Kibrin çocukları insana karşı suç işlemekten korkmayanlardır. İnsana karşı suç işlemeleri kendilerini beğenmişliklerinden, kişisel tatmin peşinde koşmalarından kaynaklanır. Hele bir de çevrede bulunan bir takım insanlar tarafından iltifata boğulurlarsa işte o zaman kendisini sorgulayacağı yerde, kendisi hakkında başkalarının söylediklerine inanır. Herkesten daha akıllı olduğuna inanarak kendini üstün görmeye başlar. Meleklerle birlikte yaşamayı küçümseyen şeytan nasıl ilahi huzurda reddedilip sonuçta kazdığı çukura düşüp, kibrin babası olarak sonsuza dek lanetlenmişse; insanoğlu da diğer insanlar gibi olduğu halde, onları hor görüp aşağıladığı zaman yoldan sapmış şeytan gibi olur ve kibrin çocukları unvanını alır. Nasıl şeytan melek sıfatıyla yol almış, kibriyle de geriye düşüp reddedilmiş ise; insanın da aldığı tüm güzellikler kibriyle geriye reddedilebilir.
Kibrin çocukları güçlü olsalar
da ne istediğini bilmeyen, hislerine yenilmiş eksik insanlardır. Benlik
iddiasına dayanan ve gurur üzerine kurulmuş ahlak anlayışları vardır. Onun için
de " her şey bizdedir " derler.
"Kibrin çocuklarında akıl
ihtirasa köle edilmiştir. Bunun için de Şeytanın ve kötülüğün çocuğu olmaktan
kurtulamazlar. Çünkü asaletleri kaybolmuştur. Asaletleri kaybolanlar kibir ve
ihtirasa kul oldukları için ruh ve bedenin bütünlüğünde hakikate ulaşamazlar.
Çünkü affetmeyi, sevmeyi unutmuşlardır. Onlarda yalnız korku ve intikam vardır.
Ezilenlerin değil ezenlerin yanındadırlar. Kahredilenlerin değil kahredenlerin
yanındadırlar. Mazlumların değil zalimlerin yanındadırlar. Bunlar toplumun
içindedirler ama toplumdan uzaktırlar. Dertlerine ortak bir dostları yoktur.
Yalnızlığın ve ıstırabın acısını çekerler. Yalnızlığın azabıyla kıvrananlar
sonsuzluğa, ilahi aşka erme mutluluğunu duyamayacaklar; terk edilmiş
yalnızlığın içinde teselli bulacaklar, korku, hayal ve ümitlere tekrar
döneceklerdir."
Kibrin çocukları kötülüğe kin
ve öç duygusu ile hücum ederler. Başkalarının ayıbını bir eksiklik olarak
görürler. Sevgi ahlakına yükselerek birliğin ve tamlığın içinde onu eritme
kudretini göstermezler. Anadan doğma şerefliliği savunurlar. İnsanları ruh ve
ahlak asilliğine değil soy asilliğine, servet asilliğine, kibir ve gurur
asilliğine göre ayırırlar. İnsanlara
tepen bakmayı böbürlenmek için kullanırlar. Kalpleri bir taş gibi
sertleşmiştir. Çevresindeki ıstırap ve acı çığlıklarına kulaklarını tıkarlar.
Çünkü kibrin çocuklarının argümanları, adaletten, hakperestlikten, dürüstlükten
yana değildir. Bütün emelleri bitmeyecek şeylerin peşinde koşmaktır. Sonlu
arzular peşinde büyük şeyler yapmak isterler fakat yapmasını bilmedikleri için
de zavallıdırlar. Ruhun kudretini görmezler. Sınırsız şeyleri isterler. Kendini
hoş görme tutkusu içinde eriyip giderler.
.