye Başkan Yardımcılığı yaptığım yıllarda nerede ki tamamına yakınına katıldığım İl Koordinasyon Kurulu toplantılarına, hiç aksatmadan katılan isim kuşkusuz Nuri Arıkan idi. Sorduğu sorularla, yapılan işlerin nasıl ve niçin yapıldığını, yerine göre sorgular, yerine göre de iyice anlaşılmasını sağlardı. Şahsım adına sorduğu her soruyu cevaplamaktan hem ben mutlu olurdum hem de açıklamalarımdan dolayı kendisi mutlu olduğunu ifade ederdi.

Bana göre Nuri Arıkan sınırlı imkânlarla, devlet imkânlarını kullanma yetkisi olan kişilerin çoklarından daha fazla hizmet üretmiştir bu kentte. Ben bildiklerimin ve gördüklerimin bir kısmını buradan aktarmaya çalıştım. Arkasından rahmetle anılmak isteyenlere örnek olabilir belki. Allah"ın rahmeti sınırsızdır. Bu vesileyle bir kere daha ona Yüce Allah"tan rahmet diliyorum.

İbret olsun hiç değilse.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —